Çubukçu sesleri renklendiren Chagall’ı anlattı

Yazar Aydın Çubukçu, hazırlayıp sunduğu “Renkli Resimli Felsefe, Tarih, Politika Söyleşileri” dizinde bu kez Beyaz Rusya’da doğan ve 1917 devrimini destekleyen “Aşk, müzik ve devrim” sanatçısı Marc Chagall’ı (1887-1985) anlattı.

14 Ocak Salı saat 20’de “22 Moorfield Road Tottenham N17 6PY” adresindeki Kuzey Londra Toplum Merkezi’nde (DAY MER) yapılan söyleşiye her zaman olduğu gibi yine kalabalık bir katılım oldu.

Aydın Çubukçu Marc Chagall’ın, Yahudi köylü bir ailenin dokuz çocuğunun en büyüğü olarak, Beyaz Rusya’da Vitebesk yakınlarındaki Liozno’da 1887’de dünyaya geldiğini anlatarak, Londra’da Stamford Hill’de yaşayan Ortadoks Yahudilerle aynı kültürden gelen sanatçının sorunlu doğumu ve ezilen ve ötelenen köyündeki yaşamın sanatını etkilediğini söyledi.

Çubukçu sanatçının sesleri ve duyguları farklı renklerle ifade etmeye çalıştığını vurgulayarak, “Chagall’ın sanatında ‘Kalbimden gelerek yarattığım hemen her şey başarılı olur, aklımdan gelenlerin ise neredeyse hiçbiri’ özdeyişi gözlemlenebilir” dedi.

1906’da, ünlü bir yerel ressam olan Yehuda Pen’in yanında resme başlayan sanatçının St. Petersburg’un Yahudi sakinlerinin şehirde özel izinle kalabildikleri bu dönemde ressam olarak çok zor günler geçirdiğini aktaran Çubukçu, 1917 sosyalist devrimiyle yoksul ve ezilen yahudilerin makus talihinin değişeceğine inanarak resimler ürettiğini belirtti.

Çubukçu, “Sovyet Kültür Bakanlığı, ressama Vitebsk bölgesinden sorumlu görevli unvanını verdi. Chagall, Vitebsk Modern Sanatlar Müzesi ve Sanat Okulu’nu kurmasına rağmen, devrimin ifade özgürlüğünden dolayı artan akımları eleştirince devrimin yurtdışındaki kültürel tanımını üstlenerek Paris’e yerleşti” dedi.

Sanatçının resimlerindeki renk uyumu ve soyutlamalarıyla çağın önemli ressamları arasında girdiğini anlatan Çubukçu, Paris, İspanya ve ABD’deki yaşamında resimin yanısıra seramik, heykel, cam boyama, taş baskı ve grafik üzerine çalıştığını söyledi.

Çubukçu, “Chagall Yunanistan’a pek çok kez gitti ve 1957’de İsrail’i ziyaret etti. Kudüs’teki Hadassah Ein Kerem Hastanesi Sinagogu’nun camlarını boyadı ve 1966’da da yeni parlamento binasının duvar sanatı ile ilgilendi. Sosyalist ya da siyonist değildi ama yaşadığı dönemdeki Rus Yahudilerinin ezilmişliğini anlatması önemli sayılır. Ayrıca yaşadığı aşkın mutluluk resimlerini tuvale yansıtmayı da başarmıştır. Chagall, 28 Mart 1985’te, 97 yaşında iken Fransa’da, Saint-Paul de Vence’de öldü ve oradaki bir mezarlıkta gömüldü” diye devam etti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.