Cumartesi Annelerinin 700. eylemine yasak: 47 kişi gözaltına alındı

Cumartesi Anneleri’nin bu haftaki oturma eylemi kaymakamlık tarafından yasaklandı. Eylem yapmak isteyenlere polis saldırdı, 47 kişi gözaltına alındı.

Cumartesi Anneleri kayıp yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanması için başlattıkları oturma eylemine 700. haftada devam etti. Bu hafta 700.’sü düzenlenen oturma eylemi için hafta boyunca eyleme siyasi parti ve kitle örgütlerince çağrılar yapılırken; kaymakamlık bu haftaki eylemi yasakladı. Yasaklama kararı Cumartesi Annelerinin sosyal medya hesabından duyruldu. Cumartesi İnsanları yasaklama kararına rağmen oturma eylemini yapacaklarını da vurguladı:
“Emniyet görevlileri kaymakamlığın 700. hafta oturmamızı yasakladığını bildirdi. Biz, her durumda 699 hafta bu meydanda oturduk. Bu hafta da oturacağız.”

İSTANBULLULAR YASAKLAMA KARARINI TANIMADI

Kaymakamlığın yasaklama kararına rağmen sabah erken saatlerden itibaren kayıpların akıbetini sormak üzere bir araya gelen yurttaşlar, Galatasaray Meydanı ve İstiklal Caddesi’nde toplanmaya başladı. HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli; HDP ve CHP milletvekilleri, Emek Partisi MYK Üyesi Metin İlgün, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, DİSK Gıda-İş Genel Sekreteri Levent Gökçek de eyleme destek verenler arasındaydı. Eyleme DİSK, KESK, EMEP, CHP, HDP, ÖDP, TİP ve Halkevleri gibi çok sayıda sendika, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcisi ile aydınlar da katıldı.

CUMARTESİ ANNELERİ DARBEDİLEREK GÖZALTINA ALINDI

Oturma eylemi için kayıp yakınları Galatasaray Meydanı’nda toplanmaya başlarken; destek için bir araya gelenler de İstiklal Caddesi’nde küçük gruplar halinde toplanarak Galatasaray Lisesi önüne yürümeye başladı. Meydandaki kalabalığın sayısı artmaya başlayınca polisler burada toplanan kayıp yakınlarına saldırdı. Eş anlı olarak İstiklal Caddesi’nde de saldırılar yaşandı. Ara sokaklarda bir araya gelerek Galatasaray Meydanı’na ulaşmaya çalışan çok sayıda kişi darbedilerek gözaltına alındı. Galatasaray Meydanı’nda buluşanların dağıtılmasının ardından alan polis bariyerleriyle çevrildi.

Kayıp yakınlarının akıbetini sormak için bir araya gelenleri gözaltına alan polislerle HDP ve CHP’li milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Tartışma kısa sürede arbedeye dönüşürken; HDP milletvekilleri Garo Paylan ve Erkan Baş ile CHP milletvekilleri Ali Şeker, Sezgin Tanrıkulu ve Onursal Adıgüzel polislerce tartaklandı.

SALDIRILARA RAĞMEN KİTLE DAĞILMADI

Polislerin biber gazı ve plastik mermi kullandığı saldırılara rağmen dağılmayan kalabalık Galatasaray Meydanı’na ulaşma çabasını sürdürdü. Bunun üzerine polis yurttaşlara yeniden saldırdı. Yaşanan ikinci saldırıda da çok sayıda kişi darbedilerek gözaltına alındı. Polislerin İstiklal Caddesi’nde toplanmaya başlayanlara dönük ikinci saldırısında Hazzopulo Pasajı civarında çok sayıda kişi darbedilerek gözaltına alındı. Polisin engelleme ve müdahalelerine rağmen Cumartesi İnsanları Galatasaray Meydanı’na girmeyi başardı; oturma eylemine başladı. Ancak çevrede bulunan ve eyleme katılmak isteyenlere dönük polis saldırısı devam etti. Meydana az sayıda kayıp yakını ile HDP ve CHP milletvekilleri alınırken; İstiklal Caddesi boyunca ara sokaklarda toplananlara dönük polis saldırıları ve gözaltılar devam etti.

Galatasaray Meydanı ve çevresinde yaşanan polis saldırılarında gözaltına alınanların sayısının 47’e ulaştığı öğrenildi. Gözaltına alınanların arasında Cumartesi İnsanlarından Emine Ocak, Maside Ocak, Ali Ocak, Besna Tosun, Cihan Tosun, Adilcan Ocak, Hasan Karakoç, Sebla Arcan, Leman Yurtsever, DİSK/Gıda-İş Genel Sekreteri Levent Gökçek, Berkin Elvan’ın ablası Gamze Elvan ve Gazeteci Faruk Eren de yer aldı.

‘ANNELERİN ÇIĞLIĞINDAN KORKAN BİR ÜLKE…’

Oturma eyleminde ise yaşanan polis saldırısına büyük tepki vardı. Oturma eyleminde konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, polis saldırısına tepki gösterdi; “700 haftadır olduğun gibi gelecek hafta da burada olacağız” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise “Bizler böylesine bir vicdansızlığı asla kabul etmiyoruz. 700. Haftada bizlere gazlarla, sopalarla, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılık verenler şunu bilsin ki, kayıplarımız bulunana kadar, faili meçhuller açığa çıkana kadar, yargısız infazlar aydınlatılana kadar bu mücadele devam edecek.” dedi. “Bu meydan bizim adalet meydanımız” diyen Buldan, “Bu meydan bizim çığlığımız. Bu ülkeyi sessiz çığlıklardan korkan bir ülke haline getirdiler. Annelerin çığlığından korkan bir ülke haline getirdiler. Ama korksunlar. Anneler susmayacak.” ifadelerini kullandı.

Eylem konuşmaların ardından sona ererken, polis bu sefer Hazzapoulo Pasajı’nda oturan gruba saldırdı. Polis içeride bulunan insanlara biber gazı ve plastik mermi attı. Eylem boyunca gözaltına alınanlar Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Gözaltına alınanların bir bölümü Bayrampaşa Devlet hastanesi’ndeki sağlık kontrollerinin ardından serbest bırakıldı. Serbest bırakılanların sayısının toplamda 20 olduğu; 27 kişinin ise gözaltı işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

‘İSTERSENİZ BİZİ DE KAYBEDİN; GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ’

Eylem sonrası ailelere polis saldırısını ve adalet mücadelesini sorduk. Gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin “Tansu Çiller ve Mehmet Ağar o dönemin baş sorumlulardır. Bugün de AKP ile işbirliği halindeler. Bugün yaşananların anlamı da budur. Biz geri adım atmayacağız; haftaya yine burada olacağız. İsterseniz yakınlarımızı kaybettiğiniz gibi bizi de kaybedin; biz geri adım atmayacağız” dedi.

‘DEVLETİN ALIŞILMIŞ TAVRIYLA KARŞILAŞTIK’

Kaybedilen Cemil Kırbayır’ın kardeşi Mikail Kırbayır, Cumartesi Annelerinin eylemine dönük polis şiddetini, “Bizim verebileceğimiz hiçbir hesabımız yok, ama sizin bize vereceğiniz hesabınız var. Mezarımız nerede?” sözleriyle tepki gösterdi. Kırbayır, 699 haftadır sürdürdükleri eylemlerini geride bıraktıklarını dile getirerek, “Ama bugün devletin başka türlü alışagelmiş tavırlarıyla karşılaştık. Epey zamandır unutturmuştu. Bizler yüreklerin yarısı devletin güvenlik güçleri tarafından katledilip mezarları da ortada olmayan aileleriz” dedi. “Bizim haykırışımız insanlık abidesindedir” diyen Kırbayır, şunları söyledi: “Ey insanlık ailesi, devletin güvenlik güçleri tarafından yakınlarımız katledilmiştir. Mezarları da aynı şekilde katledenler tarafından yok edilmiştir. Bizim haklı talebimiz şudur: Sizin yargısız infaz ettiğiniz yakınlarımız bu ülkenin vatandaşlarıydı.”

‘BEN ÖLÜNCE TORUNLARIM BURADA OLACAK’

Gözaltına kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın eşi Sultan Taşkaya da, “Biz kötü niyetle gelmedik. Biz kayıplarımızı arıyoruz. Ben gücüm yetene kadar burada olacağım. Ben öldüğüm zaman çocuklarım ve torunlarım devam edecek. Bizim içimiz yanıyor. Bu ilk değil. Biz çok bu gazları yedik, çok yakalandık. Ama devam edeceğiz. Çünkü bizim içimiz yanıyor. Biz herkesten destek istiyoruz” diye konuştu. Bütün haftaların kendileri için aynı olduğunu söyleyen bir diğer kayıp yakını İkbal Eren ise, “Ben bu hafta da oturacağım, haftaya da oturacağım. Taleplerimiz ne zaman karşılık bulursa ben o zaman kalkacağım buradan” şeklinde konuştu.

‘HALK GAZA, GÖZALTILARA RAĞMEN KAYIPLARINA SAHİP ÇIKTI’

Evrensel’e konuşan Emek Partisi MYK Üyesi Metin İlgün ise gün içinde yaşananları vahşet olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlık görevi döneminde Cumartesi Anneleriyle yaptığı görüşmeleri hatırlatan İlgün, “İstiklalin bütün sokakları çevik kuvvetle tutulmuştu. 3-5 kişi bir araya gelince müdahale edildi. Bundan yıllar önce bugünün cumhurbaşkanı ailelerle yaptığı görüşmede ‘Bu işin peşini bırakmayacağım’ dedi. Bugün 700. haftada İstanbul halkının güçlü desteğini gördüğü için kaymakamlık eylemi yasakladı. Yasağa rağmen İstanbul halkı gerekli duyarlılığı gösterdi. Gaza, suya, gözaltılara rağmen sadece Galatasaray Meydanı değil; İstiklalin bütün cadde ve sokaklarında kayıplarına sahip çıkacağını söyledi; sorumluların yargılanmasını istedi. Yapılan vahşi saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Kayıplar bulunana ve hesabı sorulana kadar bu mücadeleyi Türkiye halkları sürdürecektir” dedi.

TGC BAŞKANI: FARUK EREN ÖZGÜR BIRAKILMALIDIR

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, aralarında DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren’in de bulunduğu Cumartesi Annelerinden 27 kişinin gözaltına alınmasının Türkiye’de demokrasinin varlığı açısından kabul edilemez olduğunu söyledi. Açıklamada şu görüşler yer aldı:

“Bu sabah Galatasaray’da kaybedilen yakınları İçin toplanan Cumartesi Anneleri’ne İçişleri Bakanlığı’nın emri üzerine polis baskın yapmış ve aralarında DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren’in de olduğu 27 kişiyi gözaltına almıştır. 700 haftadan bu yana Galatasaray’da yakınlarını bulma umuduyla toplanan yurttaşlara reva görülen bu muameleye kınıyorum. Uzun yıllar önce gözaltında kaybedilen ağabeyi için bugün Cumartesi Anneleri arasında bulunan Faruk Eren arkadaşımızın öteki gözaltına alınan yurttaşlarla birlikte bir an önce serbest bırakılmasını bekliyoruz. Cezaevlerinde gazeteci ve yazarların bulunmadığı, hak aramanın, kayıpları için ağıt yakmanın yasak olmadığı bir ülke umut ediyoruz. Türkiye’nin içinde bulunduğu kaostan kurtulmasının tek yolu da yurttaşlar arasındaki iç barıştır.İktidarın bunu dikkate alacağına inanmak istiyorum.”

Toplumsal Bellek Platformu da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yapılan hukuksuzluğa tepki gösterdi:

“Acıların tutuklandığı ülkenin çocuklarıyız biz. Canımızı alanları yargıya taşımak yerine 23 yıllık sessiz protestoyu, evlat acısıyla oturan anaları gözaltına alan kötülük bugün adalet arayışımızın

Acıların tutuklandığı ülkenin çocuklarıyız biz. Canımızı alanları yargıya taşımak yerine 23 yıllık sessiz protestoyu, evlat acısıyla oturan anaları gözaltına alan kötülük bugün adalet arayışımızın 700.haftasında ağıtımızı, sözümüzü, analarımızı gözaltına alıyor.

“İnsanın canını almanın getirdiği hukuksuzluk dünyanın en büyük insan hakları ihlaliyken sorumluluları bulmak yerine gözü yaşlı annelere saldırmak hangi yasa,vicdan ve akla sığar”

“Siz hiç Arjantin’de Plaza de Mayo annelerine yıllar sonra böyle bir müdahale yapıldığını gördüğümüz mü? Yaşadıklarımız kitaplara sığmıyor. Hakça eşit ve adil bir düzen için insanlık için adalet talebimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Örgütlü kötülük kaybetmeye mahkumdur.” (İstanbul/EVRENSEL)

PEK ÇOK İLDE KAYBEDİLENLERİN AKIBETİ SORULDU

İHD Ankara, Van, Diyarbakır, Antep, Adana, Balıkesir ve İzmir şubeleri de kayıpların akıbetini sormak ve Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta eylemlerine destek olmak için açıklama yaptı. Açıklamalarda “Kayıplar bulunsun, failler yargı önünde hesap versin” denildi.

Yapılan açıklamalarda şu ifadelere yer verildi:
“700 haftadır, gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen insanlarımıza ne olduğunu soruyor, onları kaybedenlerin adil bir yargılama faaliyeti sonucunda cezalandırılmasını istiyoruz. Ancak devlet bugüne kadar gözaltında kaybedilenlerin akıbetini açığa çıkartacak ve onları kaybedenleri ve insanlığa karşı suç olan bu kaybedilmelerde sorumluluğu olanların yargı önünde hesap vermesini sağlayacak bir adalet sistemini devreye sokmadı. Gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten bizler, hakikat adına, adalet adına ,vicdan ve insanlık onuru adına mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Kayıplar bulunsun, failler yargı önünde hesap versin!”

İHD ANKARA ŞUBESİ: KAYIPLARIMIZI ARAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ

İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta eylemine destek için bir araya geldi. Şube binası önünde gerçekleşen açıklamaya HDP milletvekili Kemal Bülbül ve Kemal Peköz de katıldı. Açıklamayı İHD Ankara Şube yöneticisi avukat Saliha Şahin yaptı. Şahin, Türkiye’nin en uzun soluklu eylemini gerçekleştirdiklerine dikkat çekerek, “700 haftadır, gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen insanlarımıza ne olduğunu soruyor, onları kaybedenlerin adil bir yargılama faaliyeti sonucunda cezalandırılmasını istiyoruz” dedi. Şahin devletin bugüne kadar gözaltında kaybedilenlerin akıbetini açığa çıkartacak, onları kaybedenleri ve insanlığa karşı suç olan bu kaybedilmelerde sorumluluğu olanların yargı önünde hesap vermesini sağlayacak bir adalet sistemini devreye sokmamasına tepki gösterdi. 700 haftadır, yılgınlığa karşı inancı, umutsuzluğa karşı umudu, baskıya karşı direnci, inkara karşı hakikati hatırlattıklarını belirten Şahin, “Hakikati inkar eden, failleri hukukun üstünde tutarak cezasız bırakan devlet politikası, ülkenin demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve barışa gidecek yolu üzerinde barikat kuruyor. Bu barikatı aşmak için mücadele etmek yurttaşlık görevidir” dedi. Hakikat, adalet,vicdan ve insanlık onuru adına mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ifade eden Şahin, “Kayıplarımızı unutmayacağız. Gözaltında kaybedilen insanlarımızı aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadelenin kazananı biz olacağız!” dedi.

İHD İZMİR ŞUBESİ KAYBEDİLENLERİN AKIBETİNİ SORDU

İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi, Cumartesi Annelerinin 700 haftadır kayıp yakınlarının akıbetini sormak ve kaybedenlerin yargılanması için süren oturma eylemi çağrısı doğrultusunda basın açıklaması düzenledi. Konak Eski Sümerbank önünde toplanan kitle, “700 haftadır sesleniyoruz, çığlığımızı duyan var mı?”diyerek taleplerini yineledi.

Basın açıklamasını kitle adına İnsan Hakları Derneği İzmir Şube yöneticisi Ahmet Çiçek okudu. Çiçek, açıklamasına Galatasaray meydanında polisler tarafından yapılan saldırıları ve gözaltıları kınayarak başladı. “Galatasaray meydanında anneler, babalar, kardeşler ve ailelerce kayıpları aramak ve suçluların cezalandırılması için başlatılan en uzun ve en barışçıl oturma eylemleri 700.haftasına girdi. 13 yıl oldu ve bu eylem başladığında yeni doğmuş bir bebe 13 yaşına girdi. Nesillere mal olmuş bir eylemeden bahsediyoruz” diye konuşan Çiçek, 700 haftadır süren mücadelenin karşısında sorumluların cezalandırılmasına yönelik hiçbir siyasi iradenin ortaya konmadığını vurguladı.

‘ULAŞILAMAYAN ADALET ÜLKESİ…’

Çiçek, Türkiye’de başta yargı olmak üzere, bütün devlet kurumlarının iktidarın hizmetinde olmasının hukuksuzluğu, adaletsizliği ve keyfi yönetimi beraberinde getirdiğini belirterek, “Kayıplarımıza ulaşma, faillerinden hesap sorma mücadelemizin önündeki en büyük engeli oluşturuyor. Bu nedenle Türkiye adında ‘adalet’ sözcüğü taşıyan bir partinin on altı yıllık iktidarında ulaşılamayan adalet ülkesi olmaya devam ediyor”dedi.

700.hafta vesilesiyle taleplerini yineleyen Çiçek şunları kaydetti:”Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti açıklansın.Cezasızlık geleneği son bulsun, kaybedenler yargılansın.Türkiye yıllardır imzalamaktan kaçındığı Birleşmiş Milletlerin Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmesinden Korunmasına Dair Sözleşmeyi imzalasın”

‘Anaların öfkesi katilleri boğacak’ sloganlarının atıldığı açıklama sonrası kitle, oturma eylemi gerçekleştirdi. Eyleme HDP İzmir Milletvekilleri Serpil Kemalbay ile Murat Çepni, CHP İzmir Milletvekili Musa Çam ile siyasi partiler, Emek Partisi İl Örgütü ve Barış Anneleri de katıldı. Hasan Ocak’ın ablası Hüsniye Ocak ise yaptığı konuşmada, “Kayıplar bulunsun, katiller yargılansın”dedi. Oturma eyleminin ardından kaybedilenler adına denize karanfiller atıldı.

ŞEMSE BAĞDU: KATİLLER BULUNSUN, ARTIK BARIŞ İSTİYORUZ

İHD Adana Şubesi Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü haftası dolayısıyla Cumartesi Annelerine destek olmak için basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi. HDP, EMEP, DBP TÖP-G ve çeşitli demokratik kitle örgütlerinin katıldığı eylemde 2014’ün Ekim ayında Azadiya Welat çalışan eşi Kadri Bağdu’yu faili hala bulunamayan bir suikast sonucu kaybeden Şemse Bağdu Barış Anneleri adına konuştu. Yakınlarını öldürenlerin, göz altında kaybedenlerin bulunup cezalandırılmasını isteyen Bağdu, “Bu zulümden vazgeçin. Bizler kimsenin ölmesini istemiyoruz. Artık barış olmasını istiyorum. Gözaltında kaybedilenlerin ve eşimi öldürenlerin ceza almasını istiyorum” dedi.

‘GÖZALTINDA KAYBETMEYE KARŞI ULUSLARARSI SÖZLEŞMELER İMZALANSIN’

İHD Yöneticisi Zelal Demiray, 700 haftadır adalet aradıklarını belirterek gözaltında kayıplara karşı mücadele yürütenler olarak hakikat adına, adalet adına ,vicdan ve insanlık onuru adına mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. Devletin gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul ederek fail ve sorumluların yargı önünde hesap verilmesi gerektiğini ifade eden Demiray, bir daha asla hiç kimse gözaltında kaybedilmesin diye gözaltında kaybetme fiilinin insanlığa karşı işlenen suç olarak düzenlenmesi, önlenmesi ve cezalandırılmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi. Demiray bunun için Türkiye’nin Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme ve Türkiye Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni Kuran Roma Statüsü’ne taraf olması ve uygulaması gerektiğini dile getirdi.

‘EN BÜYÜK ENGEL HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SAĞLAYACAK SİYASİ İRADE OLMAMASI’

Bu taleplerimizin gerçekleşmesinin önündeki en büyük engelin Türkiye’de hukukun üstünlüğünü esas alacak siyasi bir iradenin bulunmaması olduğunu ifade eden Demiray, “Cumartesi Annelerinin/İnsanlarının 700 haftadır bitmedi bekleyişim, eksilmedi özlemim, tükenmedi umudum, kaybolmadı inancım, azalmadı direncim, solmadı karanfilim diyerek Galatasaray’a çıkışı bu yüzdendir” dedi. Eylem, HDP Adana İl Eşbaşkanı Gülseren Turan, HDP Genel Eşbaşkanı Pervin Buldan’ın öldürülen eşi için yazdığı yazıyı okumasından sonra eylem son buldu.

BATMAN’DA KAYIP YAKINLARI: MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Batman’da kayıp yakınları, İnsan Hakları Derneği yöneticileri ile birlikte 2 yıl aradan sonra basın açıklaması yaparak, yakınlarının bulunması çağrısı yaptı.

Gülistan Caddesi’nde toplanan ve aralarında HDP Batman Milletvekilleri Feleknaz Uca ve Mehmet Şükrü Tirki ile İHD yöneticilerinin de bulunduğu kayıp yakınları, ‘Kayıplar bulunsun, failler yargılansın’ yazıl ve kayıp kişilerin fotoğraflarının bulunduğu afiş açtı.

Burada konuşan İHD Batman Şube Başkanı Av. Devran Yıldız, OHAL nedeniyle yasaklanan eylemlerine yeniden izin verildiğini hatırlatarak, “OHAL nedeniyle 28 Ekim 2016 tarihinden beri eylemlerimize izin verilmedi. Yaklaşık iki yıl aradan sonra 404’üncü eylemimizi gerçekleştirdik” dedi.

Daha sonra hazırlanan basın açıklamasını okuyan İHD Batman Şube yöneticisi Zeki Tangüner, “Cumartesi annelerinin, insanlarının, ‘700 haftadır bitmedi bekleyişim, eksilmedi özlemim, tükenmedi umudum, kaybolmadı inancım, azalmadı direncim, solmadı karanfilim’ diyerek Galatasaray’a çıkışı bu yüzdendir. Gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten bizler, hakikat adına, adalet adına, vicdan ve özgürlük onuru adına mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Kayıplarımızı unutmayacağız” diye konuştu. (Batman/DHA)

CUMARTESİ ANNELERİNİN SESİNE LONDRA’DAN DESTEK

Cumartesi Anneleri’nin 700. haftası ile dayanışmak için Londra Trafalgar Meydanı’nda da bir gösteri gerçekleştirildi. Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelenlere yönelik saldırıların devam ettiği saatlerde yapılan gösteri de, Cumartesi Annelerinin Galatasaray’da ki 700. buluşmasının yasaklanması ve polisin saldırıları protesto edildi.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu tarafından hazırlanan İngilizce bildirinin okunmasının ardından, Galatasaray Meydanı’nda ki saldırılara ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Londra’nın en turistik mekanlarından olan Trafalgar Meydanı’nın yanıbaşında gerçekleştirilen gösteri esnasında dağıtılan bildiriler ile İngiltere Kamuoyu da bilgilendirildi. Londra’da bulunan yazar Aydın Çubukçu’da gösteride bir konuşma yaptı. Cumartesi Anneleri’nin dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi acı çeken oğulları için seslerini yükselten yeni bir direniş biçimi yarattığını ifade eden Çubukçu bugün yapılan saldırıya da dikkat çekerek, Cumartesi Annelerinin mücadelesinin özgürlük tam anlamıyla kazanılana kadar devam edeceğini de dile getirdi.

ALTINOLUK’TA ADALET TALEBİ

Cumartesi Annelerinin 700. buluşmasına destek için Balıkesir Altınoluk’ta da eylem düzenlendi. İHD’nin çağrısıyla düzenlenen eyleme çok sayıda kişi katıldı. Basın açıklamasına gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin’in kardeşi Yılmaz Bilgin de katıldı. Açıklamada kayıp yakınlarının adalet mücadelesinin devam edeceği ifade edildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here