Ceviz oynamaya geldim adana!

Türkiye’nin ikinci büyük adası olan Balıkesir’e bağlı Marmara Adası, sahip olduğu mermer yataklarından dolayı yıllardır vahşi madenciliğin neden olduğu sorunlarla boğuşurken şimdi de özel ağaçlandırma bahanesiyle yapılan orman katliamıyla gündemde. Yüzölçümü 117 kilometrekare olan adada, 7 bin dönümlük arazi özel ağaçlandırma için 49 yıllığına aralarında AKP’li belediye yöneticileri ve eski milletvekillerinin de bulunduğu öne sürülen kişi ve kurumlara tahsis edilirken, devletin verdiği kredi desteği ile sökülen ağaçların yerine ceviz fidanları dikiliyor. Uzmanlar Marmara Adası’nın arazi yapısında ceviz ağacı yetişmesinin mümkün olmadığına dikkati çekerken, ada halkı ise adadaki hayvancılığı bitirme noktasına getiren uygulamanın arkasında başka hesapların olduğunu öne sürüyor.

Balıkesir’e bağlı Marmara Adası, bakir koyları, leziz balıkları, çam, meşe ve kocayemiş ağaçlarından oluşan ormanlarıyla bir zamanlar tatilcilerin gözde mekanları arasında anılıyordu. Ancak adını aldığı zengin mermer yataklarına sahip olan ada, vahşi madencilik yüzünden bu doğal zenginliğini giderek yitirmeye başladı. Özellikle adanın kuzeyinde yer alan Saraylar beldesinde yoğunlaşan mermercilik faaliyetleri, adanın büyük bölümünü kemirip yok etti. Yeterli tarım toprağına sahip olmayan adada yaşayan halk, turizm, hayvancılık ve balıkçılıkla geçimini sağlıyor. Ancak 2012 yılında adanın büyük bölümünün özel ağaçlandırma adı altında AKP yandaşı kişi ve kurumlara tahsis edilmesi hayvancılığı bitirme noktasına getirdi.

RANT HESAPLARINI CHP’Lİ MECLİS ÜYESİ ORTAYA ÇIKARDI

Balıkesir İl Genel Meclisi’nin eski Tarım Komisyonu Üyesi CHP’li İsmet Koçyiğit, Marmara Adası’nda yaşanan özel ağaçlandırma sorunuyla ilgili incelemelerinin ardından ada halkıyla toplantılar yaparak konuyu gündeme getirdiklerini ancak sorunun çözülmesi için çaba harcadıklarını belirterek, “adadaki araziler Osmanlı döneminden bu yana halkın üzerinde hayvancılık yaptığı alanlar. Ancak geçmişte Camii-i Şerif Vakfı’na ait olduğu belirtilen arazilerin 20 bin dönümü özel ağaçlandırma yapılması amacıyla 49 yıllığına tahsis edilmiş. Tahsislerin ardından bu alandaki çeşitli yapılar yıkılarak, arazideki ağaçlar sökülerek ceviz fidanları dikildi. Arazinin etrafı da tellerle çevrildi. Ziraat Mühendisleri, bir bölümü doğal sit alanı olan bu arazilerde ceviz yetişmeyeceğine dair raporlar hazırladı. Köylüler karşı çıktı. Ancak bu girişimlerin önüne geçilemedi. Özel ağaçlandırma için tahsis edilen arazilerde yeterli verim elde edilemezse ilerleyen yıllarda tahsis değişikliğine gidilebiliyor. Bize göre bu tahsislerin arkasında ceviz yetiştirmek değil, rant hesapları var. Bu araziler ada halkının hakkıydı” dedi.

‘AKP MERALARI DİKENLİ TELLE ÇEVİRİP HALKIN EKMEĞİ İLE OYNUYOR’

Koçyiğit’in sorunu gündeme getirmesinin ardından Marmara Adası’ndaki rant iddialarını TBMM gündemine taşıyan CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’ndan adadaki tahsislerin kimlere yapıldığını yanıtlamasını istemişti. Bakan Eroğlu’nun önergeye verdiği yanıtların ardından bir değerlendirme yapan Havutça, Marmara Adası’nda Ekinlik Adası’ndan büyük bir alanın özel ağaçlandırma adı altında AKP’lilere peşkeş çekildiğini öne sürerek, “gözü doymayan AKP, Marmara’da meraları, otlakları dikenli tellerle çevirip atadan beri hayvancılıkla geçinen halkın ekmeğiyle oynuyor. Araziler, haksızca, hukuk dışı yollarla peşkeş çekiliyor” ifadelerini kullanmıştı.

BAKAN EROĞLU: ‘ 7 BİN DÖNÜM ALAN 21 KİŞİYE TAHSİS EDİLDİ’

Bakan Eroğlu’nun önergesine verdiği yanıtta yer alan bilgileri de aktaran Havutça, Marmara Adası’nda 7 bin dönüm (700,39 hektar) alanın 49 yıllığına 21 gerçek ve tüzel kişiliğe tahsis edildiğini belirterek şu iddiaları gündeme getirmişti: “Marmara adasının yüzölçümü 117,18 kilometre karedir. Özel ağaçlandırma için tahsis edilen alan Marmara adasının yüzde 6’sıdır. Ekinlik adasından bile büyük bir alan özel ağaçlandırma adı altında talan ediliyor. Marmara İlçesi ve Kapıdağ Yarımadasında özel ağaçlandırma için tahsis edilen kredi toplamı 254 bin 247 TL olup bunun 21 bin 994 TL’si kullandırılmış. Özel ağaçlandırma adı altında bu arazilerin kime tahsis edildiğini AKP hükümetinin bakanına soruyorum her soruya yanıt veren Bakan bu soruyu yanıtsız bırakıyor. Neden, çünkü bu araziler AKP’lilere tahsis edildi.

AKP’Lİ BELEDİYELER VE MİLLETVEKİLLERİNİN ADI GEÇİYOR

Gizlice iş görmek, kimseye fark ettirmeden bir takım işler çevirmek yani saman altından su yürütmenin en somut örneği Marmara Adası’nda özel ağaçlandırma adı altında yapılıyor. Kimler yapıyor? Bu konuyla ilgili araştırma yapan İsmet Koçyiğit ve CHP Bandırma Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Gözükara arkadaşlarım ortaya koymuşlar ve dava açmışlar. AKP’li Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, AKP’li belediyenin yani Küçükçekmece Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Yaman, Eski Çorum Milletvekili Gönülde Birlik Vakfı Genel Başkanı Hasan Çağlayan ve 2010 yılında Denizcilik Müsteşarlığı’ndan emekli olan Ercan Çelik’in isimleri geçiyor. Tapularda ‘mera’, Orman Bölge Müdürlüğü’nün tespitlerinde ‘orman arazisi’ olarak tanımlanan bu alanların her iki koşulda da özel ağaçlandırma amaçlı olarak gerçek ve tüzel kişiliklere verilmesi hangi mevzuatla açıklanabilir? Bu bölgede ağaçları kesip yerine ceviz ağacı dikmek hangi mantıkla açıklanabilir? Bu bir özelleştirme anlayışıdır. Bu bir talan anlayışıdır. Bu bir, halkın kullanımındaki malın hukuksuz eylemlerle AKP yandaşını zengin etme gayretidir.”

ARAZİ YAĞMASINA KARŞI ÇIKAN MUHTARI ÖRGÜT KURMAKLA SUÇLADILAR

Adadaki tahsislerin yapıldığı 2012 yılında Topağaç köyü Muhtarı olan Hüseyin Erol ise, özel ağaçlandırma tahsislerine karşı çıkmalarına karşın engellemeye güçlerinin yetmediğini söyledi. Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Erol, yamaç arazideki ağaçların sökülmesinin ardından 2012 yılı Ekim’inde büyük bir sel yaşandığını ve yamaçtaki toprakların Topağaç ovasına indiğinin altını çizerek, “ben o dönemde Topağaç köyü muhtarıydım. Özel ağaçlandırma girişiminin yanlışlığı konusunda köylüleri uyardığım için beni örgüt kurmakla suçladılar. Bizim gücümüz bu girişimleri engellemeye yetmedi. Buradaki köylüler büyük ve küçükbaş hayvancılık yapıyordu. Ama şimdi arazilerin etrafı tellerle çevrildi. Hayvancılık bitme aşamasında. Benim de 150 kadar küçükbaş hayvanım vardı, şimdi 50’ye düştü. Hala onların peşinde dolanıyorum. Çünkü hayvanlarımdan biri telden içeriye girerse büyük sıkıntılar yaratıyorlar. Köylünün çoğu bu korkuyla yaşıyor. Gariban insanların başına bir şey gelse haklarını arayacak durumları yok” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here