Budala, Halifax’da görüldü

Dostoyevski’nin BUDALA romanında, önüne gelene para dağıtan Prens Mişkin’i bilen bilir…
Bilmeyene, klasik Rus Edebiyatının bu mühim romanını salık veriyoruz.
Budala, tarihî bir kişiliktir, kâh orada bazen de kâh burada ortaya çıkar.
Sanmayın ki budalalılığın sonu gelmiştir, herkes kendini akıllı sana dursun, budalalık olmadan hayatın anlamı da olmaz.
Budala olmak fena bir şey değil, hatta bana kalırsa, iyi bir şeydir.

Geçtiğimiz Mart ayı ortalarında, Kanada’nın Halifax kentinde bir Budala göründü.
Budala, Rus romancı Dostoyevski‘nin tarifine, neredeyse tıpa tıp uyuyordu.
Önüne çıkana para tosluyor, cebine sıkıştırıp, eline toka ediyordu.
Dağıttığı paranın ne kadar olduğu, nereden temin edildiği hâlen meçhûldür.
Polis araştırmasını tamamlamamıştır, lakin kendi kazancıyla biriktirdiği sanılmaktadır.
Fakat, 2014 yılı Mart ayının ortasında para dağıtmak üzere sokağa çıkan bu garip adam, yani BUDALA, hatta belki ona Don Kişot da diyebilirsiniz, işte o polis tarafından derdest edilip sağlık kontrolüne alınmış, sonunda deli olduğu ortaya çıkmıştır; ne güzel!
Delilik güzel bir şeydir…
Ne karışanı olur, ne görüşeni…
Polisin açıklamasına bakılırsa Halifax Budalası, Richard Wright adlı beyaz bir Kanadalı’dır.
Kırk yaşlarında bir işsiz güçsüz, delidir; zaten delinin işi olmaz, olsa da o işten hayır çıkmaz…
Budala Richard, en küçük küpürü 50 Kanada Doları’ndan az olmamak üzere kaldırımda önüne gelene 50, 100, bazen 200 Dolar dağıtmıştır.

Maalesef, biz orada yoktuk!
Önüne gelmiyenleri de yakalamış, yoldan çevirmiş, ceplerine para sıkıştırmıştır.
Demek, Budala Richard, insanların paraya ihtiyacı olduğunu düşünüyordu.
Düşünceli adam olmak iyidir; pek severim…
Budala Richard’ın banknot cinsinden kâğıt parası tükenince, en yakında bulunan banka veznesine gidene kadar cebindeki bozuk paraları da kaldırıma konfeti yağdırır gibi saçtığını görenler var; onların tanıklığıyla yazıyoruz.
Budala Richard’ın bir suçu olmadığı için tutuklaması mümkün görünmeyen polis buna bir çare aramış ve ¨Kamu düzenini sabotaj etmek¨ kabahatiyle Halifax Delisini alıp, Kraliçe Elizabeth Akıl Hastanesi’ne kapatmıştır.
Eminim ki gayet iyi biliyorsunuz: Polis bir kez sizi tutuklamak isterse buna bir gerekçe nasılsa bulur.
Soruşturma devam ederken, pek merakta kalan kamuoyuna, parça parça olan biten açıklanmış ve böylece anlaşılmıştır ki Budala’nın dağıttığı paralar helal paradır, bir yerden aşırılmamış, Richard’ın yıllarca kazandığı ve biriktirdiği bir küçük servettir.
Bu açıklama yapılınca Budala Richard’ın ailesi hemen harekete geçer.
Sokakta dağıtılmış paranın, insaf sahibi yurttaşlar tarafından Mahkeme aracılığıyla iadesi istenir.
Lakin şimdiye kadar tek bir kuruş dahi geri gelmemiştir.
Hasılı, geçmişe mâzi yenmişe kuzu denileceğinden, Dolarcıkların üzerine bir bardak soğuk su içilmesi şart olmuştur.
Hibe edilen paraların geri iadesini beklemek boşuna olmakla beraber, bir ümit kapısı olup, meblağı bekleyeni teselli eder miktardadır.
Zira Halifax Budalası, tahmin edilen miktara bakılırsa, Mart ayı ortalarında başlayıp tımarhaneye kapatıldığı güne kadar yaklaşık olarak 70 bin Kanada Doları dağıtmıştır.
Tek göz odalı bir ev satın almaya yeter bir paradır bu!
Uzun bir süre, deli diye enselenene kadar, kim olduğu bilinmediği için ¨Gizemli Adam!¨ , ¨Parasını Paylaşan Muhteşem Kahraman!¨ , ¨Fakirlerin Dostu!¨ , ¨Modern zamanların Robin Hood’u!¨, hatta işi ileri götürüp İsa Hazretleri aramızda gibi, halk arasında hemen üretilmiş lakaplarla tanındı, Halifax’ın Budalası…
Şimdi tımarhanede tedavisi yapılıyor.
Adam olup dışarı çıkarsa parasını oraya buraya dağıtmayacak, saklayıp faiz almak üzere bankaya, borsalara, hisse senetlerine yatıracak.
Hasılı adam gibi adam olacak…
Fakat, adam olup dışarıya çıkınca, ¨Ben ne halt ettim, elimdekini avucumdakini dağıttım!¨ diye dövünürse, işte o zaman fena…

__________________________

Mahmut Şenol, 04.09.2014
msenol34@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two + 2 =