Bizi zehirlemeye hakkınız yok

Bizi zehirlemeye hakkınız yok

0
PAYLAŞ

Türkiye’ye ihraç edilen 14 bin enginar standartların üzerinde tarım ilacı tespit edildiği için limanda imha edilmiş.
Bu ilk değil, görünen o ki sonda olmayacak.
Geçtiğimiz Şubat ayında sekiz TIR dolusu greyfurt, olması gerekenden daha yüksek tarımsal ilaç kalıntısı içermesi nedeniyle KKTC’ye geri gönderilmişti.
Onun ardından yine Türkiye’ye ihraç edilen altı TIR dolusu Valencia tipi portakal, Mersin Taşucu’nda yapılan testlerin ardından “kalıntı madde” bulunmasından dolayı Girne Turizm Limanı’na geri döndü.
Öfkelenmemek elde değil. Ondan sonrada çıkıp “ambargoluyuz, Türkiye pazarı da ürünlerimize rağbet göstermiyor” diyeceğiz.
Türkiye senin zehirli ürünü mü alacak?
Hiç kimse kusura bakmasın, sizin portakalları, enginarları sabote etmek, ürününüzü değersizleştirmek, sizi itibarsızlaştırmak için birileri içine ilaç mı sıktı!
Kanserde dünya beşincisi olduğumuzu defalarca söyledik. Sebepler arasında bu tarım ilaçları da gösteriliyor ancak her nedende üretici bu konuda hala daha bilinçlendirilemedi. Çiftçi değilim, tarımla uğraşmadığım için kullanım miktarını, hatta gerekirliğini bilemem ama tarım ilacının ne kadar kullanılması gerektiğini üretici, çiftçi, daha doğrusu bu işle uğraşan tüm paydaşlar bilmeli.
Bilmiyorsa öğretilmeli. Öğrenemeyen, öğrense de işine geldiği gibi davrananlar cezalandırılmalı.
Birçoklarını tenzih ederek söylüyorum ki, ürünü çabuk büyüsün, fazla verim alınsın, normalden büyük olsun diyerek tarım ilaçları kullananları duyduk biz.
Hatta geçtiğimiz gün CTP milletvekili Fatma Ekenoğlu’yla yaptığımız bir söyleşide Ekonoğlu “ürün ilaçlandıktan 10-20 gün sonra hasat edilmeli ancak bazen 10- 20 gün sonra fiyat düşer düşüncesiyle ilaçlandıktan iki gün sonra bile hasat edilebiliyormuş” demişti.
Şayet “ürünümü pahalıyken satayım” veya “daha fazla verim alayım” düşüncesiyle halkı zehirliyorlar ve kapıdan dönen ürünlerle KKTC’nin adını lekeliyorlarsa bu suçtur.
Bilinçsizlik yüzünden bunu yapmışsa, kapıdan dönem ürünün imha edilmesiyle girdiği zarar kişilerin aklını başına getirmeye yeterde artar bile;
Velev ki devlet o zararı tazmin etmesin…
Burada devlete büyük görev düşmekte. Narenciyesi, enginarı, patatesi bol ve ünlü bu ülkede tarım devlet politikası olmalı, çiftçi eğitilmeli, yan sektörlerde kalifiye elemanlar kullanılmalı.
En önemlisi ihraç edilecek ürünleri tahlil edecek uluslararası standartlara uygun tahlil bir laboratuvar bir an önce hayata geçirilmeli. (Tarım Bakanımız bunun müjdesini vermişti) Laboratuvar kurulanana kadar tahlil işlemleri Tarım ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilmeli.
Böylece ürün ziyan olsa da kapıdan dönmez hiç olmazsa.
Şayet standartların üzerinde bir kalıntı tespit edilirse hukuki işlem yapılmalı; ki cezai yaptırım olmadıktan ve ürünü imha edilen kişiler tazmin edildikten sonra hiçbir şey değişmez bu ülkede.
Zira her ailede bir kanser vakasının görüldüğü ülkemizde 14 bin enginarın veya tırlar dolusu portakalın imha edilmesi öyle geçiştirilecek basit bir olay değildir. Bunlar denetimde ortaya çıkanlardır. Birde burada yediklerimizi düşünürsek şapkamızı koyup düşünmemizin zamanı gelmişte geçiyor demektir.
Hem de ambargolu olduğundan dert yanan bir ülkenin iki misli düşünmesi gerekmektedir.

BİR CEVAP BIRAK