Bush oğlu Bush’un yaptıkları

Hazırlayan: Faruk Eskioğlu

ABD’de 20 Ocakta koltuğunu Barack Obama’ya bırakacak olan George W. Bush bütün dünyada kan, öfke ve kinin sembolü olarak anılacak…

ABD’deki 2000 yılı Başkanlık seçimlerinde Bush, Demokrat aday Al Gore 500 bin daha az oy almış fakat seçim sisteminden dolayı koltuğa oturmuştu. Seçimlerde petrol ve silah şirketlerinin yanısıra ne yazık ki ABD’deki Müslümanların ilk kez toplu oy kullanarak Bush’u desteklemişlerdi.

Bush 2004’de ise Demokrat aday John Kerry’yi geride bırakarak ikince kez başkan seçildi. Bush’a oy kazandıran ‘eşcinsel evlilik’e karşı çıkması 11 ayrı eyalette halk oyuyla yasaklandı. Bush’a başkanlık vizesi veren Ohio eyaletindeki şüpheli oylar Kerry’nin istememesi üzerine yeniden sayılmadı…

Bush başkanlık yaptığı dönemde dünyadaki her türlü kötülüğün babası oldu. Bush, küresel ısınmanın önüne geçecek Kyoto Protokolu’nu “ABD ekonomisine zarar vereceği gerekçesiyle” imzalamaktan kaçındı. Oysa felakete yol açacak sera gazların 5’te birini tek başına ABD atmosfere salıyordu.

Bush, Dünyayı Mayınlardan Arındırma Anlaşması’na da imza koymayarak dünyaya mayın geliştirmeyi ve satmayı sürdürdü… Nükleer Silahsızlanma Anlaşması’nı imzalamasına karşın hiç bir yaptırımına uymadı… Üstelik Türkiye’de dahil Avrupa’yı nükleer silah tarlasına çevirdi…

Afganistan ve Irak’ı işgal etti. Yalnızca Irak’ta bir milyon sivilin yaşamını yitirmesine neden oldu. İsrail’i koşulsuz destekledi. İsrail’in saldırgan politikasını açıktan desteklemekte yetinmedi BM’de de onun adına kulis yaptı. Arap ülkelerinde kukla yönetimler oluşturdu.

Dünyada en çok silah satan ülke konumunu korudu. Avrupa’ya yerleştirmeyi planladığı Füze Kalkanı Projesi ile silah yarışını yine tetikledi. Azerbaycan’dan Kazakistan’a yeni askeri üsler kurdu. Kafkasya’daki diktatörlükleri koşulsuz destekledi. Beyaz Rusya yönetimini devirmek için entrikalar çevirdi.

Sanki kendisinde yokmuş gibi “İran’ın nükleer silah üretmesinin dünya barışını tehdit edeceği” bahanesiyle İran ile gerginlik politikası izledi. Türkiye de dahil İran’ın komşularını İran’a karşı kışkırttı, ekonomik işbirliğini engelledi ve İran’ı uluslararası arenada izole etmeye çalıştı…

Latin Amerika’daki ABD’nin uydu devletler çemberi dışında kalan ülkelere baskısını sürdürdü. ABD’nin 47 yıldır sürdürdüğü Küba ambargosunu sıkılaştırdı. Diğer Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi Venezüella’da da uydu yönetimi oluşturmak için muhalefete destek oldu ve darbeler planladı.

Afrika açlıktan kırılırken yalnızca seyretti. Çokuluslu şirketlerin borsadaki hisselerini şişirmesine göz yumarak finansal krize neden oldu. Bazı uzmanlara göre de bu  Rusya, Çin hatta AB ülkelerinin ellerindeki doların değerini düşürmek için masa başı operasyonuydu…

Bush, 11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi ikiz kulelerine saldırıdan 5 gün sonra, terörizme karşı “haçlı seferi” ilan etti. Basına gaf diye yansısa da Bush’un politikaları bu yönde gelişti. Günümüzde, Müslüman topraklarında 12’nci yüzyıldaki Haçlı Seferleri askerlerinin tam 22 katı işgalci asker yığıldı. Bush’un Irak’ı işgal ettiğinde de şii ve sünnileri Müslümanlıktan ayrı birer din sandığı da basına yansıdı.

Bush, “teröre karşı” diye tanımladığı savaşında insan haklarını ayaklar altına aldı. Afganistan, Pakistan ve Afganistan’dan getirilen Müslüman direnişçileri Küba’dan işgal edilen Guantanamo Deniz Üssü’nde yıllardır tutmayı sürdürdü. Kendi vatandaşları da dahil bütün dünyadaki insanların kişisel bilgilerini ve özel yaşamlarını gözetleyen düzenlemelere ön ayak oldu.

 

***

BUSH’UN GAFLARI…

BBC’nin hazırladığı Bush’un bu süreçte en çok akılda kalan sözlerinden seçmeler şöyle:

KENDİSİ HAKKINDA

“Beni yanlış hafife aldılar.”
Bentonville, Arkansas, 6 Kasım 2000

“Neye inandığımı biliyorum. İnandıklarımı ve inandıklarımı dile getirmeye devam edeceğim. İnanıyorum ki inandıklarım doğru.”
Roma, 22 Temmuz 2001

“Tennessee’de eski bir deyiş vardır. Biliyorum Teksas’ta. Muhtemelen de Tennessee’de. Der ki, beni bir kere kandır, yazıklar… yazıklar olsun sana. Kandır beni, tekrar kanmazsın ki.”
Nashville, Tennessee, 17 Eylül 2002

“Hiç kuşku yok ki seçildiğim dakikada, ufuktaki fırtına bulutları neredeyse tam tepeme geliyordu.”
Washington DC, 11 Mayıs 2001

“Dostum Senatör Bill Frist’e bugün bize katıldığı için teşekkür etmek istiyorum. Kendisi Teksaslı bir kızla evlendi, bilmenizi isterim. Karyn de bizimle. Batı Teksaslı bir kız, tıpkı benim gibi.”
Nashville, Tennessee, 27 Mayıs 2004

DIŞ İLİŞKİLER

“Amerika ve Japonya, bir buçuk asır öncesinden bu yana, modern zamanların en büyük ve kalıcı ittifaklarından birini kurmuştur.”
Tokyo, 18 Şubat 2002

“Terörle savaş, Saddam Hüseyin’in doğası, Saddam Hüseyin’in geçmişi ve kendi kendini terörize etme isteğinden ötürü Saddam Hüseyin’i de kapsıyor.”
Grand Rapids, Michigan, 29 Ocak 2003

“Düşmanlarımız yenilikçi ve kaynakları da var. Biz de öyleyiz. Ülkemize ve halkımıza zarar vermenin yeni yollarını düşünmekten vazgeçmiyorlar. Biz de vazgeçmiyoruz.”
Washington DC, 5 Ağustos 2004

“Bence savaş tehlikeli bir yer.”
Washington DC, 7 Mayıs 2003

“Büyükelçi ve generalin bana verdiği bilgiye göre Iraklıların büyük bir çoğunluğu barışçıl ve özgür bir dünyada yaşamak istiyorlar. Biz bu insanları bulacağız ve onları adaletin önüne çıkaracağız.”
Washington DC, 27 Ekim 2003

“Biliyorsunuz, işimin en zor kısımlarından biri Irak’ı terörle savaş konusuyla ilişkilendirmek.”
CBS Haber, Washington DC, 6 Eylül 2006

EĞİTİM

“Okumak tüm öğrenmenin temelleridir.”
Reston, Virginia, 28 Mart 2000

“Teksas valisi olarak, devlet okullarımız için yüksek standartlar koydum, ve bu standartları [ben] karşıladım.”
CNN, 30 Ağustos 2000

EKONOMİ

“Küçük işletmenin büyümesinden anlarım. Ben de böyleydim.”
New York Daily News, 19 Şubat 2000

“Çok açık ki bu bir bütçe. İçinde pek çok rakam var.”
Reuters, 5 Mayıs 2000

“Linda’ya itimadım sürmektedir. İyi bir Çalışma Bakanı olacak. Basından okuduğum kadarıyla kendisi mükemmel niteliklere sahip.”
Austin, Teksas, 8 Ocak 2001

“Öncelikle şunu açıklığa kavuşturayım, yoksul insanlar mutlaka katil değildirler. Zengin olmamanız öldürme isteği duyduğunuz anlamına gelmez.”
Washington DC, 19 Mayıs 2003

SAĞLIK SİSTEMİ

“Reçeteli ilaçlar konusundaki görüş farklılıklarımız hakkında büyütülebilir olmamız gerektiğini düşünmüyorum.”
Orlando, Florida, 12 Eylül 2000

“Çok sayıda iyi doktor işi bırakıyor. Ülke genelinde çok sayıda jinekolog kadınlara olan sevgilerini pratiğe dökemiyor.”
Poplar Bluff, Missouri, 6 Eylül 2004

TEKNOLOJİ

“İnternetteki otoyollar daha fazla az mı olacak?”
Concord, New Hampshire, 29 Ocak 2000

“ABD Senatosu için, herhangi bir tür klonlanmış bir insanın o salondan çıkmasına izin vermek hata olacaktır.”
Washington DC, 10 Nisan 2002

“Bilgi hareket ediyor. Biliyorsunuz gece haberleri tabii ki tek yönlü ama aynı zamanda blogosferden ve internetlerden de geçiyor.”
Washington DC, 2 Mayıs 2007

DİĞER ALANLAR

“İnsanoğlu ve balığın barış içinde birarada yaşayabileceğini biliyorum.”
Saginaw, Michigan, 29 Eylül 2000

“Ülkeye yasadışı yollarla girenler kanunu ihlal ediyorlar.”
Tucson, Arizona, 28 Kasım 2005

“İlk başkan George Washington’dur elbette. Onunla ilgili ilginç olan bir şey geçen sene onun hakkında üç; üç ya da dört kitap okumuş olmam. İlginç, değil mi?”
Muhabir Kai Diekmann ile konuşurken, Washington DC, 5 Mayıs 2006

YÖNETİM HAKKINDA

“Benim liderlik konusunda farklı bir vizyonum var. Bir liderlik, insanları biraraya getiren biridir.”
Bartlett, Tennessee, 18 Ağustos 2000

“Karar veren benim ve neyin en iyi olduğuna ben karar veririm.”
Washington DC, 18 Nisan 2006

“İşin aslı, Washington’daki pek çok rapor kimse tarafından okunmuyor. Size bunun ne kadar önemli olduğunu göstermek için ben okudum ve [Tony Blair] okudu.”
Baker-Hamilton raporunun yayımı hakkında, Washington DC, 7 Aralık 2006

“Size tek söyleyebileceğim, vali aradığı zaman onun telefonuna cevap vermemdir.”
San Diego, California, 25 Ekim 2007

“Zeki birileri, bu Oval Ofis’in içinde neler olduğunu anlamadan önce ben çoktan uzaklaşmış olacağım.”
Washington DC, 12 Mayıs 2008


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

17 − sixteen =