Çevre Bakanlığı: ‘İnşaat ekonominin lokomotifi!’

Çevre Bakanlığı: ‘İnşaat ekonominin lokomotifi!’

0
PAYLAŞ
YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Dünyada çevre karnesi en kötü ülkelerin başında gelen Türkiye’de Çevre Bakanlığının tek derdi inşat sektörünü ayakta tutacak çalışmalar yapmak…
 
Türkiye son 15 yılda benzeri görülmedik çevre katliamlarına tanık olurken adının başında ‘çevre’ olan bakanlık, yıkımın önemli bir ayağı olan inşaat sektörünü ayakta tutmaya çalışıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TOKİ’nin de desteği ile geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleştirilen ‘CNR Emlak Zirvesi ve CNR Emlak Fuarı’nın açılışında konuşan ÇŞB Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, “Hükümetimiz inşaat sektörünü ekonominin lokomotifi olarak görmektedir” dedi. Kanal İstanbul benzeri mega projelerin inşaat sektörü için cazibe yarattığı fikri işlenen fuarda, Türkiye, 7 milyon konutun yıkılıp yeniden inşa edileceği bir pazar olarak gösterildi. Fuarın ardından konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ise bilim insanlarının İstanbul için yaptıkları deprem uyarılarını anımsatarak, Bunların hepsini bilerek bizim bir şeyler yapmamız lazım. Hedefimiz 15 yıl içerisinde 7,5 milyon binayı dönüştürmek, bunun 150 bin civarı İstanbul’da, geri kalanı Anadolu’da” diye konuştu.
 
TÜRKİYE DOĞA KORUMADA 180 ÜLKE ARASINDA 177. SIRADA
Türkiye dünya genelinde çevre karnesi en kötü ülkelerin başında geliyor. Yale Üniversitesi’nin 2016 başında açıkladığı Dünya Çevre Performansı Endeksi’nde (Environmental Performance Index – EPI) Türkiye son iki yılda 33 basamak geriye giderek genel kategoride 180 ülke arasında 99’uncu, doğa ve yaban hayatı koruma kategorisinde ise 177’inci olmuştu. Bu kategoride Türkiye’ye en yakın ülkeler ise Somali, Afganistan, Haiti, Libya, Lesotho, Barbados, Suriye ve Irak’tan oluşuyor.
KHK İLE GELEN BAKANLIK ÇEVREYİ DEĞİL, İNŞAATI DÜŞÜNÜYOR
Plansız ve çarpık yapılaşma yüzünde kıyılardan yaylalara, tarım arazilerinden kentlerin yeşil alanlarına kadar yaşam alanlarını hızla betonlaştıran Türkiye çevre karnesini düzeltecek adımlar atmak yerine, çevre tahribatının en önemli nedenlerinden biri olan inşaat sektörünü şişirmeyi sürdürüyor. 8 Haziran 2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 636 sayılı Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile iki bakanlık birbirinden ayrılarak yeniden yapılandırıldı. Buna göre ‘Çevre ve Orman Bakanlığı’ lağvedilerek, ‘Orman ve Su İşleri’, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile birleşen çevre kısmı ise ‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ adını aldı.
KUZUYU KURDA TESLİM ETTİLER
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kurulan ve o dönemde ‘kuzuyu kurda teslim ediyorlar’ eleştirilerine maruz kalan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu eleştirileri haklı çıkartacak uygulamalara imza atmayı sürdürüyor. Çevre üzerinde yıkıcı etkisi olan enerji, madencilik, sanayi ve alt yapı yatırımlarına verdiği ‘ÇED Olumlu’ ya da ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararlarıyla çevreye bakışını ortaya koyan bakanlık, şimdi de inşaat sektörünü ayakta tutacak organizasyonların altına imza atıyor.
ÇEVRE BAKANLIĞI DESTEĞİYLE EMLAK FUARI DÜZENLENDİ
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ’nin desteğiyle İstanbul Fuarcılık tarafından, düzenlenen 2. CNR Emlak Zirvesi ve CNR Emlak Fuarı bu etkinliklerden biri oldu. ‘Şimdi Türkiye’ye Yatırım Zamanı’ sloganıyla düzenlenen etkinliğin tanıtımlarında, Türkiye 80 milyonluk nüfusuyla büyük bir pazar olarak tanıtıldı. Kanal İstanbul, İstanbul 3. Havalimanı, Üç Katlı Büyük İstanbul Tüneli ve Çanakkale Asma Köprüsü gibi mega projelerin geleceğe yön verdiği belirtilen etkinlikte, toplam 400 milyar dolar finansman ihtiyacı olduğu belirtilen ‘kentsel dönüşüm’ kapsamında 7 milyon konutun yıkılarak yeniden yapılacağı vurgulandı.
‘HÜKÜMETİMİZ İNŞAAT SEKTÖRÜNÜ LOKOMOTİF OLARAK GÖRÜYOR’
‘Yeşilin Babası’ olarak tanıtılan ABD’li yeşil binalar uzmanı Jerry Yudelson’un da bir konferans verdiği emlak zirvesinin açılışında konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, 15 yıl önce gayrimenkul sektörüyle ilgili bu derece yoğun fuar ve zirveler düzenlenmediğini belirterek, “Son yıllarda önemli zirve ve fuarlar birbiri ardına gelmektedir. Sektör son 15 yılda önemli gelişmeler kat etti. Yatırımları dünyada örnek teşkil edecek projeler sunuldu. Bu açıdan son derece önemli bir başarıya imza attığımıza inanıyorum. Bu durum, hükümetin inşaat ve altyapı sektörüne verdiği önemi gösteriyor. Hükümetimiz inşaat sektörünü ekonominin lokomotifi olarak görmektedir” diye konuştu.
‘YILDA 500 BİN İŞYERİ VE KONUTU DÖNÜŞTÜRECEĞİZ’
Ülkedeki toplam milli gelirin yüzde 8-9’unu inşaat sektörünün oluşturduğunu söyleyen Ceylan, dünya nüfusunun yüzde 54’ünün şehirlerde yaşadığına dikkat çekerek, kentsel dönüşümün hızlanması için hazırlanan kanun teklifinin yasalaşmasını beklediklerine kaydetti. Kentsel dönüşüm kapsamında dönüştürülmesi gereken 7,5 milyon konutun sadece 1 milyon 150 bin adedinin dönüştürüldüğünü belirten Ceylan, yılda 500 bin konut ve iş yerini dönüştürme hedefi içinde olduklarını aktararak, bakanlık bünyesindeki kentsel dönüşüm hesabını güçlendirmeye çalıştıklarının da altını çizdi.
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE YENİ PAZARLAMA YÖNTEMİ: ‘YEŞİL BİNALAR’
Kentleşme konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da rahatsızlığını dile getiren açıklamalar yapmasının ardından düzenlenen emlak zirvesinde ‘yeşil binalar’ kavramının öne çıkması, inşaat sektöründe yeni bir pazarlama stratejisi olarak görülüyor. Bu alanda adımlar atan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, binalarda ‘yeşil sertifika’ uygulamasına geçecek. Kurulacak ‘Yeşil Sertifika Komisyonu’ tarafından sertifikalandırılması planlanan binalarla konut sektörünün çevreyle dost olması amaçlanıyor. Ancak tıpkı Mavi Bayrak uygulamasındaki denetimsizlikler gibi ‘Yeşil Bina’ sertifikalarının da göstermelik olmaktan öteye gidemeyeceği eleştirileri yapılıyor.
BAKAN ÖZHASEKİ: ‘HEDEFİMİZ 7,5 MİLYON BİNAYI DÖNÜŞTÜRMEK’
Fuarın ardından İstanbul’da katıldığı bir ödül töreninde konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki de bilim insanlarının İstanbul için yaptığı 2030-2040 arasındaki deprem uyarılarını anımsatarak, “İstanbul için 7 şiddetinde bir depremin olacağını söylüyorlar. Bunların hepsini bilerek bizim bir şeyler yapmamız lazım. İstanbul için, gerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerek TBMM’nin hazırladığı raporlar bizi korkutuyor. Bu iki raporda riskli yapı ve kullanılamayacak hale gelecek konut sayısı 600 bin olarak veriliyor. Ölü sayısını söylemek istemiyorum. Onun için bizim bir an tedbir almamız gerekiyor. Birinci esas yerinde dönüşüm. İkincisi herkesi ev sahibi yapmak. İnsanları hatırası olduğu yerde tutmak esastır. Finans noktasında sıfır faizli destekler geliyor. Hedefimiz 15 yıl içerisinde 7,5 milyon binayı dönüştürmek, bunun 150 bin civarı İstanbul’da, geri kalanı Anadolu’da. Bunu yaptığımızda görevimizi hakkıyla yapmış oluruz. Ondan sonra deprem gelirse gelsin, bize bir şey olmaz” diye konuştu.

BİR CEVAP BIRAK

13 + nineteen =