Bunlar boş işler

Pof. Dr. İlber Ortaylı katıldığı bir televizyon programında şiirle politika, tefekkür yapılamayacağını, şiirle tefekkür yapan toplumların geri ve hödük toplumlar olduğunu söyledi.

Türkiye’nin gündemine denk düşen, üzerinde düşünülmesi gereken sözler.

Bana da bir olayı hatırlattı.

1993 yılında bir yandan Azerbaycan ile Ermenistan arasında süren savaşı diğer yandan da cumhurbaşkanlığı seçimlerini izlemek üzere AA muhabiri olarak Bakü’deydim.

1993 Ağustos ayında yapılan referandumla cumhurbaşkanlık yetkilerini Ebulfez Elçibey’den devralan Haydar Aliyev’in seçimleri kazanacağına kesin gözüyle bakılmasına karşın hile söylentilerinin engellenmesi için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve ulusal meclislerden temsilciler gözlemci olarak Bakü’de bulunuyordu.

Türkiye’den de bir parlamento heyeti gözlemci sıfatıyla Bakü’deydi. Aliyev heyetleri kabul ediyordu. Türk heyeti de Aliyev’i ziyaret etti. Aradan yirmi yıldan fazla geçti. Heyette kimler vardı hatırlamıyorum. Ancak gerek TBMM kayıtlarında gerekse Dışişleri arşivinde ziyarete ilişkin ayrıntılı kayıtların bulunmasının mümkün olduğunu düşünüyorum. Heyet sözcüsü Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin tarihi geçmişine dikkat
çekerek, ilişkilerin derinliğini anlatmak için mealen iki ülke halklarının aynı türkülerden şarkılardan hoşlandığını, Türkiye’de Azeri türkülerinin çok sevildiğini, bunun da ilişkilerin iyi olduğunun göstergesi olduğunu ifade eden bir konuşma yaptı. Ardından Azerbaycan’da yapılacak seçimlerde adayların propaganda faaliyetlerinde iletişim araçlarının tek taraflı kullanıldığına ilişkin, ortama çok da uygun olmayan eleştirilerini dile getirdi.

Sözü alan Aliyev adeta bir siyaset dersi verircesine halkların aynı türkü ve şarkılardan hoşlanmalarının güzel olduğunu ancak uluslar arası ilişkilerin türkülerle şarkılarla yürütülmediğini ifade edince salondaki türkü şarkı havası bir anda bitti.

Aliyev daha sözünü bitirmemişti, şok Aliyev’in kendisine düzenlenmesi planlanan suikast girişimine ilişkin bir Türkün de tutuklandığını söylemesi oldu. Salon buz kesti…artık olan biten Aliyev’in kontrolündeydi…Aliyev kendisine yöneltilen eleştiriye, bu tür ziyaretlerde dile getirilmesi protokol nezaket kurallarının dışında bir açıklamayla çok sert karşılık vermişti…

Türkiye’de de bu aralar sorunlara çözüm arayışlarında türküler, türkücüler ön plana çıkıyor. İlber Hoca’nın açıklamaları bana da bu anıyı hatırlattı. Türkü, şarkı güzel. Duygulanırız, duygulanıp ağlarız, şiirle dilimizi öğreniriz . Önemlidir. Ama ulusal ya da uluslar arası sorunların çözümünde türkülerin, şarkıların belirleyici katkısı tarihte görülmüş bir olgu değildir.

Hoca’nın deyimiyle bitirelim…

Bunlar boş işler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.