Blair de polise ifade verecek…

İngiltere’nin ciddi ulusal gazetelerinden the Times, böylece Blair’in görevdeyken polisin görüşmeyi talep ettiği ilk başbakan olacağını yazdı. Gazeteye göre, iki ay içinde gelmesi beklenen görüşme talebi, başbakanın yaz tatilini karartacak…


Gazete’deki yorum/haber özetle şöyle:


“Blair ve idari işler sorumlusu Jonathan Powell’a, sonbahardaki parti kongresi öncesinde partiye 5 milyon sterlinin üzerinde bağış yapan dört işadamına ünvan teklif edildiği iddiaları hakkında ne bildikleri sorulacak


Polisin bir yolsuzluk soruşturması kapsamında görüştüğü son başbakan 1920’lerde Lloyd George’du. Zaten onun ünvanları satması ardından 1925’te bu uygulama yasayla suç haline getirilmişti.


Tüm bu yaşananlar hukuki olmaktan çok siyasi. Tony Blair’in polis tarafından davet edilmeden bildiklerini anlatması, bunların korkunç bir hata olduğunu itiraf etmesi ve lordların atanması sürecini düzenleyecek adımlar atması akıllıca bir hareket olur.”


DAVA AÇILABİLİR


The Guardian ise polisin “komplo kurmak” suçlamasıyla resmen dava açılabileceğini öne sürerek şu yorumu yaptı:


“Şimdiye dek, bir iddianame hazırlanırsa, suçlamaların ünvanların satılması ya da kredilerin beyan edilmemesi konusunda olacağı düşünülmüştü. Komplo suçlamasının kanıtlanması ise daha kolay olabilir. Polis bu konuda şimdiye dek 48 kişiyle görüştüklerini, 3 kişinin ise işbirliğini reddettiğini söyledi.”


Guardian’da yazan Polly Toynbee, “Skandal Blair’in ihmalinin bir yan ürünü” diyerek başbakanı siyaset ve seçim yasalarında reform yapmadığı için eleştirdi.


Toynbee’in değerlendirmesi şöyle:


“Blair, kamuoyunda hayalkırıklığı yaratan siyasete yeniden hayat verebilme fırsatını kaçırdı. Milyonerlerin parasıyla güçlenip, lehindeki bir seçim sisteminden faydalanırken, demokraside gitgide büyüyen sorunlara hiç kafasını yormadı. Nisbi temsil sistemi yerel ve ulusal siyasete bu hayat öpücüğünü verebilir.”


The Times’ta yazan Tom Hattersley da, “Parayı verenler cömertlikleri için ünvan istemiş olsun ya da olmasın, sonuçta hiç kimse karşılıksız para vermez” diyerek şu yorumu yaptı:


“İşçi Partisi eski ilkelere dönmeli. Yani herhangi bir ideolojik taahhüt altına girmeden milyonlarca sterlin veren işadamlarından uzak durmalı. Bu kişiler ünvan değilse de partinin iyi niyetini satın alıyorlar ve İşçi Partisi’nin iyi niyeti satılık olmamalı. ”


İŞÇİ PARTİSİ BORÇ İÇİNDE


Bu arada Independent İşçi Partisi’nin 25 milyon sterlini bulan rekor bir borç içinde olduğunu duyurdu. Gazeteye göre bunda 10 yıl kadar önce 408 bin olan parti üyelerinin sayısının 198 bine gerilemesi etkili oldu. Süren soruşturmanın ise üyelerin mali katkılarını iyice baltalayabileceği düşünülüyor.


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 − 5 =