Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı Kutlu Olsun

Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı Kutlu Olsun

0
PAYLAŞ

Bundan 10 yıl önce Cumhuriyetin yüzüncü yılının böylesine görkemli, aydınlık ve toplumsal birliğe, birlikteliğe, farklı olanların birbirine saygısına dönüşüp, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine ülke coğrafyasının her zerresine işleyen bireysel ya da kitlesel inisiyatifin yasaklanmadığı şölenlerle kutlanacağı kimin aklına gelirdi.

O yıllarda yani bundan 10 yıl önce 2012’de Cumhuriyet tarihinin en tartışılan sürecinden geçiliyordu. Ezber bozulmuş kavramlar birbirine girmişti.

O zaman çocuk yaşlarda olanlar belki hatırlamaz aralarında bir dönem milletvekilliği de yapmış gazetecisi Mustafa Balbay’ın da bulunduğu yüzlerce gazeteci, asker, aydın, öğretim üyesi darbe soruşturmalarıyla yıllarca tutuklu olarak hapishanelerde tutuluyor ana muhalefet ve sivil toplum örgütlerinin Ankara’da düzenlemek istedikleri Cumhuriyet kutlamaları istihbarat gerekçesiyle yasaklanıyordu.

İstanbul’da Bayrak ve Atatürk posterlerinin asılmasının engellenmeye çalışılması ya da bir valinin Cumhuriyet kutlamalarını pastanede yapması gibi gerçekten traji-komik eylem ve tartışmalar da gündeme geliyordu.

Uzun yıllar iktidarda olan AKP Cumhuriyet, Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı gibi resmi bayramların toplumsal tabana yayılmasını sağlamak gerekçesiyle kutlamaların nasıl yapılacağına ilişkin yeni düzenlemeler yapmıştı. Muhalefet partisinin ve sivil toplum örgütlerinin Ankara’da yapmak istedikleri kutlamalar ise toplantı ve yürüyüş kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştı.

Tabii ana muhalefet ve diğer yasal kuruluşların Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamasının nasıl yasadışı eylem olarak yorumlandığına da pek akıl ermemişti.

Ancak uzun ömürler dileyelim Siyaset tarihimizin bir bileninin mealen dediği gibi her şey yörüngesinde döndü ve bu günlere geldik.

Artık hiç kimse o yasakları hatırlamak bile istemiyor. Yargı tartışma konusu olmaktan çıktı. Yargının işleyişinden kimsenin şikayeti yok. Yargı organlarının teknolojik ve personel donanımı sayesinde yıllarla değil günlerle ölçülen zaman dilimlerinde kişinin suçlu ya da masum olduğu karara bağlanıyor.

En aykırı düşünceleri yazılması dahi suç olmaktan çıkarıldı. Yazma eylemine dokunulmazlık sağlandı.

Sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesi, meslek sahiplerinin meslek tanımlarının dışında eylemlere giriştiğine ilişkin şüphelere olanak vermediğinden gazeteciler aydınlar yazarlar artık mahkemeler de pek görülmüyor.

O zor dönemde az daha savaşa bile giriyorduk.

Neyse bunlar geçti…

Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı kutlu olsun.

BİR CEVAP BIRAK