16.9 C
İstanbul
Cuma, Haziran 5, 2020

Sibel Bengü

Sibel Bengü köşe yazıları – AÇIK GAZETE – TAM BAĞIMSIZ BİR İNTERNET GAZETESİ VE TARTIŞMA PLATFORMUDUR. Son Dakika, İngiltere, Dünya, Avrupa ve Londra haberleri.

Zor olan gitmek değil, kalmayı bilmek…

Bazen kaçıp gitmek istersin her şeyden… zaman geçsin, şu an unutulsun geriye hiç bir imge bırakmasın ne bir eşya ne bir şarkı… bir balıkçı teknesi gibi sabahın...

sevmek bir son değildir.. sevmek bir başlangıçtır.. ona başlanır..

hiç sevmeye terkedildin mi? kan akışı azalır, zihin yavaşlar, hayat; solunum cihazına bağlı bir hastanın yoğun bakım ünitesindeki odasına benzer… sevmek; o saatten sonra -mişli geçmiş zamanın koparacağı gürültüye aldırmaz. kendine hiç...

Hiç bir öznenin faydası yok başkasına, içindeki anlama yüklenmekten başka…

sevinçlerini neler aldı bir düşünsene.. hangi cümlesinde durdun ömrünün ve neresinde yeniden başladın. ne zaman teslim oldun kadere ve nerede asıldın ölesiye… kime yol verdin, kime kol kanat gerdin kaç...

umudun da silahı vardır; sevgi. ya da tersi…

gitgide hayvana benzeyen insanların vicdansızlığına ölü müdür diri midir ayırt edemediğim boş bakışlara şiddet içeren tacizkar haykırışlara şaşarak bakıyorum.. diğer yandan; gitgide insana benzeyen hayvanların farkındalığı umut verici..   okul...

Akıllı insanlar kendilerini tasarlar

Sabaha uyanabilmek ruhunu havalandırabilmek ne yaşanmışlıkların ağırlığını ne de yaşanmamışlıkların hüznünü dert edinmek dün dün dün diye acınmamak yarın yarın yarın diye hayıflanmamak arafta kalıp bu günü kaçırmamak aptallığına 'çocuk ruhu''...

çoğullardan tekillere cümlelerden iz sürdük…

  ne çok açıklanamayan soru var, ne çok cevapsız, ne çok yarım kalmış, ne çok zamansız bitmiş hikaye… ne çok sığıntı kelimeyle avunuyoruz ne çok karmaşayla savruluyoruz ne çok...

Siyah beyaz fotoğrafta, turuncu bir gün doğumu…

Kırmızı yapraklar üşüşmüş sonbahardan verandaya,kapıyı açmanla içeri doluşuyor bir sürüsü..kocaman bir ışık demeti, gökyüzünden uzanıyor masana..akşam sefasından hallice bahçendeki bütün çiçekler…perdeyi aralayan bir adam...

Bir pazartesiyi kurtarmak, hayatı kurtarmaktır…

Bahçedeki iğde ağacının burnumu yakan çocukluğu,dipsiz bir bozkır gibi oturdu yüreğime. Şu koskoca evrende, iğne başı kadar bile etmeyen dünyanın nesini paylaşamıyoruz ki böyle…içinde...

Gece midir orası?

Bir gözyaşı nasıl olur da düşmeden kıpırdamadanöylece durup yerleşiverir göz çukuruna…onun orada pasparlık bir inci tanesine dönüşünceye kadarki sürede,göğsün kederlenip bir -ahhhh- sesiyle...

Yalnızlık; ağrımak için geceyarısını bekleyen azı dişi gibidir

Yalnızlık; ağrımak için geceyarısını bekleyen azı dişi gibidirYalnızlık; ağrımak için geceyarısını bekleyen azı dişi gibi…
Başına ne dertler açacağını bilsen de 
o dişin orada sızım...
1,374BeğenenlerBeğen
546TakipçilerTakip Et

Muhammet Çankıran BÜTÜN YAZILAR

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!