Corno Sokağının Tuhaf İnsanlarına Dair

Corno Sokağının Tuhaf İnsanlarına Dair

0
PAYLAŞ

İtalyan Edebiyatının kalıcı romanları, bu romanlardan uyarlanmış filmleri ülkenin şehirlerinde dolaşır; ama hep caddelerini, daracık İtalya mahallelerindeki arnavut kaldırımı döşeli sokaklarını anlatır.
Bunlardan birisi, Carlo Emilio Gadda ‘nın henüz Türkçeye çevrilmemiş bulunan, fakat Batı Edebiyatında pek meşhur, yere göğe konmayan 1946 tarihli romanı Quer Pasticciaccio Brutto de Via Merulana ‘dır:

¨Merulana Sokağındaki Berbat Karışıklık…¨

İşte bu roman benzeri eserler ve İtalyan Sineması da sokaklara önem verir.

Mesela Bisiklet Hırsızları gibi filmlerden hatırlanılacağı gibi, coğrafyadan adlandırdığımız Çizme ‘nin ülkesinde, edebiyat sokağa aittir. Yönetmen Vittoria De Sica’ nın geçtiğimiz yüzyılın en önemli filmleri arasında yer alan yapıtı, Ladri di Bicicletti, kirlenmiş insanlığın İtalya’daki Brecht’vâri öyküsünden başkası değildir. Bertolt Brecht ‘in epik dili, İtalyan Edebiyatına uygundur.

İtalyan Edebiyatının bu yönde bir başka yapıtı, Fakir Âşıklar Güncesi’ dir; dilimize başlığı kısaltılarak çevrilmiş; 41 yıl evvel…

Bir başka İtalyan edebiyatçı, İgnazio Silone ‘nin dünyada bir milyondan fazla baskısı yapılmış anti-faşist romanı Fontamara‘nın izlerini taşıdığı söylense de, siz bakmayın, Corno Sokağının romanı başlı başına bir kahramanlar geçididir.

Floransa şehrinin fakir semtindeki boylu boyunca uzanan Corno Sokağı, Via del Corno’ nun hikâyesi romanın bütününü kaplar. Corno Sokağının yoksul insanları gençken, vaktini geçirmeksizin, hemen âşık olur; birçoğu evlenir. Fakat erkekleri azıcık para görüp palazlanınca metres tutar. Evlenmiş kadınları makarna düşkünüdür, kısa sürede yağlanıp ballanıp, yas tutarak, iyi birer Katolik olmakla ve sık sık dedikodu ederek gün eskitir. Corno Sokağının orospuları da pek meşhurdur, aralarından bu hayata veda edip evleneni de çıkar.

Corno Sokağının faşisti de boldur, zira dönem İtalyan Faşizminin yükselişe geçtiği o berbat dönemdir. Sokağın güncesini 1920 tarihinden itibaren okuduğumuz için, o vakitler Kara Gömlekli diye anılan sokakları kaplamış faşistlerin, İtalyancasıyla Camicie Nere’ lerin cinayetlerine tanık oluruz.

Camicie Nere’ nin ilk düşmanı elbette, A.Gramsci’nin kuramsal katkısıyla ayakta duran İtalyan Komünist Partisi’nin hem ülkenin her yerinde, hem de Corno Sokağındaki komünist gençleridir. Siyasî cinayetlerin, hatta toplu cinayetlerin işlendiği o günlerde Corno Sokağı bundan nasibini elbette alır.

Nalbant, İKP üyesi Masist, komünist olduğu için seleli motorsikleti üzerinde ensesinden vurulacaktır; mesela… Masist’in, o yıllarda çok ünlenmiş sinema oyuncusu Bartalomeo Pagano’nun canlandırdığı Herkül karakterindeki adını taşıdığını not edelim. Gerçekten Corno Sokağının nalbantı Masist, Herkül gibidir; lakin kurşun bu, dinlemez.

Corno Sokağının hasis, kurnaz ve güyâ çapkın, fakat çocuk yaştaki gençkızlarını izbe gibi dükkânında kucağına düşüren kömürcü esnafı Nesi’yi unutmayınız; romanın önemli kahramanıdır. Daha henüz on dördündeyken, göğüsleri gömlek düğmelerini zorlayan güzeller güzeli Aurora’yı, Corno Sokağı yoksullarını kömür haracına tuttuğu dükkânında kepenk kapatıp kara çuvallar üzerinde yere yatırır; Aurora hamile kalacaktır.

Tale of Poor Lovers

Sokağın belediyeden maaşlı çöpçüsünün kızı bu felakete ilk uğrayan değildir, hiç kuşkusuz ki! Felaketle karşılaşanların günâh çıkartmak üzere gideceği bir Kilise, sokağın bitimindeki meydanda yer alır.

Fakat burada roman romanlığını gösterecek, okurunu Corno Sokağının tüm dedikodularıyla baş başa bırakacaktır. Nesi’nin genç oğlu Otello babasının daha sonra ölümüne neden olacak biçimde Aurora’ya çocukluktan kalma aşkını ilan eder, babasından olma çocuğu kabullenerek Aurora’yı, yani metres-üvey anneyi kaçırır; evlenirler. Çocuk, hem kardeşi hem de karısının oğludur şimdi, kendisi de üvey babasıdır!

Shakespeare’in Otello kahramanı, babasıyla çatışan oğul teması, romanda yeniden karşımıza çıkar; Şekspiryen anlatımın Batı Edebiyatında ilk kez yinelendiğini görmüyoruz.

Asıl önemlisi Corno Sokağının hemen tüm evlerinde oturanların mal sahibi olan, adını bir türlü öğrenmesi bize müyesser olmamış, sadece Madam diye tanıdığımız, kadın sever – donnaiolo , lezbiyen yaşlı kokottur.

Madam, ¨Oyuncağı olmaktan korktuğu için erkekleri hayatından çıkarıp bakışlarını küçük kızlara, genç hanımlara yöneltmiştir…¨ [s.94]

Corno Sokağına ne olacaktır, diye meraklanmamalı. Bir sokak her zaman nefes almaya devam eder; insan bu, gelir geçer…

Romanın bir kahramanı yok! Kahramanları çok…

Estate of Ruth Orkin American Girl in Italy Florence 1951

Bence, bir bütün olarak, 1913 doğumlu bu usta ve komünist yazarın anlattığı kahraman, aslında Corno Sokağıdır.

Corno Sokağı sadece İtalya’da değil, bu canlılığıyla bakarsanız bütün Akdeniz ülkelerinde görülür; içinde yaşanır.

Siz de sokağınıza bakınız, muhtemelen Fakir Âşıkları göreceksiniz… İşte romanın, ne yazık ki 1974 çevirisinden sonra bir daha Türkçede görülmeyen bu yapıtın başarısı da, buradadır.

Kitabın dilimize çevrilmesinden yirmi yıl evvel, Carlo Lizzani adlı yönetmen elinden çıkma bir de filmi yapılmıştı; Cannes Film Festivalinde birinciliği hak etti.
Ölçülü bir erotizmi, İtalyan Edebiyatında ta Machievelli ‘nin Mandrake-La Mandragola [Adamotu] adlı tiyatro eserinden beri gördüğümüz cinselliği romanda sık sık okuyacaksınız. Kocasından kaçıp Madamın evine sığınmış ve sevgilisi olmuş güzel Liliana’yı ve o sırada Corno Sokağına ait bir sorun için görüşmeye gelmiş Otello’yla beraber, üçünü, aynı şatafatlı odada görüyoruz:

¨Liliana, Madam’ın üstüne eğildiğinde sabahlığı aralandı. Çıplaktı. Otello dik, mükemmel bir göğüs gördü. Nefret dolu bir hareket yaptı ve şimdiden biraz gevşeyen, uçları pörsüyen -karısı- Aurora’nın göğüslerini düşündü. Hemen sönen bir şimşekti bu. Ama Madam’ın kapkara mağaralarını da aydınlatıverdi.¨ [s.174]

Bütün bunları okuduktan sonra, Ortaçağ’ın büyük İtalyan yazarı Giovanni Boccacio’nun Decameron adlı eserine el atmamak mümkün müdür? Decameron ‘daki cinsellik sahnelerinin halk masalı gibi kulaktan kulağa, kitaptan kitaba aktarıldığına bir kez daha tanık olmak üzere, bulursanız, İstanbul ve büyük kentlerin kütüphanelerinde veya sahaflarında Fakir Âşıkları arayınız.

_______________________

senolasenola@gmail.com

Fakir Âşıklar
İtalyanca başlığı: ¨Cronaca dei Poveri Amanti¨
Vasco Pratolini, İtalyanca yayım tarihi 1947,
Roman, Çeviren: Aydın Emeç
E Yayınları, 448 sayfa, II.Baskı
İstanbul, 1974

Sahaf önerisi:
1. Babil Sahaf, Lütfü Bayer, Dr.Esad Işık Cd. Moda, Kadıköyü, İstanbul
2. Pami Sahaf, Tolga Gürocak, Ali Süâvi Sk. No.24-2, Nâzım Hikmet Vakfı karşısında, Bahariye, Kadıköyü, İstanbul
3. Kitabı internet üzerinden almak isteyenlere: www.nadirkitap.com

BİR CEVAP BIRAK

one × one =