Boş cüzdanlar…

Global  ekonomik krizden korunma yollarını arayacağımıza IMF’ye kafa tutmayı tercih ediyoruz nedense.
İMF’le “ümük sıkma” konusunda açılan bilimsel (!) tartışma nerdeyse bir haftamızı aldı.
Başbakan tam bir “yavuz hırsız” rolünü üstlenmiş gibi.
Altı yıldır ekonomimize başgardiyanlık yapan İMF değilmiş gibi birden mahalle kabadayısı edasıyla “Hep ümüğümüzü sıktın, artık sıktırmam” demeye getiriyor lafı.
Ne zaman?
Dünyada kriz ülkeleri titrettiği an.
Yerli montaj sanayine dayalı hayallere kapılarak.
Üretimsizliğe umut bağlayarak.

Oysa Dünyanın bir nolu otomobili sayılan İsveç patentli Volvo ve Saab tesislerinin Ceo’ları, en az 3 bin, en çok 10 bin işçi çıkarma planları yapıyor.
Kriz fena vurmuş bu ülkeyi.
Dünya devi şaşkın.
Bizim montaj sanayimizi savunan Erdoğan ise sakin.
Isveç bu tedbirle kalsa iyi, halkın geleceğiyle ilgili önlemleri bile tartışmaya açmış.
“Aman ha, kişi başına düşen milli gelir düşüyor, işsizler ordusu büyüyor, kısırlaşma programını hayata geçirmek için tartışma zamanı geldi artık” demeye başlamış, yönetim kadroları.
Bizimki, Tayyip bey ise “Üç çocuk doğurun, genç nüfus iyidir” diye kadınlara çağrı yapıyor, erkeklee gaz veriyor.
Fert başına düşen milli gelirimiz 30 bin doları aştı (!) ya.
İşsizlik oranımız yüzde 1’lerde ya.
Kalkınma hızımız yüzde 7’ye çıktı ya.
“Doğurun, doğurun nasılsa besleriz..”

İşin cidddiyetini kavramakta neden güçlük çekiyoruz.
Zeka düzeyimiz mi düşük?
Yoksa felaketlere karşı şerbetli olduğumuz mu sanılıyor bilemem ama bu kriz bütün dünyayı sarstı, sarsmaya devam ediyor, her ülke ekonomik önlemler alıyor. Kimisi İMF’nin ocağına düşmeye hazır, kimisi ABD’nin kucağına.
Global kriz her ülkeyi vurdu, kırıp geçiriyor.

Bizim sokaktaki vatandaşı kriz sarsmaya başladı bile.
Bizi de derinden vuracak bu belli.
Vurmakla kalmayacak Aralık’tan sonra  bunalıma sokacağından korkarım.
Çıkın, gidin, bakın alış veriş merkezlerine…
Kaç mağaza kapanmış?
Hangi mağazada ne satılıyor, kim ne alıyor ve günlük ciroları ne?
Sinek avlıyor sinek, marka satan mağazalar..
Sadece gıda mecralarında kıpırdanma devam edıyor.
O da hayatta kalmak için.

Belediyelerin Halk Ekmek bayilerinin önündeki kuyruklar uzadı, kimse farkında değil.
Üç kuruş eksiğine ekmek alacağım diye emekli memur, yüzü düşmüş, başını yere doğru indirmiş kuyrukta bekliyorsa, bilin ki ekonomi kötü.
Benim ölçüm, kıyas yapmam ne bilimsel, ne teoriye dayanıyor.
Ne Keynes’e, ne Freidman veya Karl Marks’a
Benim ölçüm yıllardır kuyrukların boyunun uzayıp uzamamasına dayanıyor.
Hep haklı çıkıyorum, kuyrukları görüp enflasyonla ilgili yazılar yazdığımda.

Bu kriz geliyorum dedi.
Bu kriz bütçeleri vurdu.
Cüzdanlar boşaldı.
Şimdi, iyi ve devamlı bir iş sahibi olmak vefalı ve en yakın arkadaştan daha değerli.
İyi bir iş ve dolu cüzdan, yakın akrabadan daha güvenli.
Eğer cüzdanlar boşalmışsa manzara kötü demek.
Önce ekmekler küçülür.
Sonra lokmalar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.