Darbe girişimi sonrası turizm

Olanlar yetmemiş gibi sektör şimdi bir de, önlenmiş olsa bile darbe girişiminin neden olduğu sorunlarla uğraşacak.
Türkiye, 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan, Cuma akşam saatlerinde, paralelci olarak tanımlanan, hakkında açılan davadaki adıyla Fethullahçı Terör Örgütü (Fetö)’nün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki elemanları ile bir darbe girişimine sahne oldu.
Girişim ilk anda önlendi.
Ama üzerinden üç gün geçmesine karşın, ilk andaki düzeyde olmasa da yer yer hâlâ girişimler var.
Bu, yalnız Türkiye için değil, bölgemiz ve hatta dünyadaki gelişmeler açısından da çok önemli bir gelişme idi.
Darbe girişimi eğer başarılı olsaydı şimdi bu satırları bile yazamazdık.
Bırakalım bu satırları hatta turizm sektörünün tümünü, darbe girişimi eğer başarılı olsaydı bölge ve dünya ülkeleri başka bir şey konuşuyor olacaktı.
Önlenen darbe girişiminin bu denli büyük ve önemli olduğunu belirtikten sonra olayın seyahat endüstrisini yansıma ve etkilerine bakalım.
Darbe girişimin önlenmiş olmasının üzerinden henüz birkaç gün geçmişken en büyük iki pazarımız Almanya ve Rusya’dan hükümet ve tüketici nezdinde Türkiye’ye karşı olumsuz bir açıklama, tutum ya da davranış olmadı.
İki ülke de uçak seferlerini durdurdu, ama bu normaldir.
Alman ve Rus hükümetleri yaptıkları açıklamalarda darbe girişiminin önlenmesinden duydukları memnuniyeti belirtip Türkiye’nin yanında olduklarını söyledi
Rusya Türkiye’de tatilde olan yurttaşlarını geri çağırmadı, buna gerek olmadığını duyurdu.
Benzer biçimde Antalya’da tatilde olan Almanlardan da kimse tatilini yarıda keserek ülkesine dönme talebinde bulunmadı
Hatta Rusya, önlenen darbe girişiminde bulunanların 24 Kasım’da düşürülen uçağı ile ilişkili olabileceği yönünde üstü kapalı da olsa bazı değerlendirmelerde bulunarak, bunun ilişkileri düzeltme sürecini hızlandırabileceği izlenimi verdi.
Buradan hareketle denebilir ki bozulmuşken düzelme sürecine giren Türkiye-Rusya ilişkilerin şimdi daha da hızlanabilir.
Bunlar bu aşamada olayın turizme olumsuz etkisinin henüz olmadığını gösteriyor.
Ama acı gerçek şudur:
Dinlenmek, eğlenmek için tatil yapmak için bir ülkeye gidecek kişi hele bu bir aile ise, önlenmiş bile olsa darbe girişimine maruz kalmış durumdaki bir ülkeyi ne kadar tercih eder?
Bu önümüzdeki günlerde önümüze gelecek önemli bir sorundur.
Buradan hareketle şöyle bir şey yapılmalı
Türkiye darbeyi önleyen halkın ülkesi olarak tanıtılabilirse bu olayın turizme olumsuz etkini tersine çevrilip lehimize dönüştürülebilir.
Türkiye’de halkın darbe girişimine karşı sokaklara döküldüğü bir gerçek.
Türkiye halkın darbeyi önlediği ülke olarak tanıtılmalı.
Ama bunu kaba bir propaganda, hele bir partinin taraftarlarının kitlesi olarak sunulmamalı, böyle bir şey beklenenin tersine neden olur.
Gerçekte de sokağa dökülenler toplumuns her kesiminhden inhsanlırdır
Başbakan da bunu belirtti.
Önlenmiş darbeyi birtakım amaçlar için kullanmayı kimse aklından bile geçirmemeli.
Gerçek bu iken yeniden idam gibi seslerin yükselmesi gerçekçi değildir. Böyle bir şey  hayra alamet olmadığı gibi Türkiye’nin yararınıa da değildir
Darbenin önlenmesi daha çok demokrasi ve her alanda ulusal birliğe hizlmet etmeli.
Başbakan Binali Yıldırımı’ın söylediği ‘Gün kimin hangi kıyefeti  giydiği , yaşam tarzı farklılıkları üzerinde durma günü değildir” sözleri bu yönde umut vericidir.
Bunlar ülke geneli için olduğu gibi turizm için de gerekli ve gerçek olan şeylerdir.
Sonuç olarak 2016 yılı Türkiye için turizm sektörü açısından zaten kaybedilmişti.
Sektörün 2014 yılının ikinci yarısından başlayarak içine girdiği sıkıntıların daha sonra krize dönüşmesine bir de önlenmiş bile olsa ülkenin darbe girişimine maruz kalması ile sıkıntılar daha da artacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 − six =