İş bırakma eylemi sanıklarına beraat

İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklardan İstanbul Tabip Odası Başkanı Gençay Gürsoy ile Ayşe Huri Özdoğan, Korkut Demirel, Ali Gürlek, Fatma Akhatun Fırat, Leyla Hacıosmanoğlu ile Leyla Ezgi katıldı. Davanın diğer tutuksuz sanıkları ise duruşmaya gelmedi.


Önceki celselere katılmadıkları için bu duruşmada sorguları yapılan Korkut Demirel ile Ayşe Huri Özdoğan, haklarındaki suçlamayı kabul etmediklerini bildirdiler.


Hakim Şükrü Çetin Özalın, Sağlık Bakanlığı’nın suçtan zarar görmesi ihtimalini göz önüne alarak Hazine avukatı Erden Şişli’nin davaya müdahil olarak kabulüne ve CMUK’un 223. maddesi uyarınca henüz dinlenmeyen 9 sanığın sorgularının yapılmasından vazgeçilmesine karar verdi.


Esas hakkındaki görüşü sorulan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Özer Kaya, hükümetin son yıllarda yaptığı ve yapacağı düzenlemeleri protesto etmek amacıyla 24 Aralık 2004 tarihinde iş bırakma eylemi yapılacağının basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurulduğunu hatırlattı.


Söz konusu tarihte sağlık ocağı ve hastane gibi sağlık kuruluşlarında emniyet görevlilerince yapılan tespitte, ilaç ve acil vakalar dışında sağlık hizmeti verilmediği ve iş bırakma eylemine katılım olduğu yönünde tutanak hazırlandığını belirten Savcı Kaya, ancak herhangi bir sağlık çalışanının adının bulunmadığı tutanaklarda, hangi işin bırakıldığı, kaç kişinin iş bıraktığı, sağlık kuruluşunun sorumlusunun kim olduğu ve kamu düzeninin nasıl bozulduğunun belirtilmediğini bildirdi.


Sanıklar ile temsil ettikleri sivil ve kamu örgütlerinin talebinin, sağlık hizmetlerinden ücretsiz ve eşit olarak istifade edilmesinin sağlanması olduğunu belirten Savcı Kaya, sanıkların, eylemin bu konularda seslerini duyurabilmek için yapılan uyarı eylemi olduğunu savunduklarını ve hukuksal haklarının kullanımı niteliğinde bulunduğunu kaydettiklerini anlattı.


Hak arama özgürlüğünün Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde yer alan bir hak olduğunu belirten Savcı Kaya, “Yapılan eylemin, örgütsel uyarı niteliğinde, mesleki ve sosyal haklarla ilgili olarak yapıldığı anlaşılmaktadır” dedi.


Yeni TCK’nın dava konusu olayla ilgili maddesinde “kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal hakları ile ilgili olarak hizmeti aksatmayacak biçimde geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi ceza da verilmeyebilir” hükmünü getirdiğini belirten Savcı Kaya, bu nedenle sanıkların, unsurları oluşmayan suçtan beraatlerine karar verilmesini istedi.


Sanık avukatlarından Alp Selek de, “Keşke iddianameyi hazırlayan savcımız da mütalaayı veren savcımız kadar duyarlı olabilseydi” dedi. Son sözleri sorulan sanıklar, beraatlerine karar verilmesini istediler.


Bunun üzerine davayı karara bağlayan Hakim Özalın, TCK’nın 236. maddesinde belirtilen suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle tüm sanıkların beraatlerini kararlaştırdı. (aa) 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.