İNGİLTERE… Boris Johnson’un yalanları

İktidardaki Muhafazakar Parti’nin genel başkan adaylarından eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson hakkında dava açıldı. Johnson, 2016’daki Brexit referandumu öncesi “yalan beyanda bulunmak” ve “kamu görevini kötüye kullanmakla” suçlanıyor.

Boris Johnson aleyhindeki dava, İngiltere’nin AB’de kalması için kampanya yürüten Marcus Ball tarafından açıldı. Johnson’un başını çektiği 2016’daki referandumda Brexit yanlıları İngiltere’nin AB’ye her hafta 350 milyon sterlin ödediğini, üyeliğin sona ermesiyle bu paranın sağlık hizmetlerine ayrılacağı iddiasında bulunmuştu. Johnson’ın avukatları davanın “siyasi nedenle” açıldığını ve bir “gösteri” olduğunu söylüyor.

Muhafazakar Başbakan Theresa May’in sözünü tutarsa 7 Haziran’daki istifası sonrasında en güçlü 7 ay arasında adı geçen Boris Johnson’a karşı açılan davanın 6 ay sürmesi bekleniyor. Kimilerine göre bu yarışta Johnson’un ayağını kaydırma davası, kimilerine göre de ülkenin kaderi yalanlara bırakılmamalı…

Boris Johnson, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Dahiliye Nazırlığı yapan Ali Kemal’in öz torunu Stanley Johnson’ın oğlu. Boris Johnson, 2007’de milletvekilliği seçim çalışması sırasında Muhafazakar Partili Kıbrıslı Türklerle bir araya gelmişti. O toplantıyı bizzat izlemiştim. Hatta Muhafazakar Türkler ofis olarak kullandıkları büronun bir odasına da “Boris Johnson”un adını vererek kendisini onurlandırmışlardı. Boris Johnson milletvekili olduktan sonra kendisi için kampanya yürüten Türk muhafazakarlara mesafeli durunca da haliyle hayalkırıklığı yaratmıştı.

Boris Johnson’un yalancılığını biz önceden biliyoruz zaten. 2016’daki Brexit referandumu öncesinde AB’ye üye olması durumunda 77 milyon Türk’ün İngiltere’ye göç edebileceğini öne sürerek AB’den bir an önce çıkılması gerektiğini ima etmişti. Daha sonraki günlerde BBC’nin kendisine “Bu, sırf seçim kazanmak için her şeyi söyleyebileceğinizin kanıtı olabilir mi” sorusunu da pişkin bir şekilde “Dostum, ben Türkiye’yle ilgili hiçbir yorum yapmadım. Türkiye hakkında bir tek şey bile söylemedim” demişti. Hatta bizimkisi hızını alamayıp “Son 20 yılda konuşmalarımı izleyen herkes bilecektir ki ben daima göçmenleri savunan ve destekleyen kampta yer aldım. Bu yorumları ben yapmadığıma göre özür de dileyemem” diye yanıtlamıştı.

Şimdi sizin “Boris’in kökenleri Türkiye’ye uzanıyor. Yalancılığından doğal ne olabilir ki” dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız, Ne yazık ki Türkiye’de sebze ve meyvenin iyisi yetişiyor ama politikacının da kötüsü…

***

Geçen haftaki AP seçimlerinde Birleşik Krallık’taki seçmen Brexit tartışmalarından ve beceriksiz politikacılardan bıktığını sandığa yansıttı. AB’den ayrılmayı ana politikası olarak belirleyen, yeni kurulan Brexit Partisi ise seçimlerde birinci oldu. Aşırı sağcı Nigel Farage’ın liderliğini yaptığı Brexit Partisi, yüzde 31,6 oranında (2014’te yüzde 27,5) oy aldı. AB yanlısı Liberal Demokratlar büyük bir çıkış yakalayarak yüzde 20,3 (2014’te yüzde 6,9) ile ikinci gelirken, İşçi Partisi yüzde 14,1 (2014’te yüzde 25,4) ile üçüncü, AB’de kalınmasını isteyen Yeşiller yüzde 12,1 (2014’te yüzde 7,9) ile dördüncü oldu. İktidardaki Muhafazakar Parti ise, Brexit politikasının etkisi altında yüzde 9,1 (2014’te yüzde 23,9) ile ancak beşinci sırada kendine yer buldu.

Seçimlere katılım yüzde 36,7 olurken, aşırı sağcı aday Tommy Robinson ise tartışmalı kampanyasına rağmen seçilemedi. Bu sonuçlara bakarak ve Boris Johnson gibi seçmeni yanıltan politikacılar gözönüne alınarak “Brexit referandumu tekrarlanmalı” diyenler cesaretlendi.

Önceki haberBM: İdlib insani krizin eşiğinde
Sonraki haberİNGİLTERE… Barış’lar ölmesin
Faruk Eskioğlu
1958’de Akşehir’de doğdu. Parkalı dönemin tanıklığını yaptı. 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’de Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde ‘master’ yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. 1985’de yerleştiği Londra’da da medya okudu ve film yapımcılığı kursları aldı. Nokta İngiltere Temsilciliği yaptı ve Hürriyet Londra bürosunda görev aldı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak çalıştı. 2001 ekonomi krizinde Londra’ya döndü ve gazeteciliğini sürdürdü. 2005 Ocak’ında dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. 2007'de "Aşkolsun Adı aşk olsun!" başlıklı belgesel romanı Türkiye'de yayınlandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.