Çalışma yaşamına yeni Bakan

Çalışma yaşamına yeni Bakan

0
PAYLAŞ
İSMAİL BAYER – Ağustos ayının son günü. Ankara’da sakin bir yaz akşamı. Hükümet kanadından gelen bir haber, önce bir şaşkınlık yaratıyor. Neler oluyor. Bir Bakan, istifa ediyor. Başka bir sürpriz takip ediyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da yeni bir Bakan geliyor.
Gazeteci arkadaşlarla beraberken gelen haber, hemen bir şaşkınlık yaratıyor doğrusu. İçişleri Bakanı istifa etti. Hemen soru geliyor. “Ala”ya ne oldu. Sorular devam ediyor. Bakanlığa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı getirilmiş. Süleyman Soylu bir bakanlıkdan, başka bir bakanlığa.
“Ala” bırakılıyor. “Soylu”da ki bu yükseliş ne. Soru haklı. Başka bir Parti Başkanlığı’ndan, AK Partiye transfer. Sonra hemen milletvekili, hemen yeni bir seçim ve yeniden milletvekili. Bir bakıyoruz, Milletvekili oldukdan sonra daha altı ay bile geçmeden, Davutoğlu Hükümeti’nde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı. 64. Hükümet’ten, 65. Hükümet’e geçerken, Yıldırım Hükümeti’nde de yine aynı Bakanlığı sürdürüyor.
AK Parti içinde, o kadar çok sendikal kökenli milletvekili varken, Soylu Bakanlığa devam ediyor.
65. Hükümet içinde yapılan ilk değişiklikle, Soylu bu kez İçişleri Bakanı oluyor.
Galiba, sendikal kökenli bir milletvekili Bakan mı oldu bu kez diye, daha soruya başlamadan, yapılan açıklama karşısında ise şaşkınlığımız, açıkça devam ediyor. Recep Akdağ’ın uzun süren Sağlık Bakanlığı döneminden sonra, Hükümet dışında kalmasıyla, Sağlık Bakanlığı görevine getirilen Mehmet Müezzinoğlu, daha sonra Hükümet dışında kalıyor ve yerine yeniden Recep Akdağ getiriliyor.
Recep Akdağ gidiyor, Mehmet Müezzinoğlu Sağlık Bakanlığına geliyor. Mehmet Müezzinoğlu gidiyor, Recep Akdağ yeniden geliyor. Neden gidiyor, neden geliyor. Neyse, biz Sağlık Bakanılığı’nı bırakalım.
Kabine dışında kalan Mehmet Müezzinoğlu, 65.Hükümet içinde yapılan ilk değişiklik de, bu kez Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na getiriliyor. Neden ve nasıl sorularını sormamız anlamsız. Başbakan’ın takdiri, Cumhurbaşkanı’nın onayı.
O zaman bize de, Mehmet Müezzinoğlu’na, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda başarılar dilemek kalıyor.
Ancak, yine de düşünmekten kendimizi alamıyouz. AK Parti içinde;
– İşçi sendikaları konfederasyonu, seçilmiş yöneticiliği yapmış,
– İşçi sendikaları, seçilmiş yöneticiliği yapmış,
– İşçi sendikaları konfederasyonunda danışman olarak çalışmış, bu konuda akademik kariyer ve Üniversite’de yöneticilik yapmış,
– İşçi sendikalarında uzman, danışman olarak çalışmış,
– Üniversite’de çalışma yaşamına ilişkin alanlarda kariyer yapmış,
– Kamu görevlileri sendikaları konfederasyonu, seçilmiş yöneticiliği yapmış,
– Kamu görevlileri sendikaları, seçilmiş yöneticiliği yapmış,
– Kamu görevlileri sendikalarında uzman, danışman olarak çalışmış,
– Bakan yardımcılığı yapmış,
bir elin parmaklarının sayısından daha fazla, sendikal yaşamdan gelen, AK Pari içinde milletvekili olanlar varken, Bakanlık beklentisi olanlar varken, onlardan değil de, başka bir isim Bakan oluyor. Bu da gösteriyor ki, AK Parti dönemleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na, sendikal kökenli bir milletvekili getirilmesi dönemi, hiç açılmadan kapalı tutulmuş oluyor.
Süleyman Soylu ismi gibi, Mehmet Müezzinoğlu ismi de, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı için sürpriz olmuştur.
Evet, AK Parti 65 Hükümet içinde ki, ilk değişiklilkle yeni bir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Sağlık Bakanlığı tecrübesinden sonra yeniden, bu deneyiminin ışığında yeni bir Bakanlık.
Süleyman Soylu, Bakanlığa gelir gelmez, sosyal tarafları bir araya getirme girişimi olarak, Çalışma Meclisi’ni toplamıştı. Bakan olarak ve ilk kez girdiği bir Bakanlık. Çalışma alanı ile ilgili önemli bir bilgilenme sağlamıştı. Bu toplantı sonrası önemli bir gelişme olmadıysa da, sosyal diyalog yolunu kullanması, olumlu bir girişim olarak değerlendirilebilir.
Yeni Bakan, Mehmet Müezzinoğlu’nun önünde, yılbaşına kadar olan sürede, yani 120 günde, gündeminde olacak konulara ilişkin, şimdilik sadece 5 tanesini, bir kaç cümle ile sıralamaya çalışalım.
1. – Asgari ücret şu anda, 1.300.TL. Ancak, gelir vergisi diliminde bir değişiklik gerçekleştirilmezse, iki ay sonra asgari ücret, bu kez artmayacak, 70.TL aşağıya inecek. Maliye Bakanı ile görüşerek, bu sorunu ivedilikle çözmesi gerekecek. Sonra da, 2017 yılı için asgari ücretin belirlenmesi konusunda, Komisyonu toplantıya çağıracak. Daha Komisyon toplantıya çağrılmadan veya çağrıldıktan sonra, değişik Bakanlar, asgari ücret açıklaması yapmasalar iyi olur.
2. – Torba Yasa ile kamu işyerlerlerinde, alt işverene bağlı olarak çalışanların, sendika üyesi olması sonrası, toplu iş sözleşmesi yapabilmesi güya sağlanmışsa da, sistem çalışmamaktadır. Sorun, adeta YHK’na yönlendirilmiştir. Yine Maliye Bakanı ile görüşerek, kamu işveren sendikalarının devreye girip, YHK’nun yükünün azaltılması ve asıl görevini yüretmesini sağlamak gerekecektir.
3. – Kıdem tazminatı konusunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı dışında ki hazırlıkları bir araya getirip, yeni bir politik tercih yapmak ve strateji çizme zorunluluğu vardır. 2017 ye erteleyerek, uzlaşmazlık konularını azaltmak gerekecektir.
4. – İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yasal düzenlemenin, soruna çözüm getirmek bir yana, yeni bir çok sorunlar oluşturduğu gerçeğini kabul ederek, yasa uygulamasını sürekli kısmi ertelemek yerine, yeniden ele alma konusunu, sosyal taraflara götürmek yararlı olabilir.
5. – Çalışma yaşamının özü, sosyal diyaloğa dayanır. Ben yaptım oldu ya da akşamdan sabaha yasa değişiklikleri ile bu alan düzenlenemez, sorunlar çözülemez. Çalışma Meclisi’ni toplayarak, sorunları öncelikle bir masaya yatırmak, bilgilenmek ve değerlendirmek yararlı olur. Bir Anayasa hükmü olan, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in de, üç ayda bir toplanması için Başbakan’ın çağrı yapmasının, yasa gereği olduğunu ve 2009 dan bu yana, Konsey’in toplantya çağrılmadığını hatırlatmayı da, acaba gündeme getirebilir mi?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na, çalışmaların da başarılar dileğini yineliyerek, yolu açık olsun diyelim.
______________
Ankara. 6 Eylül 2016.Salı.  ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK