Cuntacılık…

Cuntacılık…

0
PAYLAŞ

Taraf Gazetesi tarafından ele geçirilen veya bu gazeteye birileri tarafından “elle” teslim edilen bir cunta andıcı, açık adıyla “AKP ve Gülen’i Bitirme Planı” üzerindeki sis perdesi bir haftada iyice kalınlaştı.

Süreç ve kriz dönemi hala iyi yönetilmiş değil.

Andıcın, ya da planın sahte ve doğruluğu tartışılıyor.

İhtimal hesapları yapılıyor.

Ve bu ihtimal hesapları üzerine yapılabileceklerin de ihtimal hesapları masaya yatırılıyor.

İhtimaller içiçe girmiş durumda.

Yeni çıkan her ihtimale güvenilmiyor ve yine bir başka ihtimal hesabı içine giriliyor.

Hayret…

Aslında mesele açık ve net.

Demokrasinin kalbine saplanmak üzere hazırlanan bir plan var ve planda taraflar var.

Asker ve hükümet.

Demokrasiyi katletmek üzere olanları ortaya çıkarmak için harekete geçen yargı da var.

Ama yargı iki tane.

Biri sivil, diğeri askeri yargı.

Planın gerçek olduğunu iddia eden basın da iki bölümden oluşuyor.

Birinci bölüm laik basın (kendilerine yakıştırdıkları isim bu)

İkinci Bölüm yandaş basın (kendilerine liberal ve muhafazakar diyorlar)

Yandaş basın, tesadüf bu ya aynı anlama gelen “Taraf” Gazetesi’nin yılın Gazetecilik olayı sayılabilecek gizli planının gerçek olma ihtimalini güçlü görüyor.

Dahası bu planı hazırladığı bilinen albayın hemen görevden alınmasını ve soruşturmanın bundan sonra devam etmesini savunuyor.

Laik basın ise andıç ya da plandaki imzanın sahte olma ihtimalini güçlü görüyor ve Genel Kurmay’a bağlı askeri yargının bu olayı ortaya çıkarmasını talep ediyor.

Halkımız da ikiye bölünmüş durumda.

Kimi belgenin sahte, kiminin gerçek çıkmasını bekliyor.

Bu süreç hükümet ve hükümete bağlı TSK tarafından soğukkanlı biçimde çözümlenecek mi?

Bundan kimsenin kuşkusu yok.

Peki eğer suçlular varsa adil şekilde yargılanacak mı?

Bundan da kuşku duyulmamalı.

Peki bu son andıç, plan, muhtıra ve müdahil olma anlamına gelecek mi?

Bence zor.

Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi (Türk Silahlı Kuvvetlerinin Askeri İçhizmet Kanunu’nun her müdahalede gerekçe olarak kullandığı 35.maddesi yerli yerinde duruyor) askerlerde olduğu sürece zor.

Cumhuriyeti koruma nedenleri, her zaman var olacağına göre daha da zor.

Önemli olan koruma nedenlerinin bitmesi, kuşkuların kafalardan tamamen silinmesi sayesinde demokrasinin, tam demokrasinin yolu açılabilir.

Belki de kapanmamak üzere açılabilir.

Ama ne zaman?

İşte buna yanıt vermek hala güç.

BİR CEVAP BIRAK