Büyükanıt, çiftçi Öncel ve Unakıtan

Burası Türkiye hiçbir şey için olmaz olmaz demeyin. Ülkenin Başbakanı vatandaşa konuşma yaptığı meydanda “Terbiyesizlik yapma lan” diye çıkışabilirken, Başbakan tarafından kendisine lan diye hitap edilen vatandaş da, ülkenin Başbakanı’na “Erkeksen gel buraya” diye kamuoyunun önünde meydan okuyabiliyor. Basında bugün çıkan haberlerden öğrendik ki, Mersinli Çiftçi Kemal Öncel Tayip Erdoğan’a dava açmak için gittiği adliyenin önünde bu sözlerle meydan okumuş.


İkisi de şaşırtıcı ve olmaması gereken bir davranış!


Ne yazık ki sağduyulu kesimlerce ısrarla söylendiği gibi gelişmelere bakıldığında, bizim de daha önceki yazılarımızda da altını çizdiğimiz gibi, 2006 yılı zor ve gerilimli geçecek. Durum açık ve net olarak görülebiliyor. Gelişmelerin ve olayların zaman zaman ülkeyi sarsacak boyutlara gelebileceğini söylemek, olayları abartmak biçiminde yorumlanamaz!.


Mersinli Çiftçi Öncel; Başbakan, AKP Mersin milletvekillerinden kimileri ve AKP’nin Mersin İl ve ilçe başkanlarıyla, Başbakanın iki koruması hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş.


Öncel, Başbakanla olan bilinen konuşmasından sonra, AKP teşkilatından kimilerince kaçırılarak tehditle Başbakandan özür dilettirildiğini iddia ederek, şerefi ile oynattırmayacağını ve ölümü göze aldığını ifade ettikten sonra başbakan’a “erkeksen gel buraya” şeklinde çağrıda bulunduğunu bugün basında çıkan haberlerden öğreniyoruz. (aktifhaber.com – haberbizde.com  6 mart 2006)


Basında çıkan haberlerde bir yanlışlık yoksa, yani haberler doğruysa, sanıyoruz Cumhuriyet’ten bu yana bir başbakanla bir çiftçi vatandaşın karşılıklı olarak bu şekilde konuşmalarına, ülke ilk kez tanık olmuş olacak. Bakalım yaşadıkça daha neler göreceğiz?


Van Cumhuriyet Savcılığınca Kara Kuvvetleri komutanı orgeneral Yaşar Büyükanıt hakkında düzenlenen iddianame, ülke gündemine bomba gibi düştü. Bir kuvvet komutanı hakkında (akçalı konulara bağlı olmayan) bildiğimiz kadarıyla ilk kez böylesi ağır suçlamaları içeren bir iddianame düzenleniyor. İddianamenin içerdiği konuların hukuki haklılık açısından değerlendirmesini hukukçulara bırakarak, olayın siyasi ve toplumsal cephesine bağlı düşüncelerimizi aktarmak istiyoruz.


Türkiye’de bir şeyler oluyor da, bizler henüz işin ciddiyet arz eden boyutlarının ayrımında değil miyiz acaba? Şemdinli olaylarının esrarı henüz tam olarak çözülmüş değil. Olaya bağlı olarak ordunun en üst kademsinde görevli bir komutan hakkında iddianame hazırlanması neyin ifadesi?  İddiada yer alan ağır suçlama karşısında, sadece orgeneral Büyükkanıt Paşa mı suça hedef olacak? Suçlama Genel Kurmay’ı da dolaylı olarak içine almayacak mı? Kara Kuvvetleri Komutanı, ordudaki icraatlarını kendi adına yapmadığına göre temsil etmiş olduğu ordu kademesi ve tabi ki içerisinde bulunduğu Genel Kurmay’da hedef tahtası durumunda bırakılmıyor mu?


Ülke olarak içinde bulunduğumuz hassas dönemde, PKK’nın azgınlığa başlayacağı mevsimin başlangıcında ülkeyi savunmakla görevli güvenlik güçlerimizin iç sarsıntılarla karşı karşıya bırakılması ülke adına son derece talihsiz bir olay olarak değerlendirilmelidir.


Bu satırlar yazılırken Genel Kurmay Başkanı Özkök’le Başbakan Erdoğan’nın  70 dakika süren görüşmesi bitmiş ancak kamuoyuna görüşmeyle ilgili bir açıklama yapılmamıştı. Bu hassas görüşme sonucu ne gibi açıklama yapılacak herkes gibi biz de merakla bekliyoruz.


Halk arasında, medya da, çeşitli sivil toplum kuruluşu merkezlerinde olayla ilgili değişik yorumlar yapılmaya devam ediyor. Büyükanıt Paşa’nın Genel Kurmay Başkanlığı’nın engellenmesi iddiasını içeren yorumlar sıkça yapılmakta.


Ancak, farklı boyutta olmasına karşın, Unakıtan hakkında ki aile bireylerine rant sağlama amaçlı, Maliye Bakanı konumuyla kimi uygulamalarına yönelik suçlamaları gündemden düşürmek gayesiyle, böyle bir durumun yaratıldığı şeklinde ki iddialar, yaygın şekilde ortalıkta konuşuluyor.


Böylesine bir iddiayı somutlaştırmak pek tabi olanaklı değil. Ancak, olayda iddia edildiği gibi planlı bir amaç olmasa da, olayın, Sayın Unakıtan’la ilgili çeşitli iddiaların gündemden düşmesi açısından, şans olduğunu düşünmek ya da söylemek sanırız abesle iştigal sayılmaz.


Ankara’da gerimli saatler yaşanmakta. Medya ve kamuoyu büyük ölçüde Büyükanıt Paşa hakkında ki iddianame konusu gelişmelere kilitlenmiş durumda. Genel Kurmay Başkanı ve Başbakan görüşmesinin sonucunda, nasıl bir karar çıkacak? İddianameye bağlı olarak Büyükanıt Paşa’nın yargılanması için Genel Kurmay tarafından onay verilecek mi? Onay verilirse ortaya çıkacak durum, TSK’da yıpranmaya neden olmayacak mı? Aksi durumda, Van savcılığınca hazırlanan iddianame konusu olayların kapatıldığı şeklinde, kamuoyunda bir izlenim uyanmayacak mı? Bütün bunlara bağlı olarak gelişmeler tedirginlikle izleniyor.


Her ne şeklide olursa olsun, Türk Silahlı Kuvvetlerini yaralayacak, güçsüzleştirecek tutum ve davranışlardan her kesimin özenle kaçınması gerekir. Silahlı kuvvetler ülkemizin ve milletimizin baş tacı, zarar gelmesine kimsenin gönlü razı olmaz. Umarız konu sağduyu çerçevesinde, tabi ki yasalara uygun olarak çözümlenir.


Biz Büyükanıt Paşa gibi değerli bir komutanın ordumuzun başına zamanı geldiğinde Genel Kurmay Başkanı olarak geçmesini çok sayıda vatandaşımız gibi yürekten isteyenlerdeniz.



E-mail: burhanaozbey@yahoo.com 


 


 


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.