Bu “oyuna” gelmeyin

“Tövbeler olsun şimdi de İsa peygamberin eşcinsel olduğu bir oyunu başımızı peydahlamışlar.
Üstelik bu kez oyunu sahneleyecekleri salonun yangın merdiveni de var. Yani 24 saat kapatıp, gözdağı vermek, “şimdi erkekseniz İsa’yı erkeğe dönüştürmeyin de görelim” demek de mümkün değil!
Teksas’ta geçen oyunda İsa, havarilerinden birine aşık olmuş. Kıskançlık, aldatmayla örülü sapık bir ilişkiler ağının içine düşmüş.Üstüne üstlük gey evliliğe de onay veriyor. Bunlar sonumuzu Lut kavimine benzetecekler.
Oyunun oynanmasına karşı çıkmalı, oynanacak olan tiyatroyu gerekirse bombalamalı, utanmadan eşcinsel olduğunu söyleyen yazarı ölümle tehdit etmeli, oyunun oynanmasını engellemeliyiz”

Ve başardılar.

Clinton Amerikası’nda, Türk seyircisinin Yıldız Kenter ve Ayten Gökçer gibi ustaların yorumuyla izlediği, daha çok Maria Callas’ın yaşamını anlatan “Master Class” adlı oyunuyla tanıdığı Terrence McNally’nin “Corpus Christi” adlı oyunu, New York’un kurumsal Manhattan Theatre Club’unda baskılara dayanamayarak, perdesini kapattı.
Yazar Terrence McNally, ölüm tehditleri aldı, tiyatro dinci basının baskıları ve salonun dışında biriken protestocuların gösterileri ancak en önemlisi, yıllardır kürk mantolarıyla limuzinlerinden inerek oyuna gelmeye alışmış burjuva seyircisinin birden bire, havaalanı güvenliğinden geçer gibi, oyun izlemeye gelmekten ürkmesi nedeniyle perdesini kapattı.

1998 yılındaki bu eserin çıkış noktası, Robert Mapplethorpe adlı fotoğraf sanatçısının sergisindeki homo erotik fotoğrafların polis zoruyla indirilmesinden kaynaklanıyordu. McNally’nin İsa çeşitlemeleri de, Amerika’da artan din baskısına bir protesto niteliği taşıyordu. Oyun, tarikatlara, dincilere, sağcılara göz kırpan Amerikan devlet politikasına bir protesto niteliği taşıyordu .

New York Başpiskoposu William Donohue, doğal olarak metni küçük düşürücü bulmuş, karşı çıkmış, tarihsel olarak yanlışlar barındırdığını söylemişti. Modern Amerika’da kurgulanan bir oyunun tarihsel hatalarından söz edilemez, kaldı ki hiç kimse o tarihteki yatak odalarına tekrar girme şansına sahip değil. Ancak bir dini, bir ırkı, bir inancı, bir dili, bir cinsi aşağılayan, red eden, önyargı, nefret, kin kusan oyunlara karşı duruş sergileyenlere de tabi ki saygı duymak gerekir.

Sonuçta tiyatro dünyaya sevgi, saygı, birlik mesajı vermek için var, ancak şunu da unutmamak gerekir ki, bir yazarın düşüncesi sadece kendisini bağlar. Kaldı ki, bir yönetmen savaş karşıtı bir oyunu, metne hiç dokunmadan, isterse savaş yanlısı olarak bile yorumlayabilir. Yani bir oyunu izlemeden, sadece konusunu okuyarak, karşı çıkmak, ilkel bir içgüdüden başka bir şey olamaz!

İnancınız çok sağlamsa, karşı taraftan, yani ruhlar aleminden, daha sahnelenmemiş bir oyunun ne içerdiği hakkındaki mesajı duyabilir misiniz , onu bilemem ama henüz sahne yüzü görmemiş bir oyunun yasaklanmasını istemek adalet duygusuna sığmaz! Oyunu izler, protesto hakkınızı sonuna kadar kullanır, gerekirse tiyatronun önünde pankart açar, gösteri düzenler, ancak bütün bunları şiddete başvurmadan, insana yaraşan bir olgunlukla yaparsınız.

“Corpus Christi” oyununu repertuarına almış olan Manhattan Theatre Club, oyunun devlet desteğiyle sahnelendiği konularındaki polemiklere de aldırmayarak, ortalık durulunca, üç aylık bir gecikme sonucunda , hiçbir ek güvenlik önlemine gerek kalmaksızın sahneledi. Kanımca oyun, McNally’nin iyi oyunları arasında değil, ama eleştirmenler inadına Drama Desk başta olmak üzere en prestijli ödülleri verdiler;bence kapalı gişe de oynanmaya değmez, bir “ fantezi” olarak geçip giderdi, ama şanından dolayı, yıllarca biletleri karaborsaya düştü. Şu anda amatör topluluklar, hatta kilise tiyatroları bile oyunu sahneliyor, en fazla kasabanın yerel gazetesindeki papazdan “size acıyorum, niye kötü yola düştünüz çocuklar” diye ihtar içerikli yazılar alıyorlar.

1991 yılında Amerika’da 514 esere baskı yapılmış, bu sayı 1994’de 760’a çıkmış, 1996’da 545’e düşmüş, daha sonra inançlı insanlar, tiyatroyla uğraşmanın yersiz olduğunu anlayıp, Irak’ta, Afganistan’da ölen çocukları için dua etmekte yoğunlaşmışlar.

“Corpus Christi” skandalı patladığında, Arthur Miller, Tony Kushner gibi yazarlar, oyunun içeriğine bakmaksızın,sahiplendiler. Oysa, “ne güzel oldu, Manhattan Theatre Club, seneye benim oyunumu oynar” diyerek, olaya sessiz de kalabilirlerdi! Oyuncular sendikası Actors Equity, Film Sendikası NY Screen Actors Guild , Pen Yazarlar Derneği v.b. oyunun tekrar sahnelenmesi için çok uğraş verdi..

Allahtan bizde böyle olaylar olmuyor. Yoksa bizde de ITI Uluslararası Tiyatro Ensititüsü, PEN Yazarlar Derneği, Tiyatro Yapımcıları Derneği, Tiyatro Oyuncuları Derneği, Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Eleştirmenler Birliği, TOBAV, DETIS, İŞTİSAN, Sinesen, , Assitej, gibi sivil toplum örgütleri kurumlar birleşip perde açamayan oyunlar , ölüm tehdidi alan sanatçılar için, mesela perde açılana kadar,bir perde kapama eylemi yaparlar, meslektaşlarına mutlaka sahip çıkarlardı.

_______________________

* nedimsaban@superonline.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.