CHP’li komisyon üyesinden tasarıya sert çıkış

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – “Tasarı koruma için değil, rant amacıyla hazırlandı!”
 
Zeytinliklerle ilgili düzenlemede ayağa kalkan Türkiye, milyonlarca hektarlık korunan alanı savunmasız bırakacak tasarıdan habersiz…
 
CHP Burdur Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Mehmet Göker, hükümetin, Gezi olaylarının ardından rafa kaldırdığı ‘Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı’nın yeniden gündeme getirmesini değerlendirdi. Her alanın yalnızca bir koruma kategorisine alınmasını öngören bu tasarının, koruma alanlarında enerji, ulaşım, haberleşme ve savunma tesislerinin kurulmasına izin verilmesini sağlayacağını dile getiren Göker, tasarının şirketlerin ya da kişilerin talebiyle korunan alanların yeniden değerlendirilmesini öngördüğüne dikkat çekerek, “Tasarı, koruma maskesinin arkasına saklanarak ‘kullanmaya’ dönük çeşitli düzenlemeler ile donatılmıştır. Söz konusu tasarı Milli Parkları ve diğer korunan doğal alanları korumaktan çok bunların üzerinden nasıl rant sağlanır düşüncesinden hareketle hazırlanmıştır” diye konuştu.  
 
TBMM Çevre Komisyonu,  geçtiğimiz hafta Türkiye’nin doğa koruma alanlarıyla ilgili kanun tasarısını görüşmeye başladı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ancak Gezi olayları sırasında yükselen tepkilerin ardından geri çekilen‘Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı’, bu kez sesiz sedasız ilgili komisyonun gündemine alınarak görüşülmeye başlandı.
KORUNAN ALANLAR İPTAL EDİLEBİLECEK, TAHSİS EDİLEBİLECEK
8 Kasım’da tasarıyı görüşmeye başlayan komisyona bilgi veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, düzenlemenin korunan alanlarla ilgili mevzuat karmaşasına son vereceğini savunmuştu. İlan edilmiş korunan alanlarının sınırlarının bu tasarı hükümlerine göre değiştirilebileceği, kısmen veya tamamen farklı koruma kategorisi kapsamına alınabileceği veya ilan edilmiş koruma kararının kaldırılabileceğine yönelik düzenleme getirildiğine işaret eden Bakan Eroğlu, korunan alanlarda işletme amacıyla izin, kiralama ve tahsis işlemlerine yönelik düzenlemeler yapıldığını belirtti.
TBMM ÇEVRE KOMİSYONU ÜYESİ GÖKER SORULARIMIZI YANITLADI
Kamuoyunda korunan alanların ranta açılacağı endişelerine neden olan tasarıyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz CHP Burdur Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Mehmet Göker, tasarının amacının, Tabiatın, biyolojik çeşitliliğin, tabii değerlerin, jeolojik mirasın ve peyzajın korunmasına ve sürdürülebilir yönetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir’ şeklinde açıklandığını belirterek şunları dile getirdi:
‘TASARI BİLİM İNSANLARININ GÖRÜŞLERİ ALINMADAN HAZIRLANDI’
“Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu ile ilgili 2003 yılından günümüze kadar 4 ayrı taslak hazırlanmıştır. Bunlardan ilki 2003 yılında yürütülen Küresel Çevre Fonu destekli tasarıdır. Burada ilgili kurum ve kuruluşların, STK’ların görüş ve önerileri dikkate alınmıştır. İkincisi 2010 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından STK’ların ve bilim adamlarının görüş ve düşünceleri alınmadan hazırlanmıştır. Tasarı alt komisyonda görüşülürken sınırlı sayıda temsilci görüşlerini aktarmış ancak zaman kısıtlaması olduğu için yeterince tartışılamamıştır. Üçüncüsü 2012 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yine STK’ların ve bilim adamlarının görüş ve düşünceleri alınmadan hazırlanmıştır.”
 
‘ÜZERİNDE ANLAŞILAN GÖRÜŞ VE ÖNERİLER TASARIDAN ÇIKARILDI’
Dördüncü ve son tasarının 2016 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hazırlandığını kaydeden Meclis Çevre Komisyonu Üyesi CHP’li Mehmet Göker, hazırlığı aşamasında STK’larla toplantı yapılmasına rağmen Bakanlar Kurulu’na sunulurken üzerinde anlaşılan tüm görüş ve öneriler tasarıdan çıkarıldığını belirterek, şöyle konuştu:
‘AKP SIRTINI RANT POLİTİKALARINA DAYADI’
“İktidarın konuya bakış açısı budur. Bu iktidar, bilim insanlarını ve sivil toplum örgütlerini dikkate almadan kendi bildiğini okur. Kaz Dağlarında altın aranması, Karadeniz Bölgesindeki HES projeleri ve Burdur Gölü’nde yaşanan kirlilik ve su azalması, ilk aklıma gelen üç örnektir. Bütçe açıklarının Cumhuriyet tarihi rekoru kırmasından ötürü AKP günü kurtarmaya dönük rant politikalarına sırtını dayamıştır. Akarsularımız HES projelerine, ormanlarımız maden şirketlerine peşkeş çekilmektedir. Zengin bitki örtümüz ve hayvan çeşitliliğimiz yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. En verimli toprak statüsünde olan 1. sınıf verimli tarım arazileri ve zeytinliklerimiz çarpık kentleşme kurbanı olarak birer sanayi bölgelerine dönüşmektedir. Tarım üreticimiz artan maliyetler yüzünden ekim yapamaz olmuş, hayvancılığımız bitme noktasına gelmiştir.”
 
‘KİŞİ YA DA ŞİRKETLERİN TALEPLERİ DEĞERLENDİRİLECEK’
Hükümetin, Gezi olaylarının ardından rafa kaldırdığı ‘Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı’yeniden önümüze gelmiştir” diye konuşan CHP’li Göker, “Her alanın yalnızca bir koruma kategorisine alınmasını öngören bu tasarı, koruma alanlarında enerji, ulaşım, haberleşme ve savunma tesislerinin kurulmasına izin verilmesini sağlamakla birlikte korunan alanların, kişi ya da şirketlerin talebi üzerine yeniden değerlendirilebilmesini öngörmektedir” dedi.
‘TASARI KORUMAKTAN ÇOK RANT SAĞLAMAYA YÖNELİK HAZIRLANDI’
Tasarının, koruma maskesinin arkasına saklanarak kullanmaya dönük çeşitli düzenlemeler ile donatıldığını savunan Göker, “Sonuç olarak, söz konusu tasarı milli parkları ve diğer korunan doğal alanları korumaktan çok bunların üzerinden nasıl rant sağlanır düşüncesinden hareketle hazırlanmıştır” diye konuştu.  
Önceki haberİNGİLTERE… IŞİD kaçıyor ama Türkiye’ye
Sonraki haberPYD ile DAEŞ gizli anlaşmasıyla ilgili ABD’den açıklama
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eleven + 13 =