CHP’nin Yeni Tüzüğü ve Katılımcı Yeni Siyaset Modeli

Bu değişiklikler, CHP’nin çağdaş bir sosyal demokrat parti olarak geliştirdiği yeni siyaset üretme modelleri olarak, çok olumlu ve umutlu bir yeni dönemi sergiliyor.

Parti tüzükleri, partilerin kuruluşunu ve ana çalışma kurallarını belirleyen hukuk metinleridir. Sıkça, partilerin anayasası olarak da adlandırılır. Hukuk devleti anlayışı içinde parti tüzükleri anayasa ve siyasi partiler mevzuatına aykırı olamazlar ancak ne yazık ki Türkiye hala 12 Eylül askeri cuntasının temel esaslarını belirlediği bir düzende siyasal çoğulculuğu ve katılımcılığı yaşamaya çalışıyor. Kendisini askeri vesayete karşı demokrasi havarisi gösteren AKP iktidarı, askeri cuntanın belirlediği siyasal partiler mevzuatının esasına on yıllık iktidarında hiç dokunmadığı için, siyasal yaşamda arzuladığımız katılım ve çoğulculuk, darbe yasalarının engeline tabi oluyor. Bütün bu kısıtlamalara rağmen CHP yeni tüzüğünde, hem katılım hem çoğulculuk hem de parti içi demokrasi anlamında çok yürekli adımlar attı.

CHP’nin yeni tüzüğünde, hem felsefi hem de teknik anlamda iddialı yenilikler var. Artık partinin amaçları arasında insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne dayalı, laik, çağdaş katılımcı ve çoğulcu demokrasiye dayanan hakça bir düzen kurmak öncelikli olarak belirleniyor. Sosyal demokrat bir partinin kurması gereken, bireysel hak ve özgürlükler ve bireyin özgür gelişimi ile toplumsal dayanışma dengesi, parti amaçları arasında berrak bir şekilde kuruluyor. CHP kararlılıkla hem özgürlükçü hem de eşitlikçi bir kimlikle, yoksullukla mücadeleyi hak temelinde gören tam istihdamcı ve emeğe özel bir değer yükleyen demokratik sol amaçlarına sahip çıkıyor. Parti, tarihsel birikimi ve evrensel duyarlılığıyla emperyalizme ve sömürüye itirazını sürdürüyor, barış politikalarını destekliyor. CHP’nin amaçları ayrıca kadını, gençleri ve engelli yurttaşları destekleme tercihlerini belirtiyor ve doğa, çevre ve hayvan hakları siyaset alanı içinde tanımlanıyor.

CHP’nin yeni tüzüğü artık parti içi demokrasi bakımından daha katılımcı ve daha demokrat. Kongrelerde çarşaf liste uygulamasının kural olarak belirlenmesi, genel başkan adaylığı için gerekli oy yüzdesinin düşürülmesi, milletvekili adaylarının belirlenmesinde genel merkez iradesinin sınırlanması, ilçe ve il yönetim örgütlerinin etkin mali güvencelere kavuşması ve yerel yönetim kurullarının genişletilmesi bu bağlamda akla ilk gelen örnekler.

Parti içi katılım bakımından çok özel başka bir gelişme de cinsiyet kotasının tüzükte geliştirilmesi ve güçlendirilmesi. Erkek egemen bir toplumda, erkek egemen siyaset kültürünün dönüştürülmesi adına Sosyalist Enternasyonel’in 1989 Stockholm tavsiye kararları arasında yer alan cinsiyet kotası, özellikle kadınların siyasette daha etkin yer almaları için önemli bir araç. CHP, eski tüzüğünde dağınık olarak düzenlenen ve sadece %25 olan cinsiyet kotasını daha sağlam esaslar üzerinde düzenleyerek %33’e çıkarıyor. Artık CHP örgüt kadrolarında en az %33 oranında kadınlarımız yer alacak. Bu oran genel merkez tarafından belirlenen milletvekili adaylarında da uygulanacak. Ayrıca yeni tüzük, mali güvencesi olan etkin bir kadın kolları örgütü kuruyor.

Yeni tüzükte özgün bir yenilik de gençlik kotası ile ilgili. Artık gençlerimiz bütün parti örgütlerinde ve genel merkezden belirlenen milletvekili adaylıklarında en az %10 oranında bir koruma altında siyaset yapabilecekler ve sesleri daha etkin duyulacak. Bunun yanında tıpkı kadın kollarında olduğu gibi gençlik kollarının da artık mali güvenceye kavuşmuş olarak tüzükte yeniden ve daha güçlü olarak örgütlendiğini hatırlatalım.

Cumhuriyet Halk Partisi güçlü bir tabanı ve güçlü bir genel merkez yönetimi olan bir parti olmanın yanında, artık halk tabanında egemen güç odaklarına karşı güçlü örgütsel siyaset üretebilecek araçlara sahip. Genel merkezle işlevsel bağları güçlendirilmiş yerel örgütler, gelecekte genel merkez siyasetlerine ve kadrolarına daha büyük katkılarda bulunacak. Etkili parti içi eğitim politikaları ile de ideolojik tutarlılık sağlanacak ve örgütsel siyasal hedefler belirlenecek.

CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu son olağanüstü kurultaylarda yaptığı konuşmalarda CHP’nin köklerinden kopmadan yenileşeceğini ve mutlaka sosyal demokrat bir parti olacağını müjdeledi. Bu müjdenin ilk yansıması yukarda ana başlıklarını özetlemeye çalıştığım yeni tüzük. Yaşanan kurultayların sonucunda CHP tabanı ve demokrat halk kitlesi nazarında Sayın Kılıçdaroğlu’nu başbakan olarak görme ve CHP’nin siyasal programını iktidara taşıma heyecanı yenilenerek güçlenmiştir. Şimdi bütün Atatürkçüler, demokratlar, demokratik solcular ve sosyal demokratlar AKP’ye karşı yürüttükleri demokratik muhalefetin CHP’de örgütlenerek seçimlerle iktidara taşınması adına daha büyük çoşkuyla emek harcayacaklar. Ne Türkiye ne de partileri için demokrasi kaygısı olmayan ve sınırlı demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi kazanımlarımızı dahi körelten AKP iktidarı karşısında artık her geçen gün büyüyen sosyal demokrat bir muhalefet ve onun doğal adresi Cumhuriyet Halk Partisi var.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.