6.4 C
İstanbul
Cumartesi, Şubat 22, 2020

Sibel Bengü

Sibel Bengü köşe yazıları – AÇIK GAZETE – TAM BAĞIMSIZ BİR İNTERNET GAZETESİ VE TARTIŞMA PLATFORMUDUR. Son Dakika, İngiltere, Dünya, Avrupa ve Londra haberleri.

çoğullardan tekillere cümlelerden iz sürdük…

  ne çok açıklanamayan soru var, ne çok cevapsız, ne çok yarım kalmış, ne çok zamansız bitmiş hikaye… ne çok sığıntı kelimeyle avunuyoruz ne çok karmaşayla savruluyoruz ne çok...

Siyah beyaz fotoğrafta, turuncu bir gün doğumu…

Kırmızı yapraklar üşüşmüş sonbahardan verandaya,kapıyı açmanla içeri doluşuyor bir sürüsü..kocaman bir ışık demeti, gökyüzünden uzanıyor masana..akşam sefasından hallice bahçendeki bütün çiçekler…perdeyi aralayan bir adam...

Bir pazartesiyi kurtarmak, hayatı kurtarmaktır…

Bahçedeki iğde ağacının burnumu yakan çocukluğu,dipsiz bir bozkır gibi oturdu yüreğime. Şu koskoca evrende, iğne başı kadar bile etmeyen dünyanın nesini paylaşamıyoruz ki böyle…içinde...

Gece midir orası?

Bir gözyaşı nasıl olur da düşmeden kıpırdamadanöylece durup yerleşiverir göz çukuruna…onun orada pasparlık bir inci tanesine dönüşünceye kadarki sürede,göğsün kederlenip bir -ahhhh- sesiyle...

Yalnızlık; ağrımak için geceyarısını bekleyen azı dişi gibidir

Yalnızlık; ağrımak için geceyarısını bekleyen azı dişi gibidirYalnızlık; ağrımak için geceyarısını bekleyen azı dişi gibi…
Başına ne dertler açacağını bilsen de 
o dişin orada sızım...

Sen de ben gibi misin?

Büyük bir korku düzeninin ve içine salınmış perişan umutsuzluğunkol gezdiği bu yerde,uzun bir zaman aralığında hiç konuşmadan karşısındaki manzaraya dalıp giden bu bir çift...

epigraf

Beklemişler sağolsunlar yastığın altında eski yanlışlıklar.. böyle zamanlarda herkesin sığınmak için bir kahramana ve kirpiklerini sulayacak biraz suya ihtiyacı var… Herakles tut...

Her şeyden bir şey kalır geride..

Orada o yalnız bahçede… o pastel mavilerin bir tablo gibi uzandığı vakitlerde tahta masanın üzerinde gönderilmemiş bir mektup vardır. kağıtların bir kokusu yok o...

Bir yeterin artık…

kirlettiğiniz bu toprağın altına yine siz yatacaksınız…insanı insanlıktan çıkaran bu köle sistemhayalleri süpüren bu vicdansız düzensahile vuran çocuklukköşe başında kıstırılan gençlik..kadına el kaldıran ilkel...

Bir soru

Merkür'de bir gün, dünyada yaklaşık ellidokuz güne denk geliyormuş..başka bir yerlerden bakıldığında da bir günlük ömrümüz olabilir, kimbilir… oradan bize bakıp 'ne anlarlar ki...
1,247BeğenenlerBeğen
423TakipçilerTakip Et
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!