Bugünü yaşamak..

Uzun zamandır kendimi, en iyi yazı yazarak ifade edebildiğimin farkındaydım. uzun zamandır aklımda yapmayı planladığım tonlarca şey vardı. ve uzun zamandır erteliyordum…
 
Ve bugün..
Hayatımdaki en önemli şeyin farkına vardım; Bugün’ün..
 
Şimdiye kadar yapmak istediklerimi hep yarına erteleyip durdum (bu yarın’dan kastım belki de yıllar sonra).
 
Oysa bugün düşündüm de; bugünün yarından ne farkı var?
Ama hayır.. Olur mu hiç.. Bugün hiçbirşey güzel değil ama gelecek nasıl olsa güzel, bugün yatsamda olur yarın başarılı bir hayat beni bekliyor, yıllardır paramın hesabını bilemedim ama eminim yarın çok güzel para biriktireceğim, oo şu köşede yeni bir cafe açılmış! bir gün kesin gideriz arkadaşlarla, bu yıl da ders çalışmadım ama olsun seneye kesin okul birincisi olacağım, yine kilo almışım ama şu pastayı da yesem yarın diyete başlarım nolcak..
Bu düşünceler tanıdık geldi mi?
 
Hepimiz ileride herşey harika olacakmış gibi bütün umudumuzu geleceğe bağlamadık mı? Peki şimdiye kadar büyük umutlar bağladığımız olaylardan hangileri tam olarak beklediğiniz mutluluğu verdi?
Bugünün ne olduğunun farkında olan kaç kişi var aramızda?
Hayatımızı hep yarına erteliyoruz, en basit şeyleri bile erteliyoruz ve yarın yapacağımıza inanarak huzur bulmaya çalışıyoruz. Yarın dediğim şey herhangi bir gelecek zaman.
 
Küçük bir çocukken ”ben büyüyünce..” diye başlayan cümleler kurarız, ilkokulda lise hayatımızın harika geçeceğini düşünüp onu sabırsızlıkla bekleriz, lisede üniversite’ye başlayıp bir an önce özgürlüğümüze kavuşmak isteriz, sonra iş bulmak hayatımızın anlamı olur, bir iş bulduğumuzda hedef; yükselmek, daha da yükselmek, iş hayatından yorulup emekliliği bir cennet olarak hayal etmeye başlarız.. Peki bakalım, emekli oldunuz, oturup rahatça düşünmek, torunları sevmek, kendinize yönelmek için bolca zamanınız var. Fakat bir an dönüp geçmişinize bakıyorsunuz; dolu dolu yaşadığınız, sizi tam olarak tatmin eden kaç gün var hayatınızda? Eski günlerinizi düşündüğünüzde çok eğlendim diyebiliyor musunuz yoksa en güzel yaşlarınızın geçip gittiğine mi yanıyorsunuz? Pişman mı oldunuz? Olmayın çünkü asla geç değil. Yaşayacak bir gününüz daha varsa eğer, birşeyler yapmak için geç kalmadınız demektir. Unutmayın ki en güzel gününüz: bugün!
 
Şimdi bir düşünün; bir gün çok mutlu olacağınıza inanarak yaşamak mı güzel yoksa bir daha elinize geçmeyecek bugünü en mutlu şekilde yaşamak mı?
 
”Gerçek değişim, kimi eski şeyleri farklı görmeye başlamaktır.” Bugün o sevmediğiniz hayatınızdan alabileceğiniz bütün verimi alın, elinizdeki bütün fırsatları en iyi şekilde değerlendirin. Girdiğiniz ortamların tadını çıkartın, arkanızda güzel izler, iyi intibalar bırakın. Her gün önünden geçtiğiniz ve beğendiğiniz cafe’ye bugün girip bir şeyler için, aylardır evde gözünüze takılan o kitabı bugün okumaya başlayın. Bugünü hakkını vererek yaşadım yarını yarın düşünürüm deyip rahat ve huzurlu bir uykuya dalın.
 
Sizi bunalımlara sürükleyen hayatınızı sadece bir gün sürecekmiş gibi düşünün; geçmişinizi aklınızdan silin, ve aynı şekilde geleceği de.. ”Bir gün daha yaşamak ne kadar zor olabilir ki?” diyerek her anın tadını çıkartın.
Şu anda elinizin altında duran ve hiç farketmediğiniz bir çok fırsat sizi hayallerinize kavuşturmayı bekliyor.. Bugün iyi davrandığınız bir insan size hayatta yeni bir kapı açacak belkide..
Peki, ne zaman harekete geçeceksiniz? haftaya mı, birkaç gün sonra mı, yarın mı? yoksa …


________________


* Yazarımız Üstüdar Lisesi 2’nci sınıf öğrencisi
jmoovio@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.