Cami duvarına işediler

Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in Rusya’yla yağlı ballı olmasının diğer kutbu rahatsız edeceğini yazılarımızda dile getirmiştik ama ne yalan söyleyeyim, Amerika’nın kartlarını bu denli açık oynayacağını hesap edememiştik. ABD Büyükelçisi John Koenig, Anastasiadis’in Rusya ziyaretini Boris Nemtsov’un ölümüyle ilişkilendiren ironik tweetler atınca Rumlar açtı ağzını yumdu gözünü.

Rum Fileleftheros gazetesi “John Koenig tahrikkar ve sinsi…” başlığıyla verdiği haberinde Koenig’in soru tweetine Rum gazeteciler, akademisyenler ve vatandaşlardan büyük tepki geldiğini söyledi.

Alithia Gazetesi yazarlarından Pambos Mitidis de, Koenig’in Anastasiadis’i kızdırarak haddini aştığını, tepkilerden çekinen ABD’nin de, ortalığın yatışması için alelacele Koenig’in görevden ayrılacağını duyurmak zorunda kaldığını savundu. Yazara gore ABD Rumlardan korktu!

Anastasiadis, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD Büyükelçisinin hareketinin diplomatlıktan yoksun bir hareket olduğunu ileri sürmekle kalmadı, ABD Büyükelçisinin durumları ve olayları yatıştırmak yerine tavırlarıyla ilk kez tahrik etmediğini ve bu tür hareketlerin tamamen anti diplomatik hareketler olduğunu belirtti.

Tabi kilise de boş durmadı. Her konuda açıklama yapma zorunluluğu duyan Başpiskopos Hrisostomos, Koenig’in kışkırtıcı bir tweet atmasından ötürü yüzünün kızarması gerektiğini söylerken tüm siyasi partiler- benim her zaman gıptayla baktığım bir şekilde- yekvücut olarak, ABD Büyükelçisinin hareketinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarının müdahale sınırlarına yakın bir eylem olarak nitelendirdiler. (Ki sadece Koenig değil, 10 lafın 9’unda Rumları savunurken, birinde “Türkleri de bir dinlesek” diyen her diplomatı Türk yanlısı bir tutumla itham eden komşuların milli davadaki bütünlüklerini kıskanmamak mümkün değil. )

Esas konumuza dönelim. Sağcı Anastasiadis’in Rusya’yla yakınlaşmasının Amerika’yı rahatsız edeceği kesinken, umursamaz bir tavır sergilemeleri ve gelen eleştiriye şaşırmaları tam bir kasaba politikacılığı olarak nitelendirilsede bana göre planlıca yapılan bir hareket. Zira Rusya her ne vaat etmiş olursa olsun, bugün itibarıyla Güney Kıbrıs’ın ABD’yi safdışı bırakarak Rusya’yı hami edinmesi mümkün değil. Peki bundan sonra ne olacak? Amerika, şımarık çocuk GKRY’ni pışpışlamaya devam mı edecek?

Bu biraz zor görünüyor çünkü ABD’den gelen haberler pek içaçıcı değil. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Victoria Nuland, Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’e, Anastasiadis’in Rus meslektaşı Vladimir Putin ile yaptığı anlaşmalar ve müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin olasılıklar hakkında sorular sorunca Kasulidis, ABD’nin her zaman Lefkoşa’nın karşısında olmasına karşın, Moskova’nın Kıbrıs sorununa ilişkin olarak her yerde Kıbrıs’ı desteklediğini, AB’nin geriye kalan diğer ülkelerinin Kıbrıs sorunu gibi bir soruna sahip olmadıklarını ve esas müttefiklerinin Moskova olduğunu kaydediyor.

Ve Türkiye’nin Kıbrıs’a 1974 yılında gerçekleştirdiği haklı müdahaleyi Rusya’nın Kırım’ı işgaliyle bir tutarak “Rusya’nın Kırım sorunu patlak verir vermez, yaptırımlar uyguladınız. Bunu neden Türkiye’ye de yapmadınız? Neden Türkiye’yi de rahatsız etmediniz? İki durum arasındaki fark nedir?” diyor pervasızca…

Elde edilen bilgilere göre Nuland’ın verdiği cevap Kasulidis’i memnun edecek cinsten değil. ABD’li yetkilinin Türkiye’nin 2015 yılında çözüm istediğini ifade etmesi, zamana oynayan ve anlaşma gibi bir niyetleri olmayan Rum kesiminin canını iyice sıkmış.

Özetle; Klasik Helen megalomanlığı içinde hareket etmeye alışkın, diplomatik teamüllere uyma kaygısı olmayan, Kıbrıs müzakereleri gibi önemli bir konu görüşülürken dahi, “öğlen uykumu kaçırdım sizin yüzünüzden” deyip, gözlüğünü masaya fırlatıp çıkabilen, bırakın Kıbrıslı Türklerin hakkını savunmak, Kıbrıslı Türklerin haklı olduğu bir noktayı ortaya koyanları dahi “Persona non grata” ilan eden, BM sekreterlerini beğenmeyen, sırtını sıvazlamayanlara öfkeyle saldıran, hep “sen haklısın” sözleriyle pışpışlanma bekleyen Rumların bu kez sert kayaya çarptığını, Rum dostu ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’e rağmen bazı yaptırımlarla karşılaşabileceklerini söylemek çok da afaki olmayacak açıkçası…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four + twenty =