Biz İstanbul’u sevdik…

Uzakları bahane etmedik ve sevmeyi hiç  ertelemedik. Arkadaşlıklarımız sabırlı, birbirimizi beklerken heyecanlıydık. Moda’da bir ahşap bankın üzerinde benim de baş harfim oldu zamanında. Ben de bir başroldüm birinin bakışlarında ve hiç bir şeyle kıyaslanamazdı o başrol, ne popstarla ne oscarla.  Hiç bir zaman olamayacak kadar aşıktık birbirimize ve o masumiyetin başka bir şeklini de bilmiyorduk henüz… Ve işin garibi hala öğrenemedik.  Ne zaman söz versek söz verdiğimiz yerdeydik, birbirimizi hep bekledik. Kimse birbirine ihanet etmedi, ama itaatlerle de yormadık birbirimizi. En büyük hediyeydi ‘seni seviyorum’ demek. Bunu söyleyinceye kadar çok karnımız ağrıdı, çok kurdeşen döktük. Çok baba kızının peşine düştü ilk flörtünde…


Haydarpaşa’dan, Beşiktaş Vapur İskelesi’nden, Tünelden, Sirkeci’den, Yeşilköy’den uğurladık dostlarımızı ve dönecek umuduyla bekledik yine hep onları. Kuşlara simit fırlattığımız vapur yalnızlığında ve içimiz koca trenken gecenin kör karanlığında ve soğuk kompartımanlarda… bıkmadan bekledik sevdiklerimizi… Birbirimizden uzak da olsak, birbirimizin hafızasındaydık. Haydarpaşa’ya her varışımızda içimizden kuşlar göçtü sarı bozkıra. İstanbul’u İstanbul yapan bizlerdik aslında. Hayatı boyunca öğrenmeye meyilli , İstanbul’u sevmeye yeminli çocuklardık. Bir elimizde ders kitapları, bir elimizde 
sarı ‘Gırgır’ rulosu.  Jetonun tık sesiyle kapanırdı sevdiğimizin ılık sesi diğer hatta,  ama kesilmezdi özlemlerimiz bilakis daha da artardı. Elimizin altında değildik birbirimizin, ellerimizin üzerindeydik. Sevmeyi sevişmeden öğrendik belki buydu ilk zenginliğimiz. Kız erkek farketmezdi, duyargalarımız aynıydı. Hiçbir sohbetin içinde sevgililik durumu -sallamak- olarak geçmezdi. Sevdik mi adam gibi severdik küçücük 
yüreğimizle.


Biz; nüfus kağıdında doğum yeri İstanbul olmayan İstanbul’lulardandık. Her gelişimizde özlemlerimizi getirdik bu sayfiye şehrine. Şimdi önünden vızır vızır araba geçen bu 
sokaklar, o zamanlar sayfiye yeri diye geçerdi. Yazlıkçılarla doluydu büyük balkonundan hanımelleri sarkan evler. Çok okur, çok yazar, çok gülerdik. İlk aşk şarkım ‘if you go away”… hala iç  acıtan bir tarafı var bu şarkının ama o zamanlar daha bir sarsardı. if you go away… eğer gidersen… ki giderdi genellikle sevgililer… ki hala gider… bence bir sevgiliye ithaf edilebilecek en güzel şarkıydı.


Çok şeyden vazgeçtik ama gitmedik biz bu şehirden, bu şehirde büyümeyi, bu şehirde yorulmayı, bu şehirde ölmeyi seçtik… Biz İstanbul’u çok sevdik İstanbullu ve İstanbul doğumlu olmayan İstanbullular.. Çocuk değildik artık, biz İstanbulu çok seven İstanbullu büyüklerdik. Ankaralı, Antalyalı, Sivaslı, Adanalı, Eskişehirli, Rizeli ve hepsi dürüst ve hepsi akıllı ve hepsi yürekli… Hepsinin hayatından İstanbul geçti , hepsi İstanbul’a bir hayat verdi.


Biz İstanbul’u çok sevdik… Bilmem ki bizden sonrakiler de bizim gibi sever mi?


sibelbengu@yahoo.com


SİBEL BENGÜ’NÜN DİĞER YAZILARI


– Çok sevgili sevgililer günü için…
– Açık reçete…
– Çocuk
– Sen de kimsin?
– Kar yağarken pencerenden…
– Bayramları nasıl bilirdiniz?
– Ne kadar buradasın?
– Bu hayat nasıl geçer?
– Aşık kimdir?
– Aşk ne değildir?
– Aşk nedir?
– Herşeyin bir şeyi vardır…
– İyi insan kimdir?
– Kaygı çok kaygan bir kelimedir…
– Bumerang aşklar…
– İstanbul’da yine yağmur var…
– Kelimeler, kelimeler, kelimeler…
– Bir şairin bildiği sevgi/ Attila İlhan için…
– Nedir, niyedir? Neyse…
– İnsan bazen kendini bırakıp delice gitmek istiyor…
– 3 kadın 1 kritik…
– Hayatın şablonu mu var?
– Haydi dostlar buyrun kahveye…
– Muhakkak…
Aşk’a herşey dahil…
Bir İstanbul hatırası
Kadın dediğin
– ‘Adam gibi adam’ dedikleri…
– Mantığım intihar, ruhum serseri… 
– Hiç-bir-şey anlamıyorum… 
– Hayal adalar… 
– Kırmızı başlıklı kızın nesi var?  
– İstanbul’a bir günlük firar… 
-Bırak deli desinler… 
-‘Sen benim rüzgar gülümsün…’ 
-Pardon tanışıyor muyuz? 
-İstanbul 
-Kıymık… 
-Siz mağrur musunuz? 
-Ne kadar önemsiyoruz yarınlarımızı? 
-Küçük şeyler… 
-Yürek mahrem bir bölgedir 
-Kiler… 
-Keşke 
-Anne karabiyesi… 
-Tren garları… 
-Yangın yeridir yürek, külleri kelimeler…
-Bir gün… gemiler… geçer… 
-Önsöz 
-O fotoğraf… 
-Durup dururken… 
-İçiyorsam sebebi var…
-Susmak üzerine… 
-Zor…anlatması zor… 
– Ciddi insan… 
-Kalbim Anadolu…
-Aşk niye biter? 
-Oğlum şiir oku…çünkü…
-Ne olmazsa olmasın, içinde sen varsın 
-Ölüm diye bir şey var… 
-Kırmızı başlıklı kızın neyi var?.. 
-Bebek’te gitmek zamanı…
-Kadın…nedir senin aşktan anladığın? 
-Altı üstü bir küre… 
-Aşk seni sordular…
-Atlıkarınca… 
-Dün haberini aldım…
-AY bilmecesi… 
-Karanlıktan korktuğumu nereden bildiniz? 
-Yüreğimin tozunu aldım… 
-Ne zaman yağmur düşse bu şehre… 
-Onlarca onlar…
-Kimsin sen?
-Bir sevgililer günü klasiği…_
-Nakış… 
-Rüya 
-Bilmen gerek… 
-Olgunluk… 
-İlk şiir 
-Kadınlar ne ister? 
-Meraklanınca 
-Sekiz onbeş vapuru 
-Olmayınca bir adamın gözleri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.