Buradan bakınca Türkiye…

Buradan bakınca Türkiye…

0
PAYLAŞ

toprağın her karışında tarihin bir kalıntısına rastlamamız ve görmemiz mümkün. İşte Türkiye’yi konuşacağız…


Peki neler yazacağım bu sütunlarda? İşte onlardan bir kaçını size sıralamak istiyorum.


Zaman zaman doğudaki insanımızın sıkıntısını, ağıtını, çilesini, hasret ve özlemini, romanlara konu olmuş işlenmemiş aşklarını… Zaman zaman Karadeniz’deki insanımızın fındık ve çay işçisinin çilesini, kömürün karasını, hamsinin bereketini, yaylarını konuşacağız…


Güneydeki insanımızın pamuk ve buğday uğraşısını, tarlanın çapasını… Konya’yı, Mevlana’yı, Torosları, Akdeniz’i, Bodrum’u Antalya’yı, Ölü Deniz’i, Efes’i, İç Anadolu’dan Akşehir’i Nasrettin Hoca’yı, Aşık Veysel’i, Ürgüp’ü, Göreme’yi ve tabii ki Ankara’yı… O sımsıcak gündemi olumlu işlere takdiri, olumsuzluklara eleştirimizi yapacağız…


Doğan her bebegin2 bin 500 Dolar borçla doğusunu, size Ankara’ya deniz getireceğiz diyen politikacıyı konuşacağız…


Ve tabiki kentler kenti İstanbul’umuzu yedi tepeyi yurdun dört bir yanından biraraya gelmiş, geleneğin ve göreneğin birleştiği. Kaynaşamazlar anlaşamazlar diyenlere inat kenetleşen ve buram buram Anadolu kokan tam bir isan sentezinin yaşandığı kenti, kız kulesini Ayasofya’yı Ayasofya’dan güneşin batışını, adaların o mistik havasını, galatayı, Beyoğlu’nu Eminönü’nü, Üsküdar’ı konuşacağız…


Batı’daki insanımızın ayçiçeğini, pirincini, peynirini… Yaşayış biçimini Hıdrellezi, Kapıkule’yi, anavatana atılan ilk adımlarını, heyecan ve çoşkusunu, acısı ve tatlısı ile geçmişi hatırlamak, yarının Türkiye’sinin daha iyi nasıl olabiliri…


Kısacası biradan bakınca Türkiye’yi konuşacağız…


_______________


Resul Kaynak yazdı…

BİR CEVAP BIRAK