CHP kararnameleri AYM’ye götürecek

CHP, beş KHK için ay sonu, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri için ise eylül başında yüksek mahkemeye iptal başvurusu yapacak.

CHP’nin, kanun hükmünde kararnameler ile Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üzerindeki inceleme çalışmalarında sona gelindi. Bu çerçevede; itiraz edilen düzenlemelerle ilgili Anayasa Mahkemesi (AYM) sürecinin ağustos bitmeden başlatılacağı bildirildi.

Marmara Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı görevindeyken KHK ile ihraç edilen, daha sonra ise CHP milletvekili olarak parlamentoya giren Profesör İbrahim Kaboğlu, parti bünyesindeki ekiplerle son dönem yasal düzenlemeler üzerindeki inceleme çalışmalarını sürdürüyor.

Üç kategoride inceleme

Çalışmalarda gelinen aşamayı Milliyet’e anlatan Kaboğlu, incelemelerini üç kategoride sürdürdüklerini belirterek, şu bilgileri verdi:

“Anayasa ve Adalet Komisyonu üyesi milletvekilleri dışında gönüllü diğer vekillerin katkısına da açık bir çalışma yürütüyoruz. Üç ayrı kategori işlem öne çıkıyor; yetki yasası çerçevesinde çıkarılan KHK’lar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve TBMM tarafından oylanan iki torba kanun. Konunun üç boyutu var. İlki, anayasal kazanımlar ve yurtseverlik. İkincisi, yapılanı anlama ve anlamlandırma çabası. Üçüncüsü ise, teknik olarak açıkça Anayasa’ya aykırı düzenlemeler.

‘Derin hüzün veriyor’

Anayasal kazanımlar ve yurtseverlik olarak; KHK ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini okurken, modernleşme dönemi Osmanlı-Cumhuriyet kazanımlarının kural, kavram ve kurul olarak bir çırpıda nasıl ve neden terk edildiğini anlamlandırma güçlüğü, derin bir hüzün veriyor insana. Yapılanı veya yapılmak isteneni anlamak da kolay değil, çünkü Cumhurbaşkanı ve Başbakan şeklindeki ‘çift başlı yapı’dan ‘kurtulmak’ için parlamenter rejim ortadan kaldırıldı. Ne var ki, bunun yerine en az üç katmanlı paralel yapılar getirildi. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları, Cumhurbaşkanlığı’na Bağlı Kurum ve Kuruluşlar, Bakanlıklar…

‘Anayasa’ya aykırı’

Açıkça Anayasa’ya aykırı düzenlemelere gelince, bunlar saymakla bitmez. Bir örnek, OHAL’i, farklı biçimde üç yıl daha uzatan kanun, kamu görevlerinden tasfiyeye, kurumlar ölçeğinde devam olanağını tanıyor. Üniversiteler açısından bu yetkiye, YÖK temsilcileri bile itiraz etti. Ne var ki, Anayasa’ya açıkça aykırı olduğu halde, teklif metni aynen kabul edildi.”

Ay sonu AYM’de

Kaboğlu, KHK’lar üzerindeki çalışmaların tamamlandığını belirterek, “KHK’lar üzerine hazırlanan dosyalarda Anayasa Mahkemesi’ne başvuru aşamasına gelindi. Bayramdan sonra, ağustos bitmeden KHK başvuruları AYM’ye yapılmış olacak. Eylül başında ise Cumhurbaşkanlığı kararnameleri başvuruları tamamlanmış olacak. Ardından iki torba kanunla ilgili hazırlıklar yapılacak” dedi.

Kaboğlu, ay sonunda; 698, 699, 700, 701 ve 703 sayılı kanun hükmünde kararnameler için yüksek mahkemeye iptal başvurusunda bulunulacağını kaydetti.

‘Gerekçesi önemli’

AYM’ye yapılacak iptal başvurularının reddedilme ihtimalini de değerlendiren Kaboğlu, “Anayasa Mahkemesi’nin iptalden kaçınsa da kullanacağı gerekçeler önem taşır. Çünkü eğer AYM de ikna edici olmayan gerekçeler ile ‘aykırılık iddiaları’nı reddeder ise, kendi varlık nedenini yadsımış olur” dedi.

‘TBMM’nin anlamı kalmaz’

Kaboğlu, TBMM’nin yasa yapma yetkisinin korunmasının önemine dikkat çekerek, tüm milletvekillerine çağrı yaptı. Kaboğlu, “Yasamanın özerkliği, bütün vekiller için ortak payda olarak görülebilir. TBMM açısından, kural koyma yetkisinin sahiplenilmesi bir varlık nedeni sorunu. Yürütme, yasama önünde artık sorumlu olmadığına göre, eğer varlık nedeni olan kural koyma yetkisini de kullanmaz ise TBMM’nin varlığını sürdürmesinin hiçbir anlamı kalmaz. Bunu, Cumhur İttifakı içinde yer alan parti vekillerinin de giderek fark edeceklerine inanmak istiyorum” ifadelerini kullandı. ŞEVKET YAMAN / MİLLİYET

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here