Birçok akrabama mezar oldu bu nehir!

“Tuna nehrinin zarif kıvrımları arasında, nehrin iki yakasında uzanan bu görkemli kent bir zamanlar cehennemin ta kendisiydi! Bakmayın siz bu nehrin böyle sakin sakin aktığına. Tuna’nın derinlikleri korkunç sırlar taşır. Birçok akrabama mezar oldu bu nehir! Ve bu şehir o zaman sustu!”


Ölenlerin anısına Tuna Nehri kıyısına ayakkabılar dizildi . 75 yaşında bir kadın! Anlatmaya başladığında gözlerinde biriken karanlık keder, bahar güneşinin Tuna’nın sularında yarattığı pırıltılarla derin bir çelişki oluşturuyor.


O bundan altmış yıl önce yakınlarını Budapeşte’nin ölüm gecelerinde kaybeden binlerce Yahudi’den biri. 60 yıl önce, artık savaşın son aylarında, Macaristan’da ülkeyi işgal
altında tutan Alman orduları tarafından desteklenen rejimin milisleri korkunç bir plan uygulamaya başladılar.


Yahudilerin Polonya’daki ölüm kamplarına trenlerle gönderilmesi artık yaklaşan Sovyet orduları nedeniyle imkansızdı. Bunun üzerine infaz Budapeşte’de gerçekleştirilmeye başlandı.


Aylar boyunca, binlerce Yahudi, gece yarıları Tuna kıyılarında kurşuna dizildi, cesetleri Tuna nehrine atıldı.


Nehrin ağır akan suları aylar boyunca Karadeniz’e doğru masum insanların cesetlerini taşıdı.


Yaşlı kadın, sözlerini bitirdiğinde, yanağına süzülen bir damla gözyaşını fark etmiyor bile. Eğiliyor, elindeki, Yahudiler için yas anlamına gelen çakıl taşını, Tuna nehri kıyısında, yeni dikilen soykırım anıtına bırakıyor.


Şehrin göbeğinde, nehrin kıyısında, yaklaşık 50 metrelik düz bir alanda oluşturulan Yahudi soykırım heykel kompozisyonu 60 ayakkabıdan oluşuyor.


Metalden yapılan ayakkabı heykelleri, rıhtımın üzerinde terk edilmiş bir şekilde yan yana duruyor.


Onlara, orada özensiz, öylesine duran ayakkabılara baktığınızda sanki sahiplerinin biraz önce ayaklarından çıkardığı hissine kapılıyorsunuz.


Oysa 60 yıl önce burada, böyle sahipsiz kalan ayakkabıları bir daha kimse ayağına giymedi.


Binlerce Yahudi, 1944 sonlarının 1945 başlarının dondurucu kış gecelerinde ayakkabıları böyle çıkarılıp kurşuna dizildi, sonra da Tuna nehrine atıldı.


Heykellerin tasarımcısı bir Türk, Can Togay. Budapeşte’de doğan ve hayatının önemli bir kısmını burada geçiren Togay, aslında heykeltıraş değil, bir film yönetmeni. O heykellerle bu çok sevdiği kenti, tarihiyle yüzleştirmek istediğini söylüyor.


“Çocukluğumda duydum ilk kez Tuna nehri kıyısındaki infazları. Ruhumda derin yaralar açtı bu!” diyor Can Togay.


Binlerce Yahudi, o yıllarda ayakkabıları çıkarılıp kurşuna dizildi


Macaristan’da yaşayan, Avrupa’nın diğer ülkelerinde de sık sık film yapan Can Togay , ırk ayrımcılığının insan ruhunu, toplumları zehirlediğini düşünüyor.


İşte ayakkabılar anıtı da buna bir tepki.


Can Togay tarafından düşünülen ve Macar heykeltıraş Gyula Pauer tarafından hayata geçirilen ayakkabılar, şimdi tarihin bir döneminin utanç abidesi olarak yükseliyor Tuna kıyısında.


Anıt doğal olarak Macaristan’da da çok ses getirdi.


Macaristan’daki Yahudi örgütleri, diğer insan hakları örgütleriyle birlikte anıtın önemli bir eksikliği kapattığı görüşündeler.


Açılışına Macaristan başbakanının 12 yaşındaki oğluyla birlikte katıldığı tören Macaristan’da yaşayan Yahudi gençlerin derneklerinin düzenlediği meşaleli bir gece gösterisine dönüştü.


Binlerce Yahudi “Bir daha asla” sloganıyla, o yıllarda hayatlarını kaybeden insanları andılar.


O geceden sonra da ayakkabılar, ziyaretçi akınına uğradı.


İşte katliamlardan kurtulan yaşlı Yahudi kadın da bunlardan biri…


O, ayakkabılara bir kez daha bakıyor, sonra doğruluyor.


Ardından da bastonundan destek alarak yavaş yavaş evine doğru yürüyor.


Yaşlı kadının burada, anıtın yanında bıraktığı sadece çakıl taşı değil.


O belki hayatının asla unutamayacağı günlerinin zor taşınan kederini, bir nebze de olsa, çakıl taşıyla birlikte burada bırakıyor.


Çünkü öldürülenlerin anısına kurulan bu anıt, o yıllarda hayatını Tuna’nın soğuk sularında yitiren binlerce masumu geri getirmese de, olanların asla unutulmamasını sağlayacak.


Unutmamak ise, bir daha tekrarlamamanın en büyük garantisi…


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here