Cübbeli, OHAL’li demokrasi!

Cübbeli, OHAL’li demokrasi!

1
PAYLAŞ
Hazal Ölmeze, neden açık giyidin diye İstanbullun ortasında açıktan saldırmışlar. Saldırganlar Ölmezi darp etmişler. Bu darpçıların bir cübbeli bir adam diğer ikisi de iki çarşaflı kadın. İşte, yaşanan tarihi manzara bu.
Ohal’in Tarihin iz düşümü böyle gerçekleşiyor. Gerici güruhlar bu karanlığın için de bir demokrasi kahramanı olup çıkıyorlar. Günlerdir demokrasi koruma şarlatanlığı almış başını gidiyor. Meydanları, sokakları işgal altında. Buralarda o kara güruhu bedavadan yedirip, içirmekteler ki! Yeterki, sizler, bizim için sokaklarda yatın demekteler. Demokrasi ne olduğunu bilmeyenler demokrasiyi koruduklarını sanıp demokrasi nutukları çekmekteler! Kimin eli kimin cebinde o hiç belli değil.
Otoriteye tapınma cahil toplumlar için bu bir sevda’ya dönüşmüş. Ye, iç bedava diyerek bayraklarını alan meydanlara doluşmuşlar. Bunlar AKP demokrasisini koruyorlarmış.
AKP demokrasisi OHAL demokrasisi! Kanun hükmünde kararname demokrasisi. Yani yasanın, hukukun olmadığı bir demokrasi! Yasa yok. Parlamento devre dışı! Hukuk bir kişinin iki dudağı arasına bakar olmuş! Bunun adı demokrasi! Yeme, içme yanda yat. Gece demokrasi, gündüz demokrasi…
Hak ihlalleri görünmez olmuş! işkenceler ayyuka çıkmış! Genel de bu otoritenin gönüllüleri o cübbeli, sarıklı dindar ve kindar insanlar oluşmakta. Bu zevatlar sokaklarda insan avlamaya demokrasi diyorlar. Avcılık artık dağlardan şehirlere, sokaklara inmiş vaziyette.
Cübbeli, sarıklı adamlar, kara çarşaflı kadılar karanlık dünyalarına bakmadan demokrasi savunucusu oldular. Bunlar beğenmedikleri insanlara darbeci yaftasını yapıştırarak darp ediyorlar. Halbuki ,bu çıkıntı adamlar ya da kadınlar, Feto’nun teknesinde beslenmişler. Onun yurtlarında yatıp, okullarında okumuşlar,onu kulu kölesi olmuşlar.
Bugün otorite değiştiği için bunların kıbleleri değişmiş. Karanlığın sultasında, karanlığın için de yol almaktalar. OHAL altında insanlar sorgusuz sualsiz vurulup öldürülüyor. Hatta on binlerce insan sorgusuz sualsiz işinden atılmakta.
Fetoculuk curcunası altın da muhalefet dizayn edilir oldu. Gözaltılar, işkenceler, hapislik sıradanlaştı. Askeri okullar kapatılmakta. İlerici insanlar çeşitli gerekçelerle tasfiye edilir oldu. Okulların geleceği din üzerinden çizilmekte. Fethullah karşı mücadele edildiğini sananlar aslında büyük bir yanılgı için de Fethullah çizgisinde bir din devletinin oluşumuna katkı sunarak geleceklerini kararmaktalar.
Bütün bunlar siyasal iktidarın kayıkçı kavgasının demokrasi masalları olarak karşımıza çıkmakta. Bu cübbeli, ohal’li bir demokrasi olduğu bir biçim de gizlenmekte! Bunun patronu da hiç kuşkusuz ki Recep Tayyip Erdoğan’dır. Fethullahçıları bu devlet içine palazlandıranda odur.
Nasıl ki, Ergenekon davasında, bu davanın savıcıyım dediyse, bugünde, bu davada da, darbecileri gerekçe göstererek kendi darbesini yapmakta. Darbelerden darbe beğenin dercesine demokrasi borazanı çalınmakta. Oysa, insan haklarının olmadığı yerde ne hukuk olur ne de demokrasi! Önümüz de kocaman bir karanlık duruyor.

1 YORUM

  1. Geçenlerde otobüste açik bir bayan çarşaflıları atıp tutmuş hakaret etmiş.kızkardeşim önce cevap vereyim diye düşünmüş sonra cevap vermemiş tatsızlık çıkmasın diye bunları da yazın.bahsettiginiz kişilerin de provokatör olduğunu hepimiz biliyoruz ama siz de bu olayları provoke ediyorsunuz.

BİR CEVAP BIRAK