Blair ile hesaplaşma günü


Yerel saatle 07.00’da başlayan oy verme işlemi saat 22.00’a kadar sürecek.


8 milyon seçmenin postayla oy kullanmak üzere kayıt yaptırdığı İngiltere’de, seçimlerin ilk sonuçlarının geceyarısına doğru alınması bekleniyor. Ancak net bir tablonun ancak cuma sabahına doğru oluşabileceği belirtiliyor.


Bu seçimde bir partinin tek başına iktidara gelebilmesi için 324 milletvekili çıkarması gerekiyor. Son kamuoyu yoklamalarına göre, seçimin favorisi iktidardaki İşçi Partisi olarak görünüyor.


BASINDA SEÇİMLER


The Independent gazetesi, seçim kampanyaları sırasında, her karede Tony Blair’in yanında yer alan Gordon Brown’ın İşçi Partisi’nin yeni lideri olmaya namzet olduğunun kesin gibi göründüğünü, ancak bunun zamanının bilinmediğini yazdı. Gazetenin yorum haberi şöyle:


“Kampanya boyunca Blair ve Brown sadece ayrılmaz değil, aynı zamanda ayırt edilemez bir ikili oluşturdular. Bir yabancı, dışarıdan baktığında hangisinin başbakan olduğunu anlamayabilir. Bir İşçi Partisi yetkilisi; ‘Gözlerinizin önünde bir yetki devrinin gerçekleştiğini hissediyorsunuz. Ağırlık merkezi hareket halinde. Gordon artık durdurulamaz. Tek sorun bunun ne zaman gerçekleşeceği’ diyor. Gordon Brown, sonuç ne olursa olsun, kazananın kendisi olacağını biliyor. Maliye Bakanı, çok yakında, belki de bir yıl içinde tahta oturmuş olacak.”


The Guardian’da yazan Jackie Ashley de, “Bu gece İşçi Partisi’nin kaybettiği her sandalye, Tony Blair yüzünden kaybedilmiş olacak” yorumunu yaptı.


Gazete, seçim sonuşlarını şöyle öngördü:


“İşçi Partisi’nin zaferini, Blair’in kişisel zaferi olarak değerlendirmek sadece hüzünlü bir fantezi olabilir. Devir teslimin; bu yıl yapılacak olan parti konferansında, Avrupa Birliği’nin dönem başkanlığının ve G-8 liderliğinin başarısını arkasına almış Blair’in sahneden inmeyi değerlendirdiğini belirteceği bir duyuruyla başlatılması uygun olacaktır. Üçüncü bir seçim zaferi kazanmak ve partiyi dördüncüsünü garantileyecek birine teslim etmek sizce de tarih kitaplarına geçecek birşey olmaz mı?”


The Financial Times yazarı Quentin Peel de, seçim sonrası İşçi Partisi’nin yapması gerekenleri şöyle anlattı: 


“İngiltere’nin Avrupa’ya karşı sorumluluğu var. Eğer Fransa, Avrupa Anayasası’na ‘hayır’ derse, bu bir İngiltere başbakanının üstlendiği en zor Avrupa Birliği dönem başkanlığı olacak.Fransa Cumhurbaşkanı Chirac’ın zarar görmüş olacağı ve savunmaya çekileceği bu durumda, Türkiye’yle üyelik müzakerelerini başlatmak mümkün olacak mı? Sanmıyorum. Dahası ticaret görüşmeleri felce uğrayacak. Ekonomik inisiyatifleri liberalleştirme konusu gündemden kalkacak. Ortak dış politikalar askıya alınacak. Eğer Fransa ‘evet’ derse, Blair geçen yıl kaldığı yerden devam edecek. Avrupa Birliği’nin en yalnız lideri olarak, kendi seçmenlerini ‘evet’ demelerine ikna etmek için zorlu koşusuna başlayacak.”


 


İLGİLİ HABER: Blair ‘herşeye rağmen’ önde gidiyor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here