Çıldırmak üzereyiz

İZZETTİN İÇİN – Ne oldu ki; doktor dövüyor, öğretmene hakaret ediyor, nezaketi unuttuk, haklı iken bile haksız duruma düşer olduk.

Geçenlerde hastanede anlattılar; çok yaşlı bir amca acil servise getiriliyor. Bütün müdahalelere rağmen kurtarılamıyor ve vefat ediyor. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Yakınları doktora saldırıyor, hastanenin camlarını kırıyor. Yakınlarının şuur altındaki sorusu şu; bizim babamızı neden öldürdünüz?

Diğer taraftan, öğrencisine bir sebepten kızan ya da azarlayan öğretmenin durumu farklı değil. Böyle bir öğrencinin velisi, hiçbir şey sormadan okula dalıyor ve bağırıp çağırarak; “gösterin bana şu öğretmeni” diyebiliyor. Öğretmeni ne yapmak istediğini tahmin edersiniz.

Trafikte yanlış yapan birini uyaranlara teşekkür yerine saldırmak niye?

Ailede anne ve babasını fazla gören gençler nereden geldi?

Önce ecdadımızdan koptuk. Tarihimizi, geçmişimizi, inançlarımızı unuttuk.

Ahlakımızı bozdular, maneviyatımızı çaldılar

Sonrasında elimize bir televizyon verdiler önce akrabalarımızdan koptuk sonrasında aynı evi paylaştığımız kendi ailemizden.

Daha sonra çocuk odası, genç odası icat ettiler, aynı evin içinde dahi birbirimizi göremez hale geldik.

Durmadan eşyalarımızı, arabalarımızı, bilgisayarlarımızı ve cep telefonlarımızı değiştirmekle meşgul olduk. Çocukların ellerine bol harçlık verince görevimizi yaptığımızı sandık. Daha sonra tanımakta zorluk çektiğimiz, her şeye yabancılaşmış çocukları görünce neler olduğunu bile anlamakta zorlandık. Buna rağmen yine çocukları suçladık.

Belki her şeyi olan ama huzuru olmayan,  sevgisi olmayan insan suretinde acayip yaratıklar haline geldik.

Çocuklar sanal dünyada, anneler evlilik programlarında, babalar futbol maçlarında kaybolup gitti.

Etrafımızda kalbi adeta paslanmış, saygısız, hoşgörüsüz, kibirli, riyakâr gençler veya çocuklar artmaya başlayınca feryadı kopardık. Ama ne olduğunu hala anlamış değiliz.

Düşünce olarak bin parçaya bölünmüş, buluşacak ortak noktası kalmamış, çevresine yüksek duvarlar örmüş, hatta gözünü ve kulağını etrafa kapatmış hale geldik. İnsanlar birbirlerine önyargılı, sevgisiz, korkarak yaklaşıyor. Herkes bir diğerinin kendisine zarar vereceğinden çekinir hale gelmiş. Menfaatler en ön sırada yerini almış. Zora düşen insanın halinden anlama, hastaya ya da bir şeylere merhamet göstermek, muhtaçlara kanat germek kaybolmak üzere gidiyor.

Cömertliği enayilik, sabırlı olmayı korkak, fedakârlığı ahmaklık olarak görmeye başladık.

Gerçekten ne oluyor bize?

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here