Birleşik Krallık’taki Türkçe ve Kürtçe konuşan toplumda 2015?

Birleşik Krallık’taki Türkçe ve Kürtçe konuşan toplumda 2015?

0
PAYLAŞ

Londra’da yoğunlaşan Türk, Kürt ve Kıbrıslı Türk toplumu açısından 2015, sorunların bir sonraki yıla devredildiği bir yıl oldu. İşte iyisiyle kötüsüyle, tatlısıyla acısıyla 2015 boyunca belleklerde kalan haberlerden bazıları…

İŞSİZLİK SÜRDÜ

Ekonomi dalında genç ve kadınlarda daha çok olan işsizlik toplumun en büyük sorunlarından biri olmayı sürdürürken iş dünyasındaki işletmelerin büyüdüğü gözlendi. 2015’te toplumun yoğun olarak çalışma alanı olan restoran, câfe ve catering malzemeleri sektöründe büyüme sürdü.

Kuzey Londra’da Green Lanes’de toplulaşan Anadolu mutfağının temsilcisi restoranlar rekabet gücü elde edebilmek için mekanlarını büyüterek dekorasyonlarını yenilemeyi sürdürdüler. Turkish Food Centre (TFC) Holding çatısındaki Esin Cash and Carry’yi hizmete açtı. Toplumun içinden çıkan işadamlarının özellikle son 2 yıldır aile şirketlerini kurumsallaşarak ülke çapında rekabet gücü kazanmaya başladığını görüyoruz.

Ayrıca Türkiye’deki markaların Londra’da şube açma ya da şubelerini çoğaltma girişimlerine 2015’de de tanık olduk. Doğtaş Londra şubesini 4’lerken, Kütahya Persolen de ilk kez şube açtı.

Select’i Türk markasına dönüştüren Cafer Mahiroğlu’nun 2014’de oluşturduğu, Avrupalı Türk Markalar Birliği, Avrupa’da marka olmuş firmaların, kendi aralarındaki koordinasyonunu sağlamak, sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalarını bu yıl da sürdürdü.

SANATTA YÜZÜMÜZ GÜLDÜ

Sanat dalında toplumun üyesi sanatçılardan iyi haberler basına yansıdı. Kıbrıs kökenli ressam Sümer Erek’ten “Studio + Exhibition I” sergisi… Sanatçı son olarak “Ağustos Böceklerinin Beşparmak Dağları’ndaki Sesleri” adlı eserini Lacey Contemporary Galeri’de sergilemişti. Ressam Doğan Örs için 2015 üretken geçti. Örs 200 resimlik sergisini 2016’nın ilk aylarında sergilenmek üzere hazırladı.

Marlow ve Woking Müzik Festivallerine kemanı ile katılan 13 yaşındaki “Harika Çocuk” Ezo Sarıcı, her iki yarışmada da birincilik elde etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yunus Emre Enstitüsü’nün desteğiyle 2015’te 20’ncisi 7 – 17 Mayıs arasında düzenlenen “Londra Türk Film Festivali’nin ne yazıkki sonuncusunun gerçekleştiği sanılıyor. İlki 1993’de gerçekleşen Festival, Kuzey Londra’daki topluma yönelikti. Vedide Kaymak’ın “tekli” yönetimde ısrarı ve Kaymak’ın Ankara’nın desteğini de alarak merkez Londra sinemalarında İngiliz seyircisiyle buluşmayı hedeflemesi Festival’in toplumla bağını da azaltmıştı.

TOPLUMSAL REFLEKSİMİZİ SÜRDÜRDÜK

Toplum olarak İngiltere’deki hükümetin uyguladığı kesinti, kısıntı politikası ve Türkiye’deki olaylara refleks göstermeyi sürdürdük.

Ekim ayında Ankara’daki Barış Katliamı’na Londra’dan da binlerce toplum üyesi tepki gösterdi. Londra’da Haringey ve Başbakanlık önünde olmak üzere düzenlenen iki protestoya çocuklardan engellilere, İngiliz sendikacılardan Yunanlı Syriza taraftarlarına uzanan geniş ve çok renkli bir katılım oldu.

DAY MER Türkiye’ye yönelik protestoların yanısıra Birleşik Krallık’taki ulusal protesbtolarda da en çok yer alan kuruluş olma özelliğini sürdürdü. Fransa’nın Calais kasabasında izole edilmiş ve insanlık dışı yoksun ve yoksulluktaki 6 bin mültecilik kampa DAY-MER el uzattı. DAY MER üyeleri mültecilere kalabalık bir ekiple bir otobüs ihtiyaç malzemesi götürdü.

Şubat ayında Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği önünde protesto eylemi yapan çoğu kadın 300’e yakın protestocunun, Büyükelçilik kapısına siyah çelenk koyma girişimi ise polis tarafından engellendi.

Öte yandan Türkçe ve Kürtçe yayınlanan Telgraf’a göre Westminster Magistrates Şilan Özçelik adlı 18 yaşındaki genç Kürdü, IŞİD’e karşı savaşmaya gitmeye teşebbüs etmekten, suçlu bulup tutukladı. Sosyal medyada Özçelik’in serbest bırakılması için imza kampanyası başlatıldı.

İLK KEZ SANDIKTA RENGİMİZİ ÖĞRENDİK

2015’de ilk kez Türkiye’de genel seçimler için sandığa gittik. Seçmen olarak toplumun siyasi eğilimi de ortaya çıkmış olduk.

Türkiye’de yapılacak 7 Haziran ve 1 Kasım Genel Seçimleri için Londra’daki seçmen Olympia’da 22-25 Ekim arasında sandık başındaydı… Başkonsolosluk’un toplumun Kuzey’de yoğunlaşmasına karşın sandık yerini Batı’da belirlemesi toplumun tepkisini çekti.
Her iki seçimde de Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Emirhan Yorulmazlar Britanya’da 7 Haziran Genel Seçimleri’nde 81 bin 643’ü Londra’da, 2 bin 915’i Edinburg’da olmak üzere 84 bin 558 kayıtlı seçmen bulunduğunu açıklamıştı. 7 Haziran’da Londra’daki seçmenlerin 24 bin 895’i Edinburg’dakilerin de 740’ı sandığa gitti. 1 Kasım’da ise bu rakamlar 32.519 ve 1.042 olarak gerçekleşti. 7 Haziran’da seçmenin yüzde 30’ı, 1 Kasım’da ise yüzde 40’a ulaşarak seçimlere ilginin arttığı gözlendi.

Her iki seçim sonucu da toplumun yüzde 80’inden fazlasının sol eğilimli olduğunu saptamış oldu…

7 Haziran ve 1 Kasım seçim sonuçlarına göre HDP, yüzde 59.68 ve 54.47 oy alırken, CHP’ye yüzde 20.86 ve 21.43, AKP’ye de 14.42 ve 20.14 oranında oy kullanıldı. Diğer partilere ise yüzde 3.02 ve 2.44 oy çıktı. Böylece toplumun baskın bir şekilde sol eğilimli olduğu da resmen saptanmış oldu.

İngiltere’deki seçimler ve aday adaylığı da toplumun gündemindeydi… Şubat ayında Edmonton İşçi Partisi milletvekili adaylık yarışını kazanan Kate Osamor, 7 Mayıs Genel seçimleri’nde milletvekili oldu. Adaylık yarışını Cemevi kökenli bazı delegelerin ‘Hayır” oyuyla kıl payı kaçıran Ayfer Orhan, İşçi Partisi’nde politika yapmayı sürdürüceğini söyledi. Orhan, kendisine destek olanlara da teşekkür etti.

ALEVİLER İÇİN ATILIM YILIYDI

İngiltere, Cemevlerini ibadethane ve Aleviliği de “inanç” olarak kabul etti.
Kasım ayında da İngiliz parlamenterlerin, Britanya Alevi Federasyonu ile birlikte oluşturduğu Alevi Sekreteryası, İngiltere parlamentosunda kuruldu.

Ana muhalefet İşçi Partisi milletvekili Joan Ryan’ın evsahipliğinde düzenlenen İngiltere Parlamentosu Alevi Sekreteryası resepsiyonuna, CHP milletvekilleri Şafak Pavey, Zeynep Altıok, Ali Haydar Hakverdi ve HDP milletvekili Müslüm Doğan katıldı.

LONDRA 4 YOL AĞZIYDI

2015, Londra’da söyleşiler, konferanslar, milletvekili ziyaretleriyle dolu bir yıldı.

Hikmet Çetin, köşe yazarı ve akademisyen Soli Özel, Türk ceza hukuku profesörü ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu Türkiye gündemini Londra’da topluma anlatan isimlerdendi.

MEĞER EN KÖTÜ TİRYAKİ BİZMİŞİZ

Enfield Belediyesi’nde Türkçe ve Kürtçe konuşan toplumda, ülke ortalamasının 3 katı olan yüzde 50 sigara içme oranının saptanması belediye yöneticileri ve sağlık uzmanlarını harekete geçirdi.

Enfield Belediyesi, Belediye Meclisi Üyesi Yasemin Brett öncülüğünde toplum sağlığı uzmanlarıyla birlikte başlattığı sigara karşıtı kampanya kapsamında Kırkısraklılar Derneği’nde sigara karşıtı bir atölye gerçekleştirdi. Ayrıca Birleşik Krallık’ta 1 Ekim’den itibaren arabada çocuk olması durumunda sigara içmek yasaklandı.

EĞİTİMDE SORUNLAR BÜYÜYEREK SÜRDÜ

Toplumun yoğunlaştığı bölgelerdeki okulların başarı oranı ulus ortalamasının altında olmayı sürdürdü. Hükümetin eğitim ve sağlıkta kesinti yapmama sözüne karşın her yılbüyüme ve talep artışını karşılamak için zorunlu yatırımları yapmaması bu iki sektöre darbe vurdu.

İngiltere Eğitim Bakanlığı Sınav Hazırlama Kurulu OCR, halen ülke genelinde uygulanmakta olan Türkçe GCSE, AS Level ve A Level sınavlarını “katılım düşüklüğü” gerekçesiyle durdurma kararı alması, ülkenin parlamentoda temsil edilen üp büyük partisinden de tepki gördü.

Kelami Dedezade önderliğindeki İngiltere Türk Dili, Kültürü ve Eğitim Konsorsiyumu’nun baskıları sonuç verdi ve OCR yetkilileri alınan kararı yeniden değerlendirme sözü verdi.

HEYOOO NÜFUSUMUZU ÖĞRENDİK

Londra Regent’s Üniversitesi’nde Ria Financial Ulusötesi Çalışmalar ve Pazarlama Profesörü ve Regent’s Ulusötesi Çalışmalar Araştırma Merkezi’nin direktörü Prof. Dr. İbrahim Sirkeci Birleşik Krallık’taki Türkçe konuşan toplum nüfusunu 180- 250 bin arasında öngördü.

Prof Dr. Sirkeci, bir başka açıklamasında da Türkiye ile Almanya önderliğinde AB’nin sürdürdüğü ‘Suriyeli göçmenleri Türkiye’de tutma’ şartı karşılığında ‘Türk vatandaşlarına vize kolaylığı’ sağlayan görüşmelerin çok utandırıcı olduğunu söyledi.

YİTİRDİKLERİMİZ

Ne yazık ki toplumun sevilen isimleri Ezgi Serçe’yi (18) Ocak’ta, Umay Gençsoy’u (80) Şubat’da, Semra Er’i (57) Temmuz’da, Tulip Holidays’in sahibi Kadri Sökmen (64). Kıbrıslı Türk Akademisyen Tözün İsa’yı (59) Kasım ayında ve Türkiye’nin ilk Mevlevi neyzen kadını Munise Ünver’i (75) de Aralık’ta yitirdik.

Nisan ayında North Middlesex Hastanesi park yerinde 3 yaşındaki Armağan Denli’nin ihmal sonucu öldüğü iddiası üzerine yapılan protestoya binlerce toplum üyesi katıldı. Küçük armağanın fotoğraflarının basılı t-shirtleri giyen acılı anne sorumluların cezalandırılmasını istedi…

Mart’ta da nam-ı diğen “Tombik Usta” Murat Alaboğaz’ın, aynı hastanede ihmal sonucu öldüğü öne sürülmüştü.

BİR CEVAP BIRAK