Bolivya’da bir araya gelen Latin Amerikalı bakanlardan doğa için manifesto

Komite, toplantının ardından, “Doğanın Savunulması için Bakanlar Komitesi Bildirisi” başlıklı bir bildiri yayınladı. Serhat Elfun Demirkol’un çevirdiği bildiride şu görüşlere yer verildi:

Şunları göz önünde tutuyoruz:

1. Birleşmiş Milletler içerisinde kapitalizmi ekonomik, toplumsal ve çevresel alanda yaymak için “yeşil ekonomi” veya “Yeni Küresel Yeşil Anlaşma” kavramını destekleyen bir çaba bulunmaktadır. Bu kavramda doğa, mali olarak değerlendirilip bir fiyat belirlenerek ve böylece kâr elde etme amacıyla ticarileştirilerek alınıp satılan çevre ürünleri ve hizmetleri üretmek için bir “sermaye” olarak görülüyor.

2. Çevre hizmetleri için bir pazar geliştirilerek doğanın özelleştirilmesini ve ticarileştirilmesini desteklemek için İklim Değişikliğinin Ekonomisi üzerine Stern Raporu, Ekosistem ve Biyoçeşitlilik Ekonomisi gibi çalışmalar yürütüldü.

3. Doğanın özelleştirilmesi ve ticarileştirilmesinin bu yeni şeklini destekleyenler belli bir doğal kaynak üzerinde, daha ziyade belirli ekosistemlerin sunduğu işlevler üzerinde yeni bir mülkiyet hakkının geliştirilmesini ve böylece sertifikalar, tahviller, krediler vs ile pazarlama olanağının önünü açmak istiyor.

4. Yalnızca ekonomik gücü ellerinde tutan bir avuç insanın çıkarlarını garanti altına almaya çalışan bu kapitalist anlayışa göre: su özelleştirilmeli ve yalnızca ücretini karşılayabilenlere dağıtılmalı, ormanlar sadece emisyonları tutmak ve zengin ülkelerin kendi bölgeleri içerisindeki emisyonları azaltmaktan kaçınmalarına izin veren karbon pazarında satılmak için iyidir ve genetik kaynaklar modern teknolojiye sahip olanların yararlanması için tahsis edilmeli ve patentlenmelidir.

Şunun farkındayız:

Güvenli içme suyu ve sanitasyon hakkı yaşamak için temel olan bir insan hakkıdır. Birleşmiş Milletler tarafından onaylanan bu hak, yalnızca Doğa Ana’nın haklarının tanınması ve savunulmasıyla garanti altına alınabilir.

Şuna inanıyoruz:

Devletler, kendi doğal mirasları ve doğal kaynakları üzerindeki halkların bağımsızlıklarını garanti altına almaktan sorumludur.

Şunları söylüyoruz:

1. Doğa evimiz ve parçası olduğumuz bir sistemdir. Bu nedenle sonsuz değere sahiptir ancak fiyatı yoktur ve satılık değildir.

2. İnsanlığın karşı karşıya geldiği en büyük sorunlardan biri olan, yaşam ve doğa için önemli alanlarda kapitalizmin yayılmaya devam etmesini önleme sorumluluğuna sahibiz.

3. Çevrede büyük bir dengesizliğe yol açan ve ahlaki prensiplerimize karşı gelen doğanın özelleştirilmesi, parasallaşması ve ticarileştirilmesini kesin olarak reddediyoruz.

4. Kaynaklarımızın ve halklarımızın bağımsızlığı pahasına yaratılan sürdürülemez ekonomik büyüme modellerini reddediyoruz.

5. Yalnızca mevcut ve gelecek sorumluluklarının farkında olan bir insanlık ve rollerini gerçekleştirmek için politik iradeye sahip devletler tarihin akışını değiştirebilir ve bir bütün olarak doğa ve yaşamda dengeyi yeniden sağlayabilir.

6. Doğadan gelen ürün ve hizmetlerin özelleştirilmesini desteklemek yerine, devletlerin bağımsızlığına saygı duyarak, bunların kolektif bir karaktere sahip olduklarını ve kamusal mal olarak muhafaza edilmesi gerektiğini anlamak önemlidir.

7. Doğanın dengesinin yeniden sağlanmasına izin verecek olan pazarın görünmez eli değildir. Yalnızca politikalar, kamusal düzenlemeler ve kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi aracılığıyla devlet ve toplumun bilinçli müdahalesiyle doğanın dengesi yeniden sağlanabilir.

8. Cancun başka bir Kopenhag olamaz. Anlaşmaların, iklim değişikliğini karbon pazarı mekanizmalarının yaratılması ve teşvik edilmesiyle bir işe dönüştürmeden, gelişmiş ülkelerin gerçekten ortak ancak farklılaşmış sorumluluklar prensibine göre hareket etmesi ve etkili bir şekilde sera gazı emisyonlarını azaltma zorunluluklarını kabul etmeleriyle sonuçlanacağını umuyoruz.

9. Kendini yaşama adamış, bu toplantıda bulunan ülkeler olarak, diğer eylemlerle birlikte bir iklim değişikliği referandumunun gerçekleştirilmesini ve dünya halklarının katılımının teşvik edilmesini kalıcı gündemimize dâhil etmeyi kabul ediyoruz.

10. Bir Doğa Ana Hakları Evrensel Beyannamesi acil olarak Birleşmiş Milletler’de kabul edilmelidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.