BRT Meclis oturumlarını canlı yayınlamasın

Günlerdir Meclisteki devamsızlık listesi konuşuluyor. Kim mazeretli kim mazeretsiz tartışılıyor.

Liste kabarık. Muhalefet partileri “iktidar partisi nisabı sağlamakla yükümlü, biz değil” diyor.

Bir yerde haklılar. Meclis açıldı açılalı hükümet partisinin kurultaya odaklanması ve tüm çalışmaları “kurultaydan sonra” ya bırakması nedeniyle anca üç yasa çıkabildi bugüne kadar.

Komiteler verimli çalışmayınca Meclis’e yasa sevk edilmedi. Sevk edilenlerde nisapsızlıktan dolayı görüşülemedi.

Son Meclis oturumunda CTP milletvekili Ferdi Sabit Soyer, “iktidar nisabı sağlamalı, tüzük öyle diyor” dedi. Tüzükte öyle bir madde olup olmadığını bilmiyorum. Eğer varsa bu tüzük kesinlikle günün ihtiyaçlarına cevap vermiyor demektir.

***

Parlamenter sistemi basitçe tarif edelim; Halk kendi sorunlarını Meclis’e taşısın diye bazı kişileri vekil tayin eder. Bu kişilerde okkalı bir maaş karşılığı bu işe soyunurlar.
Bir nevi iştir vekillik. Hem itibarlı, hem de maddi karşılığı olan bir iş…

Halkın güvendiği ve yetki verdiği kişiler Meclis’e gelir, vatandaşların rahat, huzurlu, mutlu yaşamaları adına gereken çalışmaları yapar; yani yapması gerekir.
Peki bizde ne yapılır?

Bizde sorun çözme yerine “ben yaparsam olur” mantığı öne çıkarılır. Yani Meclis açılmasın, yasalar geçirilemesin ve iktidar partisine bir çalım atılmış olsun!
Çıkarılacak yasaların aciliyeti de bu düşünceyi değiştirmez. Önemli olan (hangi parti olursa olsun) iktidar partisini yıpratmak ve gelecek seçimlerde bir adım öne geçmektir.
Yazık ki “elbirliğiyle bu yasaları hayata geçirip, ülkemizi müreffeh bir hale sokalım” diyerek gece gündüz çalışmak yerine, “bugünde Meclis açılamadı” ile başlayan bir araba laf döşenmek hepimizin işine gelmektedir.

Olay popülizm ve –birçok yerde modası geçmiş- ucuz siyasettir.

***

NİSAP SAYISI DÜŞÜRÜLSÜN

Parlamenter demokrasi kavramının hayata geçtiğini, uluslararası ilişkilerin gelişmesinde parlamentoların giderek daha fazla sorumluluk almaya başladığı dünyamızda parlamentonun toplanamamasını el ovuşturarak izlemek büyük ayıp.

Ne mi yapmalı? Naçizane, Meclisin etkin ve verimli çalışabilmesi için Meclis İçtüzüğünün değişmesi gerektiğini düşünmekteyim. İçtüzüğün hem iktidarın yasa yapmasına, hem de muhalefetin denetim, siyaset yapmasına imkan verecek şekilde güncellenmesi gerek.

Bunlardan en önemlisi nisabı sağlayacak sayının düşürülmesi. Meclisin açılabilmesi için üçte bir oranının yeterli olması lazım; ki bu birçok gelişmiş ülkede böyle. Meclis oturumlarının yüzde 99’unun nisap yetersizliğinden yapılamadığı düşünülürse üçte bir oranının çalışmalara ne denli katkı koyacağı açık. Zira nisap sağlandığında muhalefetin “girmiyorum” deme lüksü yok. (Geçmişteki Meclis boykotlarını kastetmiyorum…)Girecek, paşa paşa çalışacak.

Mecliste verimi düşüren bir başka nokta ise konuşmaların uzaması. Meclis içtüzüğünde konuşmalara sınırlama getirilmişse de yıllardan gelen alışkanlıklardan ötürü Başkan inisiyatif kullanabilmekte ve konuşmalar uzadıkça uzamakta. Devlet kanalı BRT’nin Meclis oturumlarını canlı vermesi ise vekillerin kendilerini ifade etme adına (veya propaganda yapma) konuşma arzularını kamçılıyor. Mecliste dinleyecek muhatap yoksa bile basının orada olduğunu bilen vekil konuştukça konuşuyor. Bu da vaktin rantabıl kullanılmasına engel oluyor. Konuşma rekorları kırılıyor ama rekor çalışmalar çıkmıyor yazık ki…

***

Sözün özü; Demokrasilerde, milletin umudu ve siyasetin merkezi parlamentolardır. Dolayısıyla bu umudun yitirilmemesi, vatandaşın bu kuruma olan ilgisinin ve güveninin yok edilmemesi gerekiyor.

Unutulmamalı ki, KKTC sorunları olan ama tartışılanların çok dışında sorunları olan bir devlet. Sadece ekonomik sorunların yüceltildiği ve bozuk sistemin bekası için direnç gösterildiği bir ülkede parlamento daha da fazla önem arz ediyor. Nitekim burada parlamentoya düşen birincil görev Meclisin saygınlığının korunması. Halkın sorunlarına çözüm aradığımız bu noktada yol gösterecek olan da bilindiği üzere anayasa ve içtüzük hükümleridir. İçtüzükte verim almaya yönelik bir değişiklik yapılmadıktan sonra bu parlamentodan –hangi parti iktidar olursa olsun- bir hayır gelmez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.