Cemaatten Öcalan yorumu

Bursa’da ‘Yeni Anayasa Paneli’nnde konuşan Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce, Fethullah Gülen’e selam gönderen Abdullah Öcalan’ın düzeltme yapma ihtiyacı duyduğunu söyledi. Gülerce, “Sızdırılan tutanaklardaki sözlerden sonra bölgede Öcalan aleyhine büyük bir tepki doğdu. Heyet 3’ncü defa gittiğinde bu tepki kendisine aktarılınca, kendince bir düzeltme ihtiyacı doğdu. Bence selam falan gönderdiği yok” dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Yeni Anayasa Paneli’ne Prof. Dr. Mustafa Erdoğan, Doç. Dr. Osman Can ve Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce katıldı. Hüseyin Gülerce, ‘akil insanlar’ konusunda ortaya atılan isimlerin tartışma yaratacağını belirterek şunları söyledi:

“Kim akil adam, kime göre akil adam? Bu tartışma konusu. Ancak bu sürecin başarılı olabilmesi için her kesimin, sivil toplumun da taşın altına elini koyması lazım. Kürt meselesinin çözümünde objektifliği bilinen, vicdanının hür olduğu bilinen insanın devreye girmesinde fayda var. Bu işi akil adamlar değil de başka bir isimle de götürmek söz konusu olabilir. İsim önemli değil ama bir tarafta İmralı, bir tarafta hükümet varmış gibi bir havadan çıkarmak için faydalı olabilir.”

“ÖCALAN GÜLEN CEMAATİ’NDEN RAHATSIZ OLMUŞ”

Hüseyin Gülerce, ‘Abdullah Öcalan’ın Fethullah Gülen’e selam göndermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusu üzerine şunları söyledi:

“Gülen cemaati, hizmet hareketi, gönüllüler hareketi diye bilinen bir hareket. Bu meselede pek çok konuda olduğu gibi, maalesef işin içerisine karıştırılıyor. Abdullah Öcalan’ın Milliyet Gazetesine sızdırılan tutanaklarında da gördük. Bence Öcalan Güneydoğu’da hizmet hareketinin insanımıza yönelik hayır işlerinden biraz rahatsız olmuş. Öyle hissediyorum. Bir maksat var. İşin içine Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini de kattı. Sayın Gülen hakkında ileri geri laflar etti. Anladığım kadarıyla bu bölgede Öcalan aleyhine büyük bir tepki doğurdu. Heyet 3’ncü defa gittiğinde bu tepki kendisine aktarılınca, kendince bir düzeltme ihtiyacı doğdu. Bence selam falan gönderdiği yok.”

“SÜRECİN AKTÖRÜ AK PARTİ”

Doç. Dr. Osman Can da siyasi bir sorunla karşı karşıya olunduğunu ifade ederek, akil adamlar tartışmasında ciddi kuşkuları olduğunu kaydetti. Doç. Dr. Can kararın hükümete ait olduğunu dile getirerek şöyle dedi:

“Politik bir mesele ve hükümetin bu konuda karalılığı olduğu için yürütülen politika yürütme politikası. Öncelikli muhatap hükümet. Karar ona ait. O bu süreci başlattı. Sürecin aktörü parti olarak Ak Parti. Onun ötesinde Türkiye Cumhuriyeti hükümetidir. Hükümetin bu konuda politikayı yürütebildiği sürece akil adamların parlamentoda ele alınması, açık bir öneri gelmediği sürecek gerekli olmayabilir. Tüm bunların cevabını önümüzdeki süreçte alacağız.”

“BAŞKANLIK SİSTEMİ TÜRKİYE’NİN YARARINA”

Yeni anayasanın Başkanlık siteminin önünü getirip getirmemesi sadece Ak Parti’ye bağlı bir şey olmadığını vurgulayan Doç.Dr. Can, “Başkanlık sisteminin Türkiye için yararlı bir sistem olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin demografik yapısı, ulusal, ekonomik, politik çıkarları itibariyle bakıldığında böyle bir sistem daha doğru. Diğer partilerle de müzakere yapılacak. Toplumun tepkisini de gözlemleyeceğiz. Bunun toplumsal bir karar olarak hayata geçmesi lazım. Anayasa toplum hayatı ile ilgili bir karar” dedi.

Başkanlık sisteminin nasıl olacağı sorusuna da cevap veren Doç.Dr. Can, “Türk usulü, bizim şartlara uygun kavramları geçmiş dönemlere göre kirli kavramlar. Ama matematik hesabı ya da laboratuvarda bir teori tartışması yapmıyoruz. Üretilecek olan bir sistem var. Bu sistem toplumun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurularak üretilir. Türkiye’nin ihtiyaçları nasılsa, bir sistem Türkiye’ye nasıl mutlu, refah hala getirecekse, onun hesabı kitabı yapılarak bir sistem üretilir. Önerisi getirilir. Birdenbire bir rejimi alın bu topraklarda uygulayın, ideal gibi gözükebilir ama Türkiye’ye çok fazla yararı olmaz. Burada yaşayan toplum vardır. Bu sınırlarda yaşayan toplumun ihtiyaçları neyse o belirlenir. Böyle bir başkanlık sistemi olmalı” diye konuştu.

“4’NCÜ YARGI PAKETİ ÖZGÜRLÜK GETİRECEK”

4’ncü yargı paketini de değerlendiren Doç, Dr. Osman Can şunları söyleri: “Türkiye’nin her şeyden önce ana sorunu demokratik bir anayasal düzen. Şu an ki anayasal düzeni demokratik değil. Demokratik bir anayasal düzene kavuşmasıyla birlikte tartıştığımız birçok sorunun çözümlendiğini göreceğiz. 4’nücü Yargı Paketi ifade özgürlüğü konusunda uluslararası bir standart getirmeye çalışan bir paket. İfade özgürlüğü konusunda bir alan açılacak. Bu demokratikleşmedir. Başka bir şekilde yorumlanmamalı.” (Sebile ÇETİN / BURSA-DHA)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.