Bu zor dönemde olsun vazgeçin

Birkaç hafta önce % 95 etkili Covid aşısının Pfizer / BionTEch (Alman / Amerikan) şirketleri tarafından uygulamaya hazır olduğu ilan edildiğinde dünyaca ünlü Guardian Gazetesi şöyle bir başlık atmıştı:

“BionTEch Covid vaccine: A shot in the arm for Germany’s Turkish community”.  Aşının yaratıcılarının ikisinin Türk asıllı Uğur Şahin ve Özlem Türeci çifti olduğuna vurgu yaparak bunun Almanya’da yaşayan Türkler için önemine değinmişti gazete.

Şahin ve Türeci çiftinin Türk asıllı olması bu kadar önemli mi? Evet, hem de çok önemli. 

Almanya, 2.5 milyondan fazla Türkiye kökenli kişinin yaşadığı ülke. Onları o ülkede hala daha “gastarbeiter”, “misafir işçiler” olarak görenler çok.

Daha yakın bir geçmişe kadar bu toplum fertleri o ülkede bakkal dükkanı bile açamazdı. Alman vatandaşlığı hakları yoktu. 

Almanya’yı 70 lerden beri ziyaret ederim. Orada yaşayan sadece Türk değil, tüm etnik azınlık toplumlara yapılan ırkçılığa, ayrımcılığa şahsen şahit oldum.

O yüzden bu toplumlardan birinden iki bilimcinin çıkıp dünyayı tehdit eden bir illete karşı başarılı bir şekilde aşı üretmesi elbette o toplum için büyük bir gurur, övünç kaynağı olacaktır.

Okulda öğretmenlerinin kendisi için hiçbir beklentisi olmayan, hor görülen bir Türk çocuğun başı daha dik olacak, arkadaşlarına, öğretmenlerine karşı daha büyük bir özgüvenle yaklaşabilecektir.

Şahin ve Türeci çiftinin başarılarından cesaretlenerek potansiyellerini gerçekleştirmeye çalışacak çok Türk gençleri çıkacaktır Almanya Türk toplumundan. 

Geçenlerde ritmik jimnastik Avrupa şampiyonasından Türkiye altın madalya alarak birinci çıktı. Büyük gurur. Göğsüm kabararak izledim. 

50 yıldır İngiltere’de yaşarım. Türkiye-İngiltere futbol, veya başka bir spor yarışmasında hiç tereddüt etmeden Türkiye’yi tutarım. Gerçek bir Kıbrıs Milli takımı olsaydı, yani Kıbrıslıtürklerin de katıldığı bir takım, tabii ki Kıbrıs milli takımının müsabakadan galip çıkmasını arzulardım.

İnsanın ait olduğunu hissettiği ülkenin insanlarının başarısından gurur duyması doğal bir şeydir. Tabii konu aşırı milliyetçilik, şövenizm, ırkçılık platformlarına taşınmazsa.

***

Geçen haftaki köşe yazımda Covid süreci esnasında olağanüstü başarı sergileyerek toplumumuza hizmet etmeye devam eden 4 toplum ferdimizden bahsettim.

Aynı zamanda toplumumuzun en başarılı toplum kuruluşu olan Kıbrıs Türk Toplum Merkezine de değinerek bu güzide kuruluşumuzun kahramanlarından da ileride bahsedeceğimi yazdım.

Yazıya gelen az sayıda olumsuz yorum sadece beni değil, bu bahsettiğim vefakar, cefakar arkadaşlarımı da üzdü. Niye başkalarına da değinmemiş yazım?

Özellikle daima “gözününde” olan bir kişinin kendisinin “gözardı” edildiğini ima ederek sosyal medyada yazdığı yorum hiç yakışık almadı. 

Bir köşe yazısında topluma özveri le hizmet edenlerin hepsini sıralamak olanaksız. Ben özellikle bu zor sürecin başından beri en çok, en özverili hizmet sağlayan, hizmetleri en çok kişiye ulaşan 4 kişiden bahsettim. Bundan gurur duyarım.   

Bunlardan birinin çalışmaları dünyaca ünlü ‘The Independent’ Gazetesi tarafından geniş bir şekilde rapor edildi. Diğeri ise değişik toplumlar ile çalışan prestijli bir grup tarafından birkaç alanda ödüle aday gösterildi.

Sadece kendi toplumumuza değil, yaşadığımız çok kültürlü ülkede değişik toplumlara kucak açmayı becerebilen bu değerli insanlarımızın başarılarını kutlama yerine, “benden, falandan, filandan  da niye bahsedilmedi?” diye sitem edenleri kınarım.  

Gönül arzu ederdi ki bu zor dönemde olsun ayrılıklarımızı bir kenara itmeyi becerebilelim ve birlikte çalışabilelim. 

Yazımda bahsettiğim kişiler ve grupları, etraflarında toplanan büyük gönüllüler ordusunun yardımıyla bunu yapabildi. Yapamayanlar geçmişin çamuruna saplanıp kalmaya mahkumdurlar.  

 

    

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.