Dabılye Ta-yy-ibi ve W yu Corci

PİREZEDENTR DABILYE TAYY-İBİ:
– Oo, Sayın Başkan niye aramadınız;  bu kez uzun sürdü ayrılığımız? Bizde bir söz vardır;  ’Ayrılık, yaman kelime. Her şeyi dolaştırır insan, ya eline ya diline. İkinci mısra benimdir, sayın Başkan.


PREZİDİNT DABIL YU GORCİ
– Sormayın Dont guesçın… Ah babamın kulakları nasıl da çınlıyordur çın-çın… Demişti zaten;  bulaşma bu kumlara, çöllere…Madem aklın kuş gibi… Deve kuşu olacağına, gidip yeşil ördek gibi dal göllere.


PİREZİDİNT DABILYE:
– Ne oldu Sayın GORCİ, çok mu vahim durum? Bizdeki kuş gribi gelip bula bula siz Buş garibini mi buldu yoksa?.
 
PREZİDİNT DABILYU:
– No no. daha fecisi.. I am sorry. Tam history yazacakken, benzinle başım belâya girdi. Petrolü benzine dönüştürürken  korkunç bir şey oldu. Oh my got yani!


PİREZİDİNT DABIL YE:
– Çok meraklandım Sayın GORCİ; gerçi belâlıdır bu petrol işleri. Vakt-i zamanında bizim Ajda bile söyledi ; “Aman petrol canım petrol.  Petrolle girdim yarışa. Sonuncu vardım varışa…Hah hah hah
 
PREZİDINT DABILYU:
– Ah ah ah… Bizimki daha belâlı… Ne yarış, ne varış, ne de barış. Şimdi laboratuardan geliyorum.


PİREZİDINT DABILYE
– Nedir hayrola;  yeni bir silâh mı var ufukta? Hani en uzun menzilli. Direk gidiyor ıraklara. Öyle üs-müs dinlemiyor. Biz başımızı eğeceğiz üstümüzden geçip gidecek yani.
 
 DABILYU:
– Ah keşke bu kadar kolay olsaydı. Bu teknik bir sorun… Petrolü benzine çevirirken çıktı ortaya. Aman gizli tutun; shell-mel duyarsa,  mazallah, Ofer bu sefer Topkapı Sarayı’nı alır; Kaşıkçı elmasını uygun bir yerine takıp, Adnan Kaşıkçı’ya nispet yapar. Bu kez kaşıkçı elmasının peşine düşer  devletinizin  kurdu MİLLİTAN Polat Alemdar!


DABILYE:
– Tanrı aşkına Corci söyleyin; öldüm meraktan..


DABILYU:
– Mesele şu; Petrol artık kurşunsuz benzine dönmüyor; tamamı kurşunlu. Ne yapsak olmadı. Sonunda ruh çağırdık. Einstein’ın ruhu geldi.


DABILYE:
– Doğru bir seçim; atomu bilen, kurşunu son kuruşuna kadar bilir. Bizim ekonomi zafiyet geçirince biz de çağırdık onu. İzafiyet  teorisini bizim liraya uyguladı. Öyle bulduk yeni Türk kuruşunu.


DABILYU:
– Evet, bizim derdimizi de bildi… “Bu kadar kurşunlanmış kişi kumlara gömüldü. Tabiî ki, o petrol kurşunlu çıkar artık, dedi. Havada bulut, sen bu kurşunsuz benzini unut; Yeter ki, dilini tut’ diye de ekledi.


DABILYE:
– Güzel tavsiye. Bizdeki bülbüller odasına da gider şimdi bu söz. “Kardeşim, Koçum benim. Sen dilini tut. Ne zamandan beri dağıtır oldu zenginler sınıfı ta Edirne’den  Van’a kadar fakire fıkaraya umut. Sonra insan dediğin nankör olur. Öğrenci olur asker olur rektör olur..
 
DABILYU:
– Canım, biz kurşunlu benzin kampanyasına başladık bile.. “Irak’ta nükleer silâh bulamadık ama… silâhların bütün kurşunlarını  benzine bulaştırmışlar, hiç olmazssa onu bulduk” dedik. Tam rahatlamıştı ki…başımıza korkunç bir şey daha geldi.
 
DABILYE:
– Ne oldu; yine mi bir sorun?..


DABILYU:
-Evet, o kapkara petrol bize gelene kadar kıpkırmızı oluyor.


DABILYE:
– Vay canına? Lan Corci. Bu bence asrın bilmecesi… Kenan Işık a haber vereyim, şıklardan birine koysun. Belki bir bilen olur .
 
DABILYU:
-Ah çok zor. Difikılt end impossible. Kapkara petrol nasıl kan kırmızısı olur? O kadar testten geçti; sonuç, hep negatif!..
 
DABILYE:
– Acaba, petrole bir kan tahlili yapsanız? O kadar kan dökülen topraklarda petrol artık kara olur mu? Kırmızı çıkar tabi. Hepsi ya 0 rh NEGATİF; Ya da ABD rh Negatif’tir. Sıfır olan, IRAKLILAR’IN KANI, ABD de, sizinkilerin. Toprağın altında canlar da kanlar da birleşir. Böyle demiştir bizim ulemalardan bir mümin!  Bismillahi rahmani rahim.


DABILYU:
– Ah Sayın Tayyibi; bak bu hiç aklıma gelmediydi. Şimdi ilk iş; kırmızı renkli petrol için bir reklâm kampanyası: “Amerika’nın benzini kırmızıdır, kırmızı,.Dünya değil, Amerika’dır güneşin en parlak yıldızı.”
 
DABILYE:
– Her şeye kılıf takmak, çuval geçirmek de sizin işiniz zaten.
 
DABILYU:
– Ama siz buldunuz sırrı;  inkâr edemem. Hemen telefon ediyorum. “Alo  vayt havuz.. İşte hepimize yepyeni bir kılavuz.  Artık adı Tayyibi el imam değil, Tayyibi el aman. Ah sayın Tayyibi. Bu terfiyi hakettiniz. Bir anda çevirdiniz kırmızıyı çareye. Rezil olmam artık çevreye. Oh My got; thank you. Böyle dostlar verdin ben biçareye.


DABILYE:
– Canım, biz alışığız milletçe. İster Gâvur de, ister kırmızı. Lan desen bile olur..Yeter ki ayırmayalım sizlerden ananızı. Hem çarenin adını Atalarımız koymuş zaten..ÇEVİR KAZI!


DABIL YU :
– Hah hah, ilâhi  kılavuz  TAYYİBİ.  You are olveys in my hart yani.! Zaten ne demiş demokrasiyi de arkeolojik kazıya çevirenlar: TÜKENMEZ BÖYLE DEMOKRASİLERDE ÇARELER! HAH HAH  hah.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.