CHP’de oklar yaydan çıktı

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül çekişmesine son olarak ‘rüşvet kasedi’ damgasını vurdu. YDK üyesi Dursun, Baykal’ın YDK Başkanı Çanakçı aracılığıyla kendisine rüşvet teklif ettiğini ve elinde kaset bulunduğunu söyledi.


BAYKAL PARTİ MECLİSİ’Nİ TOPLANTIYA ÇAĞIRDI


Bunun üzerine CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Parti Meclisi’ni (PM), 9 Ocak Pazar günü toplantıya çağırdı. Toplantının gündeminde, ”rüşvet” iddialarında isimleri geçen Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri Cafer Dursun ve Engin Baba’nın disipline sevki yer alıyor.


CHP’nin 29 Ocak’ta yapılacak olan Olağanüstü Kurultayı öncesinde, YDK’nın son toplantısında gündeme gelen ”rüşvet” iddialarıyla ilgili tartışmalar devam ederken, konu PM’nin de gündemine taşınacak.


CHP Genel Başkanı Baykal, PM’nin 9 Ocak Pazar günü saat 09.30’da toplanması için çağrıda bulundu. Toplantı gündeminde, Genel Başkan’ın sunuşunun ardından, ”YDK üyeleri Cafer Dursun ve Engin Baba’nın parti suçu oluşturan tutum, davranış ve eylemleri nedeniyle PM’nin istemiyle YDK’ya sevklerinin görüşülmesi” yer aldı.


‘MİLLETVEKİLLİĞİ GARANTİSİ’


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Şişli Belediye Başkanı Sarıgül adına rüşvet vermekle suçladığı Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Cafer Dursun, Baykal’ın da Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı İsmet Çanakçı aracılığıyla kendisine siyasi rüşvet teklif ettiğini iddia etti.


CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyesi Cafer Dursun, kurulun başkanı İsmet Çanakçı’nın, Mustafa Sarıgül’ün ihracının gerçekleşmesi durumunda ”siyasette önünün açılacağını ve milletvekilliğinin garanti olduğunu” kendisine ilettiğini ancak, bu talebi reddettiğini ileri sürdü.


Dursun, CHP İstanbul Milletvekili Hasan Aydın, Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan ve Şanlıurfa Milletvekili Turan Tüysüz ile TBMM’de basın toplantısı düzenledi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal gibi ”40 yıllık CHP’li olduğunu” söyleyerek sözlerine başlayan Dursun, böyle bir konu ile kamuoyunun karşısına geçtikleri için partisi adına büyük üzüntü duyduğunu ifade etti.


Hakkında son günlerde ortaya atılan iddiaların herkes tarafından bilindiğini ve şahsına yönelik, ”suçlayıcı, aşağılayıcı, buram buram iftira ve komplo kokan” bu iddiaları aydınlatmayı sorumluluğunun gereği saydığını belirten Dursun, ”Şu an yanımda oturan İstanbul Milletvekilimiz Sayın Hasan Aydın’ın, İstanbul Milletvekilimiz Ahmet Güryüz Ketenci, Ankara Milletvekilimiz Mehmet Tomanbay’ın partiden ihracı yönünde oy kullanan ben ve diğer disiplin kurulu üyesi arkadaşlarım, sayın Baykal’dan rüşvet mi aldık” diye konuştu.


‘KOMPLO TEORİSİ’


Dursun, YDK üyesi Ergun Aydoğan’ı Balıkesir’de ziyaret edip, kendisine ”hediye paketi götürdükleri” haberleri ile ilgili olarak da şunları söyledi:


”Biz kendisini ziyaret ettiğimizi inkar etmiyoruz. Kendisi de İstanbul’a gelip bize misafir olduğunu açıklamalıdır. Ayrıca, paket olayı iddiası ile ilgili ziyaret tarihi 7-8 Aralık 2004’dür. 20 Aralık 2004 tarihinde YDK toplantısından sonra diğer kurul üyesi arkadaşlarımız Selahattin Öcal, Veli Ağbaba, Engin Baba, Ergun Aydoğan ile yemek yedik, aynı otelde kaldık. Sabah ayrılıp biz İstanbul’a gittik. Kendisi de Genel Başkana gidip, komplo teorisi üretmişlerdir.


Rüşvet iddiasına gelince; bunu ispatlamaları gerekir. Bizzat rüşveti aldığını söyleyen arkadaşımız, bir gazete haberinde Genel Başkanı yalanlamaktadır. Sayın Genel Başkan, daha da etkili olsun diye, poşetin içinde yeşil dolarlardan söz edebilmektedir. Oysa söz konusu şahıs, ‘hayır ben dolar demedim’ diyebilmektedir. Hatırlayın, önce çikolata kutusuydu, sonra poşet oldu. Önce dolardı, şimdi TL oldu. Yarın da Euro olacaktır.”


Cafer Dursun, Genel Başkan Baykal’ın, Ergun Aydoğan kendisine bu olayı aktardığında savcılığa gönderme gereğini duymadığı gibi, kendisini çağırıp bu iddialarla ilgili bilgisine de başvurmadığını ve partinin yetkili organlarında hiçbir işlem yapılmadığını söyledi.


‘PARLAMENTERLER EVİNE DAVET ETTİ’


2 Ocak 2005 tarihinde YDK toplantısı öncesinde, Disiplin Kurulu Başkanı İsmet Çanakçı’nın kendisini Parlamenterler Evi’ne davet ettiğini ve Sarıgül dosyası ile ilgili Genel Başkanın görüşmek istediğini ilettiğini ifade eden Dursun, sözlerini şöyle tamamladı:


”YDK Başkanı, Genel Başkan ile beni toplantı öncesi görüştürebileceğini söyledi. Başkan, önümüzdeki dönemde kararın olumlu olması halinde, yani ihracın gerçekleşmesi halinde siyasi olarak önümün açık olduğunu ve milletvekilliğimin garanti olduğunu ifade etmiştir. Ben bu talepleri reddettim. Bu teklifin, bir disiplin kurulu başkanına yakışmadığını ifade ettim.


‘TAZMİNAT DAVASI AÇACAĞIM’


Genel Başkanın şahsımla ilgili iddiaları, beni son derece üzmüş, kişiliğimi ve onurumu zedelemiştir. Bu soyut iddiayı, elimdeki somut belge olan kasetle çürüteceğim. Kaseti yargı organlarına sunacağım. İlgililer hakkında tazminat davası açarak, yargı nezdinde hesaplaşacağım.”


‘BİZ DE YILLARCA SİYASET YAPTIK’


Dursun, görüşmelerde neden kaset kullandığına ilişkin soruyu, ”Yapılanlar ve yapacakları ortada iken tedbirimizi aldık. Biz de yıllarca siyaset yaptık” diye yanıtladı.


Balıkesir’e yaptıkları ziyaret ile ilgili soruya da Dursun, ”Kendisi arkadaşımız, ziyaret ettik ve sohbet ettik. Tabii ki bu sohbette Mustafa Sarıgül konusu da konuşuldu” karşılığını verdi.


Cafer Dursun, ”Yanınızda 3 ay önce partiden ihraç ettiğiniz milletvekilleri var. Bugün aynı dosya gelse yine o ihraç kararlarını verir miydiniz?” sorusu üzerine ise ”O koşullarda bunu yaptık, bilemiyorum” dedi.


YDK BAŞKANI ÇANAKÇI SUÇLAMALARI YANITLADI


Bu arada, YDK Başkanı İsmet Çanakçı, ”rüşvet” iddialarında ismi geçen kurul üyesi Cafer Dursun’un kendisine yönelik suçlamalarına ilişkin sorularını yanıtladı.


Çanakçı, kurul üyesi Dursun’un düzenlediği basın toplantısında, ”YDK Başkanı, Sarıgül’ün ihracının gerçekleşmesi halinde milletvekilliğimin garanti olduğunu söyledi” iddiasında bulunduğunun anımsatılması üzerine, şunları söyledi:


”Cafer Dursun, belirttiği tarihte (2 Ocak 2005) beni telefonla aradı, görüşmek istediğini söyledi. Genel Merkez’de bulunduğumu ve gelirse görüşebileceğimi söyledim, ancak gelmedi. Akşam saatlerinde evden aradı ve Parlamenterler Evi’nde buluştuk. Bazı gazetelerde, Deniz Baykal’ın kendisi aleyhinde sözler söylediğine ilişkin haberler
bulunduğunu anlattı, şikayetçi oldu. Ben de, ‘Madem böyle bir sıkıntın var, Genel Başkan’la konuş. İstersen ben seni götüreyim’ dedim. Olay, bundan ibaret. Milletvekilliği önerisine gelince: Sohbet sırasında, konuyu kendisi gündeme getirdi. ‘Ben milletvekili olabilir miyim?’ diye sorunca, beni konuşturmak istediği hissine kapıldım ve kayıt yaptığından şüphelendim. Ben de ona ‘Neden olmayasın. Düzgün çalışırsan, olmaman için bir neden yok’ diye cevap verdim. Olay, bundan ibaret.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.