Bu kazanın sorumlusu devlettir

Bu kazanın sorumlusu devlettir

0
PAYLAŞ

KKTC’nin en güzel kıyıları katrana büründü. Simsiyah, yüzyıllar boyu temizlenmeyecekmiş hissi veren kalın bir örtüyle kaplandı maviliğin üstü.
“Ben demiştim”le başlayan, “iyi ki petrol dolum tesisi kurulmadı”yla devam eden açıklamalar geldi yetkililerden.
Turizm Çevre ve Kültür Bakanı bu açıklamalardan yaptıktan sonra birde ekledi: “Sorumlular cezalandırılacak!”
Pardon ama ne cezası verilecek?
Neye göre vereceksin cezayı?
Türkiye’de, bu gibi durumlarda 5312 sayılı Kanun hükümleri geçerli. Sen hangi kanunu uygulayacaksın?
Ve en önemlisi hangi önlemi aldın?
(Bilindiği gibi Türkiye’de ani/beklenmedik şekilde gerçekleşen kazalar sonucunda meydana gelen kirliliklerde 5312 sayılı Kanun hükümleri ve gerekleri geçerli. Bu tür durumlarda zarar tespit komisyonu kuruluyor.)
Petrol ve kimyasal döküntüsü gerçekleşen kazalarda 5312 sayılı “Deniz çevresinin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesinde acil durumlarda müdahale ve zararların tazmini esaslarına dair Kanun” ve bu kanunun uygulama yönetmeliği kapsamında çalışmalar yürütülüyor, kirliliklere müdahale ediliyor.
Müdahalenin değişik alanlarında koordine içerisinde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar, başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı olmak üzere Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, kolluk kuvvetleri, Belediyeler, Üniversiteler, denizde ve kıyıda müdahale kapasitesi olan özel şirketler görev alıyor.

Bir kaza olması durumunda arama kurtarma, yangın söndürme, gemi yedekleme, yara kapatma, denizde ve karada kirliliğe mekanik müdahale (emici ve toplayıcı bariyerler, petrol sıyırıcıları ve çeşitli el aletleri kullanılarak), atık yönetimi, numune alma, raporlama, izleme, zararların tazmini işlemleri, yaban hayatının ve hassas alanların rehabilitasyon ve restorasyon faaliyetleri gerçekleştiriliyor.

Türkiye’de 5312 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında denizlerin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesine sebep olabilecek faaliyette bulunan ve risk açısından daha büyük riske sahip kıyı tesisleri tespit edildi ve acil müdahale planlarını yaptırmaları zorunlu kılındı.

Ayrıca 6 bölgesel ve 1 ulusal plan hazırlanarak kıyılarımızda yaşanması muhtemel bir kaza sonucunda izlenecek strateji adım adım belirlendi.
Ve olası kazalara hazırlıklı olma adına düzenli olarak tatbikatlar düzenlenerek mevcut kapasitenin ortaya konulması sağlanıyor.
Peki bir ada ülkesi olan KKTC’de ne yapılıyor?
Hiçbir şey…
Boşaltma esnasında belli bir basınç var. Şayet boşaltım yapılırken, gemideki basınçla tankerdeki basınç kontrol edilmiş olsaydı, bir tuhaflık olduğu anlaşılacak ve müdahale edilecekti. Hortumla bahçe sularken su azalınca nasıl gidip kontrol ediyorsak, oradaki kişi de bu basit kontrolü yapacak ve bu korkunç durum yaşanmayacaktı.
Ortada ihmal var çünkü denize tonlarca petrol/fueloil dökmenin altından kalkılamayacak bir cezası yok!
Soruşturma açıldığı takdirde belki geminin bekletilmesi sebebiyle geminin kaybı olacak, kılavuz bulundurmadığından dolayı sigorta zararı karşılamayacak ancak esas suçlular öyle aman aman bir ceza almayacak.
Yaptığı hatanın/ihmalin sonucunda kendisini iflasa götürecek bir ceza alacağını bilen kişi boşaltım esnasında gözünü ayırmayacaktı.
Hatırlatalım: İngiliz petrol şirketi BP, Meksika Körfezi’nde 2010 yılındaki petrol sızıntısıyla ilgili, ABD Hükümetiyle vardığı uzlaşma sonucu, 4 buçuk milyar dolar ceza ödeyecek. Ki mahkeme esnasında BP şirketi durumun vahametinin farkında olduğundan, 7.8 milyar dolarlık bir anlaşmaya bile hazır olduğunu söylemiş, bu miktar karşı tarafta yer alan kurum ve kişiler tarafından az bulunmuştu.
***
Sözün özü; Kişileri suçlayarak, ben dediydim diyerek hiçbir yere varamayız. Bu kazanın sebebi bizi lakaytlığa sürükleyen yasal boşluklardır. Dünyanın birçok ülkesinde sokağa bir sakız atana 30 Euro ceza kesilirken, bizde dönümlerce orman yakana, denize tonlarca petrol akıtana verilecek ceza ancak iki asgari ücrettir.
O yüzden “suçlular/sorumlular cezasını çekecek” diyene sorulur;
Kirlenmenin veya kirlenme tehlikesinin neden olduğu temizleme masraflarını, canlı kaynaklar ve deniz yaşamına verilen zararları, bozulan çevrenin yeniden oluşturulması, toplanan atıkların taşınması ve bertaraf edilmesi için yapılacak masrafları, doğal ve canlı kaynaklarda meydana gelen zararları, özel mallardaki zararları, (turistik tesislerin zararları) gelir kayıplarını, gelir ve kazanç kapasitelerine verilen zararları tespit edecek ve sorumluya ödetebilecek misin?
Petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesine sebep olabilecek faaliyette bulunan ve risk açısından daha büyük riske sahip kıyılara, (Mağusa Limanı, Kalecik- İskele bölgesi gibi) acil müdahale planları yaptırmalarını zorunlu kıldın mı?
Neye, hangi yasaya göre vereceksin cezayı?

BİR CEVAP BIRAK

2 × three =