Bize “bi şey” değil, “çok şey” olur…

Bakmayın siz Başbakan ve kurmaylarının sık sık “bize bir şey olmaz” sözlerine.

Bu kriz öyle bir kriz ki herkese bir şey olabilir.

Felaket tellallılığı yapmaya gerek yok.

Tahrikcilik de yapmıyorum.

Patlak veren, hatta bir yıl önce “patlayacağım” diye bağıra bağıra gelen bu global finans kapital krizi, eğer ekonomi derslerini aldığım hocalarım yanlış öğretmemişse; biz ve bizim gibi geri kalmış, kalkınmaya çabalayan ve de demokrasisi topallayan ülkeleri daha fazla etkiler.


Daha fazla şundan etkiler.

Bizde doğru olan ve şeffaf görebildiğimiz tek şey devlet bütçesindeki gelir gider rakamlarının nereye, ne kadar kullanıldığıdır.

Yani mali disiplin eğer seçim—meçim yoksa düzgün gider.

Onun dışındaki kontrol mekanizmaları ya yanlış çalışır, ya da siyasetciler yanlış bilgiler verirler.

Bu yüzden ekonomik krizin nerde ve nasıl patlayacağını kestirmek kolaydır.


Çünkü bizde denetim mekanizmaları sapır sapır dökülmektedir.

Bakmayın siz son 8 yıldır kurulmuş olan bağımsız kurum ve kuruluşlara.


Onların da çok sağlıklı işledikleri söylenemez.

Üstelik mazileri ne ki?


Gelelim bizdeki krizin reel sektöre henüz neden bulaşmadığına.

Bizim krizimiz zaten ABD ve AB’deki gibi büyük ve etkili olmaz.


Her dağın dumanı kendisine göredir.

Bizim dağın dumanı da bize göre..

Küçük küçük yangınlar bize yeter de artar bile.

Şu an kobiler eğer çok güç durumdaysa bilin mi reel ekonomi ve peşinden gelecek bütün musibetler krizi alevlendirir.


Daha gecen gün Calışma Bakanı Ypzgat’ta açıkladı “Belediyelerdeki istihdam çok fazla. Bu iyi değil. Fazla adam almışsınız, bunların sayısını yarıya indirin” dedi.


Bu ne anlama geliyor.

“Kriz geliyor, önleminizi alın, yoksa yarın personele maaş dahi veremezsiniz. Bu durumda merkezi hükümet olarak da size kapik veremeyiz”

Bu bize, eskiden gördüğümüz filmi çok ama çok hatırlatıyor.


Başbakan istediği kadar “bu kriz bizi fazla etkilemez, bize bir şey olmaz” desin.

Bakanları, bürokratları, genel müdürleri artık yavaş yavaş ağızlarındaki baklaları çıkarıp göstermeye başladılar bile.


Şu anda önemli olan İMF ile masaya oturup oturmamakta.

Eğer IMF desteği de kalkar, bu sorunu yerel seçimlerin ertesine atarlar ve caka satmaya kalkışırlarsa, ekonomik krizin etkisi tsunami mertebesinde olur ki, ben en çok bundan ürkerim.


2001 geri gelmese de, ileriye gidişin duracağı açık.

Enflasyonun fırlayacağı kesin.

Büyüme sıfır altında seyreder.

İşsizlik ikiye katlanacağı gibi reel sektor büyük darbe alır ki, sonrasını düşünmek dahi istemem.


Yani özetle süratli bir  şekilde yeni önlem paketleri açılmalı, devreye sokulmalı.


Özetle “Bize bir şey olmaz “demekle bir yere varılamaz.

Kimse istemez ama bu kafa “bize her şey olabilir” noktasına taşır ki bunun altından kalkmak oldukça zor olur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.