Bumerang aşklar…

Gidenin  vitaminleri kalan tarafından depolanmış, ruhu aşkıyla stoklanmıştır. O başka bir ten tarafından kabul görmeye gidiyordur ve eğer karşılık bulamazsa ihtiyacı olan hüzün’ün adını ‘aşk’ koyacaktır. Bir açıklama beklemeyin,… Martaval okuyan çok insan gördünüz, aşkından ölen, yollara düşen, düzenini bozup peşinden giden, hangisinin mantıklı bir açıklamasını duydunuz? Belki de bu defa giden sizsiniz ve bütün bunların cevabını kendinize çoktan verdiniz.


Kazanmadan gitmiyoruz. Ruhunuz doyacak, bedeniniz doyacak, özlem, kıskançlık, terketme evreleriyle  nice serüvenlere kement attığınız bu arena da, daha  nice yarışlara gireceksiniz…  Gidenler  neden gittiğini biliyorlar oysa., kalanlarsa debeleniyor, gözü başka bir şey görmüyor kanayan yerinden başka… illa bir ilaç arıyorlar hırsların, öfkelerin, yapış yapış ihanetlerin tedavisi için, sanki bir hastalıkmış gibi aşk acısı. Belki bir hafıza silici, belki bir kaç unutkanlık hapı, belki yeni bir sevgili. Oysa yaşananların üzerini hafif bir tülle örtmedikçe  hepsi  geçici…


O yıllar yılı süren ilişkilerin içinde , sakın ola da  yılların ağdalı bir huzurla  sıradanlığa dönüştüğünü sanmayın.  Onlar kendi durumlarını yaratan bir başka devrin insanları. Aşk kavramı çiş gibi gelip giden  şımarık bir ihtiyaç değil onlar için.  Aşk’ı korumanın yollarını biliyorlar, sade ama hiç bir zaman basit değil aşkları. Onurlu, güvenilir ve tek seferlik. Ve onlar sevgiye duyulan  inancın, paylaşımın, tahammülün,  naif duyarlılığın yaşandığı altın çağı ne mutlu ki  yakaladılar son anda. .. Şimdi Devir Bumerang aşklar devri. Yani asılı tut, zamana yay, fırlat gelsin, git beklesin, kaç yetişsin, pause ve play  ilişkileri… Hatta mümkünse hoşça kal deme,  bir kez daha deneme şansını yitirme. Dönebilmek için bir bahanen olsun illa ki.


‘Bütün kazananlar gibi terk ettin’ der Murathan Mungan…  ki bir kez terkedilenler almışlardır derslerini. Ve beklemenin ve ümid etmenin ve sevmenin onları nerelere getirdiğini. Hani sevgi kurtaracaktı dünyayı?, niçin seven çekiyor en çok acıyı ? Siz bir daha aynı acıları yaşamak ister misiniz, siz yine de bu kadar çok sevmek ama delice sevmek, kaybolmak, savrulmak bir aşk için ölmek  ister misiniz?   Siz kaybeden olmak ister misiniz?  Onun için korkak sevdalar başıboş ruhlar gibi dolaşıyor etrafta. Kimse fedakarlığı göze alacak kadar sevmek istemiyor adı aşk da olsa… Belki  şimdiye dek biriktirmedikleri için derin bir aşkın mahremiyetini, belki yaşadıkları için gitmenin de kalmanın da vahametini…


Siz iyisi mi bütün kazananlar gibi terk edin. Fatihi olun yalnız bıraktığınız kalplerin. Hep beklesinler sizi zamana asılı olarak, hep ümit etsinler, yolunuzu gözlesinler ki siz bir gün gitmek istediğiniz de illa olsun bir yedeğiniz. 


Bumerang aşklar çağı bu çağ… Öfkeyi ‘aşk’ zanneden, gözden çıkarılmayı içine sindiremeyen, kızgınlık ve hırs biriktiren ama bu zaafı ‘sevgi’yle adlandıran nice bumerang çılgını sizi bekliyor.  İsmini aşk koyuyor kaybedilmiş özgüveninin.


Bu gün bütün kazananlar gitsin. Kalanlar kazanmaya ve terketmeye programlansın. Saygı yerini çılgın egolara bıraktı, acele edin o gitmeden siz gidin… Bütün kazananlar gibi terkedin…


Ama;  sığınabileceğiniz bir liman bulamadığınızda da , yıllarca süren aşklara öykünmeyin, sahibi sizsiniz bu tercihin…


BUMERANG?


Tarihte kaydedilmiş  en eski sporlardan biridir. Günümüzde başta ABD’de olmak üzere bazı ülkelerde, hedefe yakınlık, mesafe, hız ve yakalama kategorilerinde spor olarak hala yapılıyor…/ Bilinenin aksine bütün bumeranglar geri gelmezler.  Fırlatana geri dönebilen bumeranglar sadece Avustralya yerlileri Aborijinler tarafından spor olarak veya kuş¸ sürülerini avlamakta kullanılırlar. Aborijinlerin tarih öncesi zamandan beri bumerangları kullandıkları biliniyor…/ Bumerangın nasıl geri döndüğü günümüzün bilim insanları tarafından tam anlaşılmış değildir. Dönüşün aerodinamik kaldırma gücü ile üç eksende yaptığı cayroskobik dönüşün birleşiminin yarattığı sanılmaktadır. Geri dönebilen bumerangların, diğerlerinin uçuş şekillerinin gözlemlenerek veya tamamen tesadüf  sonucunda gelştirildiği sanılıyor.


SİBEL BENGÜ’NÜN DİĞER YAZILARI


– İstanbul’da yine yağmur var…


– Kelimeler, kelimeler, kelimeler…


– Bir şairin bildiği sevgi/ Attila İlhan için…


– Nedir, niyedir? Neyse…


– İnsan bazen kendini bırakıp delice gitmek istiyor…


– 3 kadın 1 kritik…


– Hayatın şablonu mu var?


– Haydi dostlar buyrun kahveye…


– Muhakkak…


Aşk’a herşey dahil…


Bir İstanbul hatırası


Kadın dediğin


– ‘Adam gibi adam’ dedikleri…


– Mantığım intihar, ruhum serseri…



Sibelbengu@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.