Cherie Blair KKTC’yi savunacak

Orams Davası’nı İngiltere’de savunacak Vahib Associates avukatları ile KKTC’de savunan barister (mahkemede savunma hakkına sahip avukat) Güneş Menteş’in de hazır bulunduğu toplantısında avukatlar davanın seyriyle ilgili görülerini açıkladılar.


Vahib Associates avukatlık bürosundan avukat Hasan Vahib, “İngiltere’de insan hakları konusunda başarısını kanıtlamış Cherie Blair’in de savunma ekibi içinde yer almasını bir kazanım olarak görüyoruz. Orams Davası’nı Cherie Blair, Bitu Bhalla, Ramiz Gürsoy, Işın Vahib, Mavelyn Vidal ve ben Hasan Vahib’ten oluşan bir ekip savunacaktır. Rum Kesimi bu davayla ilk kez kendi kalelerine gol atacaklar” diye konuştu.


Cherie Blair insan haklarında olduğu kadar Avrupa Hukuku konusunda da uzman sayılıyor. Anti terör ysası tartışılırken eşi Başbakan Tony Blair 90 günlük gözaltını savunmuş, Cherie ise önlemlerin bireyin temel insan haklarını gaspetmemesi gerektiğini söylemişti. Cherie’nin geçen yıl bir gecede “Ben Filistinli olsaydın, intihar bombacısı olurdum” sözleri de hala tartışılıyor…


“RUMLAR AB’NİN SORUNU YAPMAK İSTİYOR”


Vahib, davanın siyasi çözümden kaçınan Rum Kesimi’nin KKTC’yi AB hukuku ile sıkıştırma taktiğinin bir parçası olduğunu vurgulayarak Blair’in de aralarında bulunduğu hukuk ekibi ile 21 Aralık Günü, Rum Kesimi’nin İngiltere Yüksek Mahkemesi’ne 18 Ekim günü yaptıkları dava başvurularına itiraz dilekçesi vereceklerini belirtti.


Vahib davanın Kıbrıs’taki gelişimi konusunda şu bilgileri verdi:


“Güney’deki yönetim tarafından David Charlef Orams ve eşi Linda Elizabeth Orams’ın vatandaşları Meletiu Apostolidi’ye ait arazi üzerine ev inşa ettikleri iddiasıyla dava açılmış ve Kuzey’deki aileye de hukuk kurallarına aykırı olarak dava tebliği edilmiştir. Rum Kesiminde görülen dava sonucunda Orams çiftine üç seçenek sunulmuş ve yerine getirilmediği gerekçesiyle de İngiltere’deki mallarına faiziyle birlikte haciz konulması için İngiltere Yüksek Mahkemesi’nde söz konusu dava açılmıştı. Orams çifti Güney’deki davayı temyiz etmelerine karşın sonucu beklemeksizin yerine getirilmesi istenen seçenekler ‘Kuzey’deki işgal ettikleri binayı yıkmaları, eski sahibi Rum’a tazminat ödemeleri ya da araziyi geri iade etmeleri’ olarak saptanmıştı. Orams’lar bi seçeneklerden hiç birini yerine getirmeyince de İngiltere Yüksek Mahkemesi’nde tazminat davası açtılar.”


İNGİLTERE’DEKİ SAVUNMA


Hasan Vahib, Orams’ların avukatları olarak İngiltere Yüksek Mahkemesi’ne yapılacak itirazları da şöyle aktardı:


“Dava hem içerik hem de usül olarak yanlıştır. Öncelikle Güney’de temyiz davasının bitmeden yani hukuki süreç devam ederken davanın İngiltere’ye taşınması itiraz hakkı doğuruyor. Ayrıca Rum Kesimi tek yanlı olarak AB’ye girdiğini, yalnızca kendi dilini kayıt ettirdiğini unutuyor. AB yasaları gözardı edilerek açılmış bir davadır. Yargı Hakkı ‘Jurisdiction’ gereği, Rum Mahkemeleri’nin yetkisi Türk tarafına ulaşmaz… Ayrıca davanın bizim aleyhimize sonuçlanma durumunda hukuku siyasete alet edeceği için İngiltere’nin Avrupa’da izlediği siyasete de aykırı olur. Rum Kesimi’nin İngiltere’de davayı kazanarak Türk Kesimi’nin karşısına AB’yi çıkarmalarına izin vermeyeceğiz…”


OLMAZSA LAHEY’E GİDERİZ


Hasan Vahib, soru üzerine Orams Davası’nın İngiltere’deki seyri ile ilgili olası senaryoları da şöyle aktardı:


“Güney’deki hukuki sürecin bitmesi beklenebilir. Dava iade edilebilir yani İngiltere’de görülmesi düşer. Bizim de istediğimiz diğer bir seçenek de Lahey Adalet Divanı’na gidilebilir… Biz ekibimize güveniyoruz. Bu konuda ‘hodri meydan’ diyoruz…”


Rum tarafının hukuku kötüye kullanmak istediklerini vurgulayan Vahib davanın önemini de şöyle anlattı:


“Rum yönetimi Orams davasına yaşamsal önem vermektedir. Orams davasını kazanarak emsal göstermek ve KKTC’deki özellikle yabancı yatırımcıları kaçırmayı hedeflemektedir. Rum Kesimi ayrıca hukuki kazanımlarla siyasi çözümü daha da karmaşıklaştırmayı amaçlamaktadır. Ne yazık ki Rum tarafında açılan bu dava şunu gösteriyor ki hukuk bazı kesimler tarafından kendi gerici, ayrımcı ve önyargılı siyasi tezlerini devam ettirmek için araç olarak kullanılmaktadır.”


Hasan Vahib, soruları yanıtlarken de Blair’in gerekirse KKTC’ye gidebileceğini ve davanın masraflarının yarısının Orams ailesince karşılandığını ve Vahib Hukuk bürosunun ücret talep etmediğini söyledi.


“TÜRK TARAFI GEÇMİŞTE HEP İHMAL ETTİ”


“Barister” Menteş de Türk tarafının yıllardır Rum Kesimi’nin Louizidu örneğinde olduğu gibi hukuku kötüye kullanarak uğraşmasına karşı ciddi önlemler alınmadığına yakındı.


Menteş, ilk kez KKTC’de hükümetin Rum Kesimi’nin hukuk savaşını göğüslediğini vurgulayarak şunları söyledi:


“Orams’ları Güney’deki 12 davasını ne yazık ki Türk gazeteciler ilgisizlikten izlemediler. Davayı izleyen Rum, Yunanlı, İngiliz ve Fransız gazeteciler de hep asparagas haberler yaydılar. Her çıkan yanlış haber de KKTC ekonomisi ve turizmine darbe niteliğindeydi. Bu kez Rum Kesimi güçlü bir savurnma ile karşılaşınca şaşıracak…”


Menteş, KKTC’deki mülkiyet davalarına karşı yapılan Anayasal değişikliği de doğru bulduğunu söyledi.


KKTC’DE ANAYASAL DEĞİŞİKLİK


Gerek Türkiye’nin gerekse de KKTC’nin, mülkler konusunda devamlı olarak başının ağrımaması için AİHM tarafından “kabul edilebilir bir iç hukuk yolu” yaratılması amacıyla Kıbrıslı Rumların 1974 sonrasında Kuzey Kıbrıs’ta bıraktığı taşınmaz ve taşınır mallarının iadesini, takasını ve tazminini öngören yasa tasarısı (Y.T.No: 133/2/2005) hazırlanmış ve Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğünün 83’üncü maddesi gereğince Resmi Gazete’de 21 Kasım 2005 tarihinde yayımlamak suretiyle halkın bilgisine sunulmuştu.


Bu yasanın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM), iç hukuk yolu olarak kabul edilmesi durumunda davaların AİHM’e gitmesi engellenmiş olacak…


Bu konuda olumlu sinyallerden birisi de Kıbrıslı Rum Titina Loizidu davasının ertelenmesi gösteriliyor. AİHM’in almış olduğu “malın barışçıl kullanımı” kararı, geçen hafta Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısında görüşüldü ve karar için 2 ay erteleme kararı alındı. Tasarının halkın bilgisi için bile yayınlanmasının etkili olduğu sanılıyor.


Ertelemenin, Türkiye’nin KKTC’de gündemde olan ve asıl amacı “Tazmin Komisyonu’nun düzeyini yükseltmek olan” mülklerin kullanımı yasa tasarısına ilişkin yürüttüğü kulis faaliyetleri sonucu gerçekleştiği biliniyor.


FOTOĞRAF: Hasan Vahib, Işın Vahib, Ramiz Gürsoy, KKTC’den Güneş Menteş ve Vahib avukatlık bürosu ortaklarından avukat Carol Ryan ile (küçük karede) Cherie Blair



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.