“Britanya’dan yapılan Ankara Anlaşması başvurusunun %90’ı kabul ediliyor”

Doç. Dr. Tuncay Bilecen, Ankara Anlaşması başvuru sayısının son üç yılda katlanarak arttığını vurgulayarak, Britanya’dan yapılan başvurularda kabul oranının daha yüksek olduğunu ve kabul oranının da yüzde 90’lara ulaştığını söyledi.

Regent’s Üniversitesi’nde iki dönemdir Türk göçmenler üzerine çalışmalar yapan Doç. Dr. Tuncay Bilecen, Euro Star televizyonunda ilk bölümü yayınlanan Brit-İş Yaşam programında Eda Bayraktar’ın sorularını yanıtladı.

Regent’s Üniversitesi’nde geri dönüş göçü ve Ankara Anlaşması üzerine çalışmalar yapan Doç. Dr. Bilecen, 2014-2015 yıllarında 4 bin 500 civarı olan Ankara Anlaşması başvuru sayısının son üç yılda katlanarak arttığını ifade etti.

Doç. Dr. Bilecen, Britanya’dan yapılan başvurularda kabul oranının daha yüksek olduğunu, kabul oranının kademeli bir şekilde artarak “100 başvuruda 90 kabul” gibi bir orana geldiğini söyledi. Araştırmacıya göre, bununla beraber Türkiye’de yapılan başvuruların ise yarısından azının kabul edildiğini belirtiyor.

Doç. Dr. Tuncay Bilecen
Doç. Dr. Tuncay Bilecen

“ZORLUK GÖÇÜN İLK YILLARINDA”

Ankara Anlaşmalı göçmenlerin yaşadığı uyum sorunlarına da değinen Doç. Dr. Bilecen, “Göçün ilk yıllarında göçmenlerin çok büyük zorluklar çektiklerini görüyoruz. Özellikle de dil yeterliliğiniz düşükse, yaptığınız işin İngiltere’de bir karşılığı yoksa veya henüz iş bulma aşamasındaysanız ekonomik zorluklardan dolayı da çok daha büyük uyum sorunları yaşayabiliyorsunuz. Çünkü ilk olarak hayatta kalmaya, kendinize bakmaya yetecek parayı bulmaya çalışıyorsunuz. Tanımadığınız bir kültür ve tanımadığınız bir çevredesiniz. Dolayısı ile ilk yıllarında göçmenler ciddi psikolojik sorunlar yaşayabiliyorlar” dedi.

Doç. Dr. Bilecen sözlerine şöyle devam etti:

“Bence başka bir arızası da göçmenlerin getirdikleri potansiyelleri, yani yaratıcı etkinliklerini ilk yıllarda kaybetmeye başlamaları. Örneklemek gerekirse; Türkiye’den kısa film çekerek buraya gelmiş, önemli uluslararası başarılar elde etmiş bir Ankara Anlaşmalıyı ele alalım. Burada o işi yapamadığı için, gerekli paraları kazanamadığı için bir süre sonra o işi yapamamaya, zaman ayıramamaya başlıyor. Dolayısıyla bizim hobilerimiz dediğimiz kendimizi gerçekleştireceğimiz etkinlikler vakit ve nakitle ilgili olduğu için, bu ikisi de ilk göçmen gruplarında ilk başta olmadığı için o potansiyel yavaş yavaş aşağı gitmeye başlayabiliyor ve bu da onların yaratıcı özelliklerini, kendilerini var eden özelliklerini, bir başka deyişle kendilerini gerçekleştirmelerini engelleyebiliyor.”

“KESİN DÖNÜŞÜN YERİNİ DÖNÜŞÜMLÜ GÖÇ ALDI”

Doç. Dr. Bilecen, çalışma alanlarından biri olan geri dönüş göçü hakkında da önemli tespitlerde bulundu. Britanya’ya gelen birinci kuşak göçmenlerin, bir miktar para biriktirdikten sonra Türkiye’ye dönme motivasyonuyla Britanya’ya hiç uyum sağlamadıklarını vurgulayan Doç. Dr. Bilecen çoğu kişinin de bu hayalini gerçekleştirerek geri döndüğünü söyledi.

Bu tür geri dönüş göçünün günümüzde artık emekli göçü denilen “4-5 ay Türkiye’de, kalan zamanlarda İngiltere’de” gibi bir formüle dönüştüğünü açıklayan Doç. Dr. Bilecen sözlerine devam etti:

“Bizim eskiden literatürde kullandığımız kesin dönüş kavramı kesin olmaktan artık yavaş yavaş çıkmış durumda. Bir başka özellik de ikinci kuşak göçmenlerde. Onların geri dönmelerinin nedeni birinci kuşak gibi değil. Onlar Türkiye’ye yatırım yapmak için gidiyorlar. Buradaki dil becerilerini, profesyonel becerilerini, mesleki becerilerini Türkiye’de yatırıma dönüştürmek için geri dönüyorlar. Bu konuda çaba sarf eden azımsanmayacak bir göçmen grubu var. Biliyorsunuz, aslında çoğu göçmenin gönlünde bir gün terk ettikleri diyara geri dönme duygusu yatıyor ama bunu gerçekleştirebilenler çok fazla değil.”

Ankara Anlaşmalı göçmenlerin geri dönüş sebeplerine de değinen Doç. Dr. Bilecen, Ankara Anlaşmalılarda geri dönme eğilimi üzerine sahada en çok gözlemlediği sebebin ekonomik alandaki yetersizlikler nedeniyle buradaki hayatı sürdürememelerine bağlı zorunlu dönüşler olduğunu öne sürdü.

Doç. Dr. Bilecen, diğer geri dönüş nedenlerine de şöyle değindi:

“Mesela bir diğer geri dönüş göçü sebebi ise vizenin sona ermesi olabilir. Kişinin vizesi sona eriyor ve yeni vize alamıyor ve geri dönmek zorunda kalıyor. Başka bir geri görüş sebebi, ailevi bir sebepten oluyor çünkü Türkiye’de bıraktığı aile bireyleri yaşlanıyorlar, hastalanıyorlar, onlara bakmak zorunda hissediyor kendisini ve ailesel bağlar nedeniyle Türkiye’ye geri dönme ihtiyacı duyabiliyor.”

Doç. Dr. Bilecen ile görüntülü söyleşiyi şu linkten izleyebilirsiniz: http://britisyasam.co.uk/dr-tuncay-bilecen-britanyadan-yapilan-100-ankara-anlasmasi-basvurusunun-90i-kabul-ediliyor/

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.