Bu sözler kimin? (I)

Bu sözler kimin? (I)

0
PAYLAŞ

Türk entelejansiyesinden söz etmiyorum. Pratik siyasetin önde gelen aktörleri bu ya da benzer tespitleri yapıyorlar. Şimdi soruyorum yazıdaki tespitleri aşağıda sıraladığım kişilerden hangisi ya da hangileri söylemiştir.

Yazının devamında doğru yanıt verilecek ve Türkiye bağlamında tespitlerin değerlendirilmesi yapılmaya çalışılacaktır.

A-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
B-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
C-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
D-BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş
E- Murat Belge
F-Hiçbiri

Bir etnik grubun kendi devletini haklılaştıracak uç durumlar – Örneğin soykırıma uğrama tehdidi- bulunabilir, ama uç durumlardan hareketle kesin bir yargıya varılmaz…

İnsanların elbette etnik kimliklerini ifade etme hakları vardır, ama bunu yapmak için kendi devletlerini oluşturmaları gerektiğini varsaymanın ilkesel bir sebebi yoktur…

Belli bir etnik grupla az çok örtüşen bir siyasi topluluğa ait olabilirsiniz, ama sizin topluluğunuzun kendi kaderini tayin hakkı siyasi bir meseledir, etnisitenize içkin bir şey değil…

Dünya büyük ölçüde uluslara ayrılmış olduğu için sömürgeleştirilmiş halkların kendilerini yönetme talepleri, genellikle etnik veya milliyetçi terimler içinde çerçevelenmeye meylediyor ve bu nedenle de bir anlamda kendilerini ezenlerin kalıbına dökülüyor…

Milliyetcilere göre siyasal özgürlükten yararlanmaksızın kültürel özgürlüğe sahip olamazsınız Bu elbette doğrudur, ama bundan sizin kültürel kendini gerçekleştirme hakkınızın kendi devletini yürütmek olarak bilinen özgül siyasi hakkı getirdiği söylenemez…

Bir halkın kültürel kendini gerçekleştirmesinin ancak o halkın siyasi özerkliği tarafından güvencelebilmesi sadece belli tarihsel koşullara özgüdür ve bu bağlantıyı evrensel bir buyruk olarak doğallaştırmaya son vermemizin zamanıdır…

Yerel demokrasiye ulaşmak ile etnik kimliği ifade edip geliştirmek pekala da az çok eşanlamlı hale gelebilir. Milliyetciliğin dogmatik karşıtlarının gözden kaçırmaya meylettiği şey de milliyetciliğin bu ilerici yönüdür…

Olumsal olarak etnik bir devlet, başlagıçta azınlık olup, sonradan çoğunluk haline gelmiş etnik gruplar tarafından herhangi bir kurucu ilkeye ya da resmi ideolojiye zarar vermeden yönetilebilecek devlettir…

Etnisitelerin kültürünü ‘Ulus’ şeklinde yeniden kuran şey, siyasi milliyetciliktir. Böylesi bir ulus kurgusu, etnik bir cemaatin ihtiyacı olmayan bir vatanı, ortak yasaları, merkezi bir ekonomiyi ve benzerliklerini gerektirir. Söylemeye bile gerek yok ki, etnisite, ulus ve devlet arasında bire bir örtüşme yoktur…

BİR CEVAP BIRAK