Corbyn’den “daha yaşanılır bir ülke” sözü…

Corbyn’den “daha yaşanılır bir ülke” sözü…

0
PAYLAŞ
İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn (Fotoğraf: Erem Kansoy)
İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn (Fotoğraf: Erem Kansoy)

İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn; farklı kültürleri birarada daha iyi bir dünyayı kurmak, ırkçılık ve ayrımcılığa karşı mücadele etmek için İşçi Partisi çatısında birleşmeye çağırdı. Corbyn, göçmenlerin ülke ekonomi ve kültürüne katkısının önemli olduğunu vurgulayarak partinin liderlik yarışı sonrasında parti olarak yeni alternatif politikalar üretmeye yoğunlaşacaklarını söyledi.

Jeremy Corbyn, partisindeki liderlik yarışının son dönemecinde toplumla buluştu. Toplantıya Edmonton bölgesi İşçi Partisi milletvekili Kate Osamu ile partili belediye meclis üyeleri katıldı. Britanya Kürt Halk Meclisi öncülüğünde organize edilen toplantıda, toplum üyeleri ve farklı kültürlerden bölge sakinleri de izleyici olarak yer aldı.

Edmonton’da bulunan Kervan Düğün salonunda 15 Eylül Perşembe akşamı düzenlenen etkinlikte konuşan Corbyn parti politikasını ve stratejilerini anlattı, izleyenlerin sorularını yanıtladı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan milletvekili Kate Osamu, Corbyn’nin liderlik döneminde milletvekili olmasını bir şans olarak niteleyerek, kendisini parlamentoya gönderen bölge sakinleri ve topluma teşekkür etti. Corbyn de referandum sonrasında parti içinde kendisine kazan kaldıran gölge kabine üyelerinin yerine yaptığı yeni atamalarda genç ve dinamik milletvekili Osamu’ya görev vermekten memnun olduğunu söyledi.

CORBYN’İN SAVUNDUKLARI

Corbyn özetle şu konuşmayı yaptı:

GÖÇMENLER: Kuzey Londra’da belediyede başlayan siyasi hayatımda toplumu iyi tanıyorum. Göçmenlerin ülke ekonomi ve kültürüne katkısına tanığım. Fransa Calais’deki göçmen kamplarını bir kaç kez ziyaret ettim ve Fransız yetkililerle de görüştüm. 21’nci yüzyılda Avrupa’nın göbeğinde çocuklu ailelerin soğukta çadırda yaşamak zorunda bırakılması, üstelik ırkçı saldırıya uğramaları utanç vericidir. Kültürel ayrımcılığa son vererek fırsat eşitliği yaratmalıyız.

KÜRTLER: Birinci Dünya Savaşı sonrasında ulusal kimlikleri inkar edilen Kürtler kendi kültürlerini sürdürme ve Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkına (UKKTH) sahiptirler. Türkiye, Irak, İran ve Irak’takilerin yanısıra Kuzey Londra’daki Kürtlerin kendi kültürlerini özgürce sürdürmelerini her zaman savundum. Birleşik Krallık da BM nezdinde Kürt halkına destek olmak zorundadır. Suriye’de ateşkes iyi fakat tek başına yeterli değildir. Kalıcı barış ancak, politik çözüm ve UKKTH’nin sağlanmasıyla olabilir. Türkiye’deki göçmen Kürtlere de Cenevre Anlaşması güvencesi sağlanmalı. Dünyanın dört bir yanında göçmen kampları kuruluyor. Sorun göçmenleri geldikleri bölgede güvende yaşayabilecekleri ortamı oluşturmaktır. Irak ve Suriye’deki Kürtlerin UKKTH tanınmalı. Eğer barış istiyorsak bunu savunmalıyız. Türkiye’de Kürtlerle barış masası kurulması ve Öcalan’ın özgürlüğünü hep savundum. Kürt ve TÜrk halkı ayrımcılığın tersine, birbirlerinin haklarına saygı ve duyarlılık göstermeli. Etnik kökenlerimiz farklı olabilir ama daha yaşanabilir bir dünya için birlikte mücadele etmek gerekiyor. Kürt halkının hakları inkar edilemez. Parti’deki liderlik yarışı sonrasında bu konuya daha da yoğunlaşacağız.

İŞÇİ PARTİSİ POLİTİKASI: İşçi Partisi referandum ve liderlik tartışmalarında seçmene net bir politika sunamadı. Parti birlik içinde yaşam standartını yükseltecek bir program sunmak zorundadır. McDonalds’tan fırsat eşitliği ve sosyal adaleti sağlayacak yeni alternatif bir program hazırlanmasını istedim.

ÇALIŞMA KOŞULLARI: Ne yazık ki yerel ve göçmen işçiler çok kötü şartlarda çalıştırılarak sömürülüyorlar. İşçi ve işveren arasında sabit maaş ve sabit çalışma saati anlaşmasını ortadan kaldıran “sıfır saat sözleşmesi büyük bir sömürüye çanak tutuyor. Biz gelecek kuşakları daha iyi bir yaşam koşulu sağlamak zorundayız. Bizden daha kötü şartları bırakarak “Sory” diyemeyiz.

EKONOMİ: Vergi sistemi yoksulluğu azaltacak biçimde tasarlanmalı. Birleşik Krallık zengin bir ülke ve ekonomisi de güçlü. Burada sorun kaynakların doğru kullanılması yani izlenecek politikada…

KONUT: Konut sorunu ve sürekli taşınmaktan 6 ayda bir okul değiştirmek zorunda kalan çocuklar bulunuyor. Londra’da ortalama konut fiyatı 430 bin sterline çıktığı açıklandı. Hangi genç çift bu kadar krediyi sağlayıp ev sahibi olabilir ki? Britanya yeni çağdaş konutlar sunmak zorundadır. Çok kötü konutlarda yaşayan aileleri de 21’nci yüzyıla yakışır konutlara taşımalıyız.

EĞİTİM: 11+ sınavına girden çocuklar daha iyi ortaokula gidebilmek için yarışıyorlar. Oysa her çocuğun iyi okula gitme hakkı vardır. Bunu sağlamalıyız. Eğitime yatırım yapılmalı. Bu hükümetin eğitime verdiği önemi görüyoruz. Eğitime yapılması gereken yatırımları yapmayarak bütçeyi küçülttü.

SAĞLIK: Ücretsiz sağlık sistemi bir insan hakkıdır. NHS ve sosyal yardım bölümlerine gereken bütçe ayrılmamaktadır. Hasta bekleme sırası her geçen gün uzuyor. Bu modeli değiştirmek zorundayız. NHS’te hastaların yanısıra çalışanların da koşulları iyileştirilmeli.

PARTİ’DEKİ DEĞİŞİM: İşçi Partisi’ne liderliğimle birlikte onbinler katıldı. Parti içinde alternatif politikalar üreterek partiyi farklı ve dinamik bir yola sokmalıyız. Farklı düşüncelere ve yeni üretilecek politikalara kapımızı açmalıyız. İşçi Partisi’ndeki bu değişimin bir kaç yıl içinde daha geniş bir seçmen kitlesine dönüşeceğini söyleyebiliriz. Dış politikada da uluslararası strateji geliştirilmeli, dış ticarette sömürünün olmadığı adil ticaret (fair trade) kurallarını hayata geçirmeliyiz. Liderlik yarışını kazanacağımı umuyorum. Bütün partililer safları sıklaştırarak daha yaşanılabilir bir dünya için değişiklik yapabilmeliyiz. Seçimden sonra ev ödevimize iyi çalıştığımız söylenebilir. Kişisel saldırıların ötesine geçerek partinin birliği ve gelişmesine odaklanmalıyız. Parti liderliğini yitirsem bile İşçi Partisi milletvekili olarak hizmet etmeyi onurlu bir görev olarak görürüm.

BREXİT: Brexit kararına saygı duymaktan başka seçeneğimiz yok. AB ile daha özgürlükçü daha gelişkin sosyal hakları içeren şeffaf anlaşmalar yapmalıyız. Brexit ile artan ırkçılığa en iyi yanıt bütün farklı kültürlerin biraraya gelerek ‘Hepimiz insanız’ diyerek ayrımcılığa karşı bir duruş sergilemesidir. 1977’de Hackney’deki faşist BNP gösterisini görmemezlikten gelmemizi önerenlere, tam tersine tolerans gösterilmemesi gerektiğini savunmuştum. O dönemde 5 bin protestocuyla BNP’nin cesaretini kırmayı başarmıştık. Aynı birlikteliği günümüzde de sürdürmeliyiz. Aşırı sağa hep birlikte “No!” diyebilmeliyiz.

GENÇLİK: Seçimlerde 25 yaş altı seçmen grubundan ancak yüzde 47’sinin seçmen kütüğüne yazıldığı açıklandı. Gençlerden bir şeyler isterken vermeyi, onlara daha iyi bir gelecek sunmayı becermeliyiz.

ÇEVRE: İnsan hakkı kadar çevreye ve küresel eko sisteme sahip çıkmak zorundayız. Çevreci yatırımlar desteklenmeli.

BİR CEVAP BIRAK