CTP’den Cemal Arkut: Ya AKP’nin adayı kazanacak, ya da Kıbrıslıların adayı

“Aslında Mustafa Akıncı’yı seçme değil, Ersin Tatar’a kaybettirme oyu kullanacağız. Tıpkı bir referandum gibi olacak. Ya AKP’nin adayı kazanacak, ya da Kıbrıslıların adayı.”

Arif BEKTAŞ / EVRENSEL Londra – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde pazar günü yapılan seçimlerde Ulusal Birlik Partisi (UBP) Adayı olan Mevcut Başbakan Ersin Tatar yüzde 32.34 ve bağımsız aday olarak seçime giren mevcut Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise yüzde 29.84 oranında oy alarak, 18 Ekim’de yapılacak ikinci tura kaldılar.

Üçüncü olan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Adayı Tufan Erhürman ise yüzde 21.67 oranında oy aldı ve ikinci turda kilit rolü oynayacak. Önceki seçimlerde de Akıncı’yı destekleyen CTP’nin önemli bir taraftar kitlesi de İngiltere’de yaşıyor. Kimi kaynaklara göre İngiltere’de 300 bin Kıbrıslı Türk var. İngiltere’deki Kıbrıslılar üzerinde önemli bir etkisi olan CTP Dayanışma Derneği Başkanı Cemal Arkut, AKP hükümetinin seçimlere müdahalesine dair rahatsızlıklarını dile getirirken, Akıncı’nın aldığı oyun önemli bir bölümünün de bu nedenle verildiğini belirtiyor. İkinci tur için ise, “Büyük bir olasılıkla Akıncı’ya destek vereceğiz. Aslında Mustafa Akıncı’yı seçme değil, Ersin Tatar’a kaybettirme oyu kullanacağız. Tıpkı bir referandum gibi olacak. Ya AKP’nin adayı kazanacak, ya da Kıbrıslıların adayı” diyor.

“Biz Türkiye halklarına karşı değiliz. İyi ilişkiler içinde olmak istiyoruz. Bizim karşı olduğumuz şey, Sayın Erdoğan’ın ve Türkiye hükümetinin iç işlerimize karışmasıdır” diyen Arkut sorularımızı yanıtladı.

“TÜRK ELÇİLİĞİ KAPI KAPI DOLAŞTI”

Geçtiğimiz pazar günü yapılan seçimler, bir çok açıdan Kıbrıslı Türkler için farklı bir seçim oldu. Özellikle Türkiye’nin müdahalesi çok konuşuldu. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet öyle oldu. Ersin Tatar tüm konuşmalarında “Mavi Vatan”dan bahsetmeye başladı. Mavi Vatan meselesi Türkiye’nin meselesidir. Türkiye’nin öne sürdüğü bir şeydir. Tatar, “Mavi Vatan sorununu çözeceğiz” diyor. O sorun Türkiye’nin sorunudur, Kıbrıs Türklerinin sorunu değildir. Biz Kıbrıslılar olarak herhangi bir sebeple yaratılacak bir savaşa karşıyız. Sebep ne olursa olsun.

Müdahalelere gelince, zaten Mustafa Akıncı’nın ikinci tura çıkmasının en önemli nedeni, Türkiye’nin Kıbrıs seçimlerine doğrudan müdahalesi oldu. Akıncı tepki oyları da aldı. Akıncı seçim kampanyasını, Türkiye’nin müdahalesi üzerine kurdu.

Türkiye Elçiliği, Akıncı’nın kaybetmesi için kapı kapı dolaştı. Otellerde toplantılar yapıldı. Halk, “İrademize kimse müdahale etmesin” diyerek Akıncı’ya oy verdi. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Adayı Tufan Erhürman’a oy vermeyi düşünen birçok seçmen, Türkiye’nin Akıncı’ya müdahalesi sonucu oylarını Akıncı’dan yana kullandı.

“BENCE MARAŞ’TAN TATAR’IN BİLE HABERİ YOKTU”

Bir de Kapalı Maraş konusu var. Cumhurbaşkanı olmasına rağmen Akıncı’nın Maraş’ın açılacağından haberi var mıydı?
Haberi yoktu. Sadece Akıncı değil, bakanların da haberi yoktu. Bakanlar Kurulu böyle bir şeyden habersizdi. Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay, Maraş sahiline asfalt döküldüğünü basından öğrendi. Başbakan Tatar, Türkiye’ye çağrıldığında, Özersay Tatar’ı arayarak “Neler oluyor, Türkiye’ye gidiyorsun benim niye haberim olmuyor?” diye tepki gösterdi.

Bence Ersin Tatar bile Ankara’ya gelmeden, Maraş’ın açılmak istendiğinden haberi yoktu. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları sonucu böyle bir şey yapıldı. Çünkü Ersin Tatar, “Sayın Erdoğan’ın talimatları sonucu Maraş’ı açtık” diye canlı yayında açıklama yaptı.

İşte bütün bunlar ve Akıncı’nın seçilmesini istemeyen Türkiye hükümetinin bu icraatları sonucu, Kıbrıs’ta insanlar Akıncı’ya oy vermeye yöneldi. “İrademe müdahale etme” dedi.

İngiltere’deki seçim çalışmalarına Türkiye’den katılan oldu mu?
Elçilikten kapı kapı dolaşarak çalışanlar vardı. Yüzlerce AKP’li Türkiye’den gelerek kapı kapı dolaştı ve “Akıncı’ya oy vermeyin kime verirseniz verin” dediler. Tabii ki, her gittikleri yerde öncelikle Ersin Tatar için toplamaya çalıştılar. AKP, Kıbrıs’ta Türk Elçiliği üzerinden, Ersin Tatar için harıl harıl çalışmıştır.

Bir de şöyle bir şey var. Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ersin Tatar’ı çağırarak 117 milyon para veriyor ve bu para mayıs-haziranda pandemi nedeniyle halka dağıtılması gerekirken, o zaman verilmedi ve seçimden bir hafta önce verildi. Bundan daha iyi bir müdahale mi olur?

“MARAŞ AÇILMADI”

Su boru hattının tamiratı ve Maraş’ın açılması törenlerinin, salgın yasaklarını çiğneyerek yapıldığı tartışıldı. Bu törenler Ersin Tatar’ın seçilmesi için miydi?
Kesinlikle. Ersin Tatar, kendisi bile ne olacağını bilmeden, Türkiye’den gönderilen özel bir uçakla Ankara’ya gitti. Tatar’ın seçim çalışmasının başında bulunanların da AKP’den olduğunu düşündüğümüzde, Türkiye, Türkiye Elçiliği ve Tatar’ın seçim kurmaylarının ortak planı hayata geçirilmeye çalışıldı.

Suyun tekrar akmasını sağlamak için özel olarak bir tören düzenlendi. Bu tören, YSK’nin koyduğu kurallara aykırıydı. Bir de tamiratın töreni mi olur? Bu tamamen Tatar’ın bir başarısı olarak gösterilmeye çalışıldı.

Tatar (Tasarım: Açık Gazete)

Bir de Maraş meselesi var. Maraş’ın açıldığı falan yok. 2 kilometrelik bir asfalt döküldü ve hâlâ Kıbrıs Türkleri kimlikleriyle oraya girebiliyorlar. Bu tamamen bir şov. Türkiye Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletlere mektup yazarak, “Maraş açılmadı, BM ile nasıl anlaştıysak o halde duracak” diyor. Ama iç politikada “açtık” diyorlar. Göstermelik bir durum.

Türkiye’de, özellikle AKP yanlısı medyada, Maraş’ın açılması “Dünyaya bir meydan okuma” gibi anlatıyor.
İçeriye farklı, dışarıya farklı mesaj veriyorlar. Eğer açıldıysa ve askeri bölge değilse, neden kimlik kartı göstermeden girilemiyor? Lefkoşa’dan Girne’ye giderken kimlik kartı ile mi giriliyor? Maraş’ın, KKTC’nin kontrolünde olmadığı ve Türkiye’nin denetiminde askeri bir bölge olarak kalmaya devam ettiği ortadadır.

“İYİ KOMŞULUK İSTİYORUZ, MÜDAHALE İSTEMİYORUZ”

CTP, Türkiye hükümetinin bu açıktan müdahalesini nasıl değerlendiriyor?
Doğru bulmuyoruz elbette. Türkiye ile iyi komşuluk ilişkileri kurmak istiyoruz. Fakat bu kadar açıktan müdahale edilmesini kabul etmiyoruz ve buna karşı mücadele etmeye de devam edeceğiz. Genel başkanımız bu konuda çok açık tutum aldı. Kendi irademizle yöneticilerimizi seçme hakkımıza kimsenin müdahale etmesini istemiyoruz. Bizim tek limanımız Lefkoşa’dır. Karar mercihimiz Lefkoşa’dır, Ankara değildir.

Türkiye, çeşitli ekonomik destekler karşılığı KKTC yönetiminden taleplerde bulunuyor. Bunlardan bir tanesi de, Türkiye’den getirtilen AKP’lilerin vatandaş yapılması. En son yapılan ekonomik destek karşılığı 30 bin kişinin KKTC vatandaşı yapılması istenmişti. Hükümet de bu yüzden dağılmıştı zaten.

Türkiye’den Kıbrıs’a yerleştirilen insanların sayısı gerçekten çok mu?
Kıbrıslı yerlilerden daha fazladır. 600 bin nüfusun sadece 120 bini Kıbrıslı. Geri kalanın hepsi Türkiye’den aktarılanlardır. Çoğu da AKP tarafından yönlendirilmiştir.

Türkiye, ekonomik plan anlaşmaları yapılırken koşul olarak Türkiye’den göç edenlere vatandaşlık verilmesini dayatıyor. Bunun tek bir sebebi var. O da, AKP’nin istediği ve kendilerinin dediklerinin dışına çıkmayacak bir adayın kazanmasını sağlamak. Yani Türkiye Cumhuriyeti Elçiliği Kıbrıs’ta bir vali gibi, AKP’nin temsilciliğini yapıp da, insanların Ulusal Birlik Partisine (UBP) oy verme yönünde çağrıda bulunması, bir ülkenin iç işlerine karışmadır.

Seçim çalışmalarının son gününde adaylar bir televizyon proğramına katıldı ve burada Mustafa Akıncı kendisine tehditlerin geldiğini anlattı. Ankara’ya çağrıldığını ve gitmediğini söyledi. Fakat Ankara’dan AKP’lilerin geldiğini, kendisinin seçimlerden çekilmesinin dayatıldığını, çekilmeyince de ailesi ile tehdit edildiğini anlattı.

Seçim sonuçlarına bu açıklamanın etkileri yansıdı. Yani adeta Kıbrıs halkı “Akıncı’yı size yedirmeyiz” dedi. Bir çok CTP seçmeni de Akıncı’ya bu yüzden gidip oy verdi.

“AKINCI’YI SEÇME DEĞİL TATAR’A KAYBETTİRME OYU KULLANACAĞIZ”

Sizin seçimle ilgili öngörünüz neydi? İkinci tura kimlerin kalacağını bekliyordunuz?
Seçime iki hafta kala, iki federalistin, yani CTP Adayı Tufan Erhürman ve Bağımsız Aday Mustafa Akıncı’nın ikinci tura kalmasını bekliyorduk. Fakat, Türkiye hükümetinin müdahalesi, hem UBP Adayı Ersin Tatar’ı ikinci tura bıraktı, hem de bizim adayımız Erhürman’ın ikinci tura kalmasını engelledi.

Su borusunun tamiratı, Maraş’ın açılmış olmasının propagandası ve son olarak, “Her eve 2 bin Türk lirası girecek şekilde gönderilen 1 milyar 700 milyonluk ekonomik destek sonucu Tatar ikinci tura kaldı. Erhürman’ın ikinci tura kalmamasının tek sebebi, Kıbrıs halkının Mustafa Akıncı’yı Türkiye’ye yedirmek istememesinden kaynaklandı.

O halde, CTP’nin ikinci turda Akıncı’yı desteklemesine kesin gözü ile bakabilir miyiz?
Akıncı bu seçimde daha çok “Türkiye beni istemiyor” propagandası yaparak bu kadar oya ulaştı. Bizim daha önce de söylediğimiz ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin sunduğumuz çözüm programlarının tartışılması gerekiyor. Yani Akıncı’nın bize biraz kulak vermesi gerekir.

Daha önce Akıncı, Lefkoşa Belediye Başkanı adayı olduğu zaman, CTP aday göstermeyerek seçilmesini sağlamıştı. 5 yıl önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de CTP ikinci tura kalan Akıncı’ya destek verdiği için seçilmişti.

Reklam

Ama Akıncı seçildikten sonra, hiç bir şekilde partimizin düşüncelerine başvurmamıştır. Yani, ne bir teşekkür, ne bir parti ziyareti, ne de ülke sorunlarını birlikte tartışma eğilimi göstermedi. Böyle olmasına rağmen, büyük bir olasılıkla Akıncı’ya destek vereceğiz. Aslında Mustafa Akıncı’yı seçme değil, Ersin Tatar’a kaybettirme oyu kullanacağız.

Yani ikinci turda sandığa giderken, “AKP dur. Bizim iç işlerimize karışma. Kendi cumhurbaşkanımızı kendimiz seçeceğiz” mesajı vermek için oy kullanacağız. Tıpkı bir referandum gibi olacak. Ya AKP’nin adayı kazanacak, ya da Kıbrıslıların adayı.

“AKINCI DA HALKIN TALEPLERİNİ GÖRMELİ”

Mustafa Akıncı’dan beklentiniz nedir?
Birincisi Akıncı kibri bırakması lazım. İkinci tur seçimlerinden önce CTP ile oturup konuşmalı. CTP’nin politikalarına da kulak vermeli ve inadı bırakmalıdır. En azından, “AKP’ye dur demek için oyunuza ihtiyacım var” diyerek, CTP tabanının tümünün oyunu almayı başarması gerekir. Çünkü, daha önceki desteklerimizi hiç bir zaman gündeme getirmedi. Bu yüzden bir çok CTP’li oy vermemeye yönelebilir.

Yani Kıbrıs halkının şöyle bir mesajı var: “Türkiye’nin müdahalesini istemiyoruz ama Akıncı da halkın taleplerini görsün”. İşin gerçeği şudur: Biz Türkiye halklarına karşı değiliz. İyi ilişkiler içinde olmak istiyoruz. Bizim karşı olduğumuz şey, Sayın Erdoğan’ın ve Türkiye hükümetinin iç işlerimize karışmasıdır.

Ersin Tatar ise AKP’nin cebinde taşınacak bir silah. İstediklerini yaptırıyorlar. Bu son bir hafta bize bu gerçeği açıkça gösterdi. Ersin Tatar’a AKP her şeyi yaptırabilecek. 30 bin Türkiyeliye vatandaşlık verilmesini gerçekleştirebilir. Hatta 50 bin. Örneğin, Türkiye Elçiliği polis teşkilatına alınacak polislerin çift pasaportlu olmasını istemişti. Yani hem Türkiye hem de KKTC vatandaşı olan ve Türkiye’den gelenler. Tatar seçilirse bu da olur. Kıbrıs polis teşkilatını da AKP yönetmek istiyor.

Biz kendi kararlarımızı kendimiz vermek istiyoruz. Kendi kendimizi yönetmek istiyoruz. Türkiye’deki işçilerin vergileriyle topladığı paraları bize ekonomik destek olarak verme. Kendi ayaklarımız üzerinde durmasını biliriz.

Bu anlayış çerçevesinde iyi bir komşuluk ilişkisi kurmak istiyorsanız hoş geldiniz sefa getirdiniz. Ya da Rum tarafıyla barış içinde yaşama doğrultusunda bir federal çözüm için yardım ediyorsanız, buyurun gelin. Onun dışında hiç bir müdahale ve hareketi kabul etmemiz mümkün değildir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.