Bu kez Kıbrıslı Türkler AİHM’de hesaplaşacak

– Yağmuralan Derneği ne zaman kuruldu?
– KKTC sınırları içinde ve Diasporada yaşayan Yağmuralan köylülerinin örgütlenme çalışmaları 2003 yılında başladı. İngiltere’nin farklı yörelerinde yaşayan biz Yağmuralanlılar, ilk toplantımızı, 16 Kasım 2003 tarihinde, Londra’da gerçekleştirdik ve Vroişa Halkının Haklarını Koruma Komitesi’ni kurduk. Esas amacımız, 1964 yılında, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rum yöneticileri tarafından yıkılan köyümüzle ilgili, Rum hükümetine karşı bir hukuk mücadelesi başlatarak, mağdur olan küylülerimiz için adalet aramaktı. Komitemizin kurulması ile, örgütlenme ve tüzük çalışmalarımıza hız verdik ve 15 Şubat 2004 tarihinde, Londra’da Yaşayan Yağmuralan toplumunun ilk Genel Kurulunu yaptık ve tüzüğü onayladıktan sonra, Yağmuralan Derneği’ni kurduk.


– Yağmuralan Derneği’nin çalışmalarından söz eder misiniz?
– Yağmuralan Derneği’nin kurulmasının hemen ardından, 30 Mart 2004 tarihinde, 5 kişilik bir ekiple birlikte, Kıbrıs Rum Yönetiminin Londra Büyükelçiliğini ziyaret ettik ve  Kıbrıs Rum Hükümetinin İçişleri Bakanlığı için önceden hazırlamış olduğumuz ve derneğimizin taleplerini içeren 10 sayfalık mektubunu, Kıbrıs Rum İdaresinin Londra Büyükelçiliğine verdik.


– Derneğinizin istekleri nedir?
– Derneğimiz, Rum Hükümetinden, mülkiyet haklarımızın iadesi, yıkılan köyümüzün Avrupa Birliği standartlarına uygun niteliklerde yeniden kurularak legal sahiplerine devredilmesi ve zarara uğrayan tüm köylülerimizin tazmin edilmesi talebinde bulunmuştu.


– İstekleriniz konusunda, Kıbrıs Rum Yönetimi’nden herhangi bir yanıt aldınız mı?
– 6 Mayıs 2004 tarihinde, yazılı bir açıklama ile taleplerimize yanıt veren Rum Yönetiminin İçişleri Bakanlığı, Kıbrıs sorununun çözümlenmemesini gerekçe olarak göstererek, Kıbrıs’ın Güneyinde bulunan Türk mallarının İçişleri Bakanlığına bağlı bir vasiliğin idaresi altında korunduğunu ve mal sahiplerinin mülkiyet haklarını kullanamayacaklarını belirtmişti. Rum Hükümeti, Yağmuralan Derneği’ne gönderdiği 12 Ocak 2006 tarihli iki sayfalık ayrı bir raporda, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin organlarının Yağmuralan köyünün yıkımından sorumlu olmadığını ifade ederek, köyün yıkılmasının esas nedeninin, köyün terkedilmesinden ve zaman aşımından kaynaklandığını iddia etmişti. İçişleri Bakanlığı aynı raporunda, Güneyde bulunan Kıbrıs’lı Türklere ait mülkiyetlerin sahipleri tarafından kullanılamayacağını ve bugünkü siyasi durumun devam ettiği sürece, Kıbrıs’lı Türkleri bağlayan, mülkiyet ile ilgili durumun da aynen devam edeceğini hatırlatmıştı.


– Kıbrıs Rum Hükümetinden aldığınız yanıttan sonra yeni bir çalışma başlattınız mı?
– Rum Hükümetinden aldığımız olumsuz yanıttan sonra, mülkiyet haklarımızı elde etmek için, çalışmalarımıza hız vermeye karar verdik ve bu alanda, Kıbrıs’ın Rum kesiminde ve özellikle tapu dairesinde uzun ve çetin çalışmalar yaptık. Kıbrıslı Türkler için Güney Kıbrıs’ta iç hukukun mevcut olmadığına inanan Yağmuralan Derneği, 10 kişilik İngiltere ve Kıbrıs’ta yaşayan bir grup Yağmuralan’lıyı örgütleyerek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden kaynaklanan yasal haklarını aramak için, 26 Eylül 2008 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmasını sağladı.


– Bu davanın amaçları hakkında bilgi verirmisiniz?
– 1974 öncesi olayları içeren ve ‘Kıbrıs’ta İnsan Haklarının İhlali’ konusunu uluslararası hukukun gündemine taşıyan bu başvuru, AİHM tarafından kabul görülmesi durumunda, 1964 yılında, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından mağdur edilen tüm Yağmuralanlılar ve hatta benzer olaylarda maddi ve manevi alanlarda kayıplara uğrayan onbinlerce Kıbrıslı Türk için önemli bir emsal teşkil edecektir. Yağmuralan Derneğinin başlatmış olduğu Hukuk Mücadelesinin diğer bir amacının ise, Kıbrıs’ta insan hakları ihlallerinin Rumların iddia ettiği gibi 1974 yılında değil, 1963 yılında başladığını ve Kıbrıslı Türklerin ağır kayıplara uğradığını, uluslararası toplumun bilgisine getirmektir. 


DİĞER AYAKÜSTÜ SOHBETLER
Akın, Venezüella’dan ‘iyi’ haberler getirdi…
Alevilerin sol kanadından 4 talep
Saçları ağarsa da gözleri hala kara…
Taşların sihirli gücü
Cherbourg’da bir avuç Türk…
‘Sığınmacı’ ve ‘mülteci’ terimleri karıştırılmamalı
Al babaanneni gel
‘2010 bitiş değil, başlangıç noktası olacak’
‘Tuzla dünyanın da vicdanı oldu…’
‘Stratejik maden borda geç kalındı’
İzzettin Önder: On soruda kriz
‘Çanakkale geçilseydi, Lenin devrim yapamazdı’
‘Sendikal haklarda dışa başka resim veriliyor’
‘Bir Fethullah Gülen devleti tasarlanıyor…’
‘Her midye yenilmez’
İsmail Çoban ile Aşık Veysel üzerine
Bozcaadalı bir Rum’un gözünde ‘Anayurt’
İstanbul’un en önemli sorunu yönetimidir’
‘Karadeniz’deki yokoluşa karşı çıkalım’
Dişli’ uyarı
‘Fotoğrafta görsel kirlilik oluştu’
Türkiye’ye 45 kez turist olarak geldi
‘Bir karşı devrim olmaktadır’
‘Turizm sektörü iyi başladı ama…’
‘Yerli turiste pahalı değiliz…’
‘Türkü giren eve kötülük girmez…’
Boris’in babası, dedesi Ali Kemal’i anlattı
‘KKTC turizminin sorunu ulaşım’
Antalya ormanlarına ‘turistik’ kıyım!
‘AKP’nin Alevi açılımı; evlilik içi tecavüz’
`Bugün ezilenlerin rüyası yok!`
‘Denizlerin talepleri hala Türkiye’nin temel ihtiyacı’
‘Antalya’yı kolay yağmaladılar’
‘Biz devrimciler büyük bir ailenin üyeleriyiz’
‘Abidin’in büyük sanatçılığı yeterince bilinmiyor’
‘Devrim artık şart olmuştur…’
‘AKEL’in zaferi, tüm ilericiler adınadır’
‘Türban MHP’nin taktiğiydi…’
‘AKP gecikmiş bir baroktur!’
‘Figuran değil müdahil olmalı’
İranlı yazar Erad: Aşk, Türk’ü, Kürt’ü sevmektir
AKP’nin Alevi sınavı…
“Çerkes Adil Paşa’nın tahsildarlık günleri”
Sıra şeytanda…
Selek: Feminist kitabevi Amargi bir okul…
İstanbul’un turizmi bu atölyede şekilleniyor
Neden Patara ve neden şimdi?
‘Terörün panzehiri ekonomik gelişmedir’
‘Türkmenlerin hakları, bizim Kürtlere de tanınmalı’
‘Mahalle baskısı değil, ideolojik baskı’
‘Meclis’teki partilerin kadın politikası yok’
‘Merkezde bir yeniden yapılanma olmalı… ‘
Fotoğrafın büyücüsü: Aykan Özener
Savaş karşıtı eylemlerin fotoğrafçısı: Hüsnü Atasoy
Uras: Desteği için Baykal’a teşekkür ediyorum!
‘AKP’yi sola karşı yaratanlar yok edecek’
Muhabirlerin telifle çalıştırılması yasalara aykırı’
Yeşiller bağımsızları destekleyecek
Türkiye sağlık turizminde atakta
‘Hayallere tanık olmak istedik’
‘İngiltere’de işkence yaptılar…’
Akın Birdal: CHP Kürt sorununu unuttu
‘Düşünceye militarizm de engel…’
Boyalı bank nöbetini terkeden ‘sosyalist’ asker
‘Kategorizesiz bir dünya hayalim’
‘Toplumsal varlıklar elimizden kayıp gidiyor’
Ermeni tarihçi: Asıl sorumlu emperyalizm
Hırant Dink: Ruh halimin güvercin tedirginliği
‘Vicdansızlığın İslamcısı, solcusu olmuyor…’
‘İsrail bir devlet değil, bir projedir’
Orhan Suda: Yaşasın edebiyat
Türkiye’nin Papa’ya sormayı unuttukları!
‘Sol hareketin çoğu kapitalizmin versiyonu’ VIII
‘Yurtseverlik karşılıksız ve zararlı bir taktik’VII
‘İslamcılar’la flörtü kaygıyla izliyoruz!’ VI
‘Türkiye’de antiemperyalist islami hareket hayal’ V
Liberal ve milliyetci savrulma yaygınlaştı IV
‘Siyasal İslam’la isbirliğine gitmeliyiz’ III
Dünya solu karamsarlığı attı II
‘Emperyalizme kurşun sıkanlar müttefikimdir’ I
Hayalet yazar Hüdai Nabit
Çitlembik ağacıyla söyleşi
‘Çocuğa şiddet, çok yaygın’
İran PKK’yi neden bombalıyor?
Serdar Denktaş: Mal mülk davaları en zor sorun
‘Kıbrıs’ta kısa dönemde çözüm olmaz’
Tayvanlı yazardan ‘Sıcak bir öpücük’
Merve Kavakçı: Dini bir mesele
Perinçek: MHP tabanını dışlayarak solculuk yapılmaz!
‘Tek dileğim iki dengeli bir dünya…’
‘Beni en çok korkutan: Google’
‘Sorunumuz Yahudiler’le değil, siyonizmle’
O bir ‘peynir avcısı’
‘Çernobil’den ders çıkarmadık’
Bir kültür taşıyıcısı: Aydın Çukurova
Afşar Timuçin ile insana dair ne varsa…
12 Eylül iddianamesine ne oldu?
Akın Birdal: Evren yargılanmalı
Hitler ile söyleşi…
‘Baş örtüsünü ilk kez Sumerliler taktı’
Türk solu titreyip kendine gelmeli’
‘Hepten pusulasız olmadığımız kanaatindeyim…’
‘Siyasi güç, her zaman kendi hukukunu yaratır’
ABD işdünyasında çöküş…
‘ABD Anayasası Patara’dan’
Çocuklar öldürülmesin!
‘Bir Gün Mutlaka’
‘Derin devlet sorunları çözmek istemiyor’
Kaş’taki gözyaşı
‘Son 15 yılda bilinçte sıçradık’
Piref. H. Ökkeş ile ‘dörtköşe’ sohbet…
Sorgun Ormanı’nı kurtaralım
Devrim Bize Yakışırdı!
G-8 protestosundan gözlemler…
Başkalarının hayalleri…
Hurafeler gölgesinde Gelibolu…
Çokuluslu tekellere karşı ‘Adil Ticaret’
Kuzey çikolata, Güney ekmek derdinde
Fokları, katliamdan kurtaralım!
Nükleer denemelerin faturası: Doğal felaketler
İsrail dünyanın 6’ncı büyük nükleer silahına sahip!
Çocuk İşçiler
Türkiye’de de nükleer silah istemiyoruz!
Faşizm neden Almanya’da kök saldı?
Demirel davasında tekelci medya da suçludur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 + 8 =