Darbeciler suçlusunuz! Paşa paşa yargılanacaksınız!

12 Mart 1971 darbesine karşın, 73'ten itibaren toplumda eşitlik, özgürlük ve demokrasi arayışı vardı. Gelişme barışçıydı. İnsanlar geleceği ile ilgili umutluydu.

Rahatsız oldunuz! Toplumun kendi doğal mecrasında yürümesini hazmedemediniz. ABD'nin Türkiye'yi istikrarsızlaştırma politikasına " can simidi" gibi sarıldınız.

Faşistleri, işçilere, emekçilere ve gençliğe saldırttınız. Yetmedi; devreye polisi soktunuz. Yetmedi; MHP'den devşirdiğiniz bir grup faşisti NATO'nun Brüksel'deki Gladyo karargahlarında eğittiniz. Katliamlar düzenlediniz. Topluma iç savaşı dayattınız. 

Bedeli hala hesabını vermediğiniz 5000 gencin ölümü, binlercesinin yaralanması ve topluma ekilen kin ve nefret tohumları oldu.

Bunu "Darbe koşullarının olgunlaşması" için yaptınız.

***

Darbe yaptınız! Anayasal parlamenter düzeni ortadan kaldırdınız. Yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kendinizde topladınız. Ülkeyi üç yıl anayasasız, parlamentosuz, kanunsuz yönettiniz. Ağzınızdan çıkan her söz kanun oldu.

Türkiye toplumunu, emperyalizmle işbirliği içinde düşmanın arka bahçesi gören yönelimlerin deney alanı yaptınız. Gözaltına aldığınız bir milyon insanı bu deneyin kobayı olarak kullandınız.

Irkçı Güney Afrika'dan ithal ettiğiniz, "hakim önüne çıkmadan 90 gün gözaltı" uygulamasıyla yeni Gestapo mahfilleri kurdunuz. Askeri cezaevlerini Nazi toplama kamplarına çevirdiniz.

Sayısız işkence, işkencedeki ölümler, hala bulunamayan kayıplar, yasaklanan ve yakılan milyonlarca kitap, dergi ve gazete, işinden, okulundan atılan onbinlerce işçi, memur, öğrenci, öğretim görevlisi, pasaport verilmeyen, vatandaşlıktan çıkarılan, fişlen ve yaşamları paramparça edilen milyonlarcamızın mağduriyetinin ve acılarının sorumlususunuz.

***

Dünyanın en totaliter ve antidemokratik anayasasını hazırladınız."Hayır"ı yasakladığınız sözde bir halk oylamasıyla topluma zorla kabul ettirdiniz. "Demokrasiye geçiş" adına dünyanın en kalıcı ve en köklü darbe rejimini kurdunuz.

Süregelen "gizli" devlete olağanüstü yetkiler veren gizli bir yönetmelikle donattınız.     28 yıl süren ve hala devam eden binlerce yargısız infazı, kaybı, kirli işi ve toplumsal yönlendirmeyi işte bu gizli aygıt gerçekleştirdi.

Demokrasi ve özgürlükleri yok eden; tek mezhep, tek ırk, tek ideoloji devletini uygulamalarınızla Türkiye'yi demokrasi yolundan saptırdınız. ABD'nin arka bahçesi olan bir dizi ülke arasına atmaya kalkıştınız..

***      

ABD'nin Türkiye'yi istikrarsızlaştırma siyaseti 24 Ocak 1980 kararları ile birlikte geri dönülemez bir yola girmişti. Parlamentolu, muhalefetli siyasal bir ortamda bu kararları uygulama rolünü yerine getirmeniz mümkün değildi.

Darbe yapar yapmaz parlamentoyu kapattınız. Toplumsal muhalefeti şiddetle bastırdınız. Vesayetli bir sendika dışında, tüm sendikaları kapattınız. İşçi ve memur ücretlerini dondurdunuz.

Gençliği, Şili cuntasından kaptığınız militarist YÖK cenderesinin kıskacına soktunuz.

Ülke ekonomisini kamu denetimini yok sayarak vahşi kapitalizmin pazarına sürdünüz. Naylon bankalarınızla kamu kaynaklarını hortumladınız. Ülkeyi neo liberalizmin cilalı yoksulluk cehennemine sürüklediniz.

***

70'li yılların bağımsızlıkçı, eşitlikçi, hakkını arayan toplumsal özgürlük ruhunu tasfiye ettiniz. Böylece Türkiye'nin aydınlık geleceğinin önünü kestiniz.

Halkını seven, halkı için insani ve eşitlikçi bir dünya kurmaya çalışan devrimcileri düşman gördünüz. Etnik temizlik yapar gibi devrimci temizliği yaptınız.

Böylece solu ülkenin gündeminden düşürdünüz. Oysa sol en azından toplumun vicdanıydı. Vicdansızdınız. Toplumu vicdansız bıraktınız.

Sizin tanrınız güç ve paraydı. Türkiye'yi kara para cennetine çevirdiniz. Üretici toplum yerine, tüketen ve tüketmeyi statü olarak benimseyen bir toplum yarattınız.

Toplumun kendine olan özgüvenini, bir şeylerin değişebileceğine olan inancını, insiyatifini ve kişiliğini ezdiniz. Sınırsız bir toplumsal tahribat yarattınız.

***

Diyarbakır cezaevi başta olmak üzere, uyguladığınız ölçüsüz şiddet politikalarıyla 24 yıl süren ve hala ülke gündeminden düşmeyen "Kürt savaşı"nı tetiklediniz."Etnik toplumsal barış"ın Kürt-Türk kardeşliği temelinde daha az sancılı süreçten geçerek gerçekleşmesini engellediniz.

İç ve dış egemen sömürücü çevrelerin aralarındaki rekabeti sonuçlandırmak için, kendi hakları için mücadele eden Kürt yoksulları üzerinden "kirli savaş" yürüttünüz.

Binlerce köy ve mezra yaktınız. Milyonlarca kürdü evinden toprağından kopardınız; metropollerdeki işsiz kitlelerin arasına sürdünüz. Ülkeyi, yüzlerce milyar dolar borçlandırdınız. Siyasal ve toplumsal hayatı militarize ettiniz.

***

Siyasal islamın önü 80'li yılların başında işbirlikçisi olduğunuz ABD tarafından açılmıştı. Siz cuntacılar, tüm "Atatürkçü" söylemlerinize karşın, gerçekte ABD'nin Yeşil kuşak projesine eklemlendiniz. Türk-İslam sentezi ideolojinizdi.

Solla ittifak yapan kimi Kemalist odakları dağıttınız. Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumunu kapattınız ve yeni sentezin öncülerine teslim ettiniz. İmam Hatip Okulları politikasını daha bir geliştirdiniz. Darbe anayasanızda sünni din dersini "zorunlu dersler" haline getirerek ABD'nin açtığı yolda siyasal islama "devam" dediniz.

Solu amansızca ezerken, şimdi utanmazca şikayetçi olduğunuz siyasal islam ağırlıklı siyaset arenasını siz hazırladınız.

*** 

Darbeciler! 

28 yıl sonrasının çıplak gerçeği şu: "demokrasiyi koruma ve kollama adına" yaptığınız darbeden demokrasi çıkmadı.

Suçlusunuz! Yurttaşlara, Türkiye'ye ve insanlığa karşı sayısız suç işlediniz. Tipik bir darbeci tutumuyla anayasanıza kendinizi hukuktan ve adaletten "koruyan" sözde geçici 15. maddeyi eklediniz. "Sürekli cezasızlık" durumu yaratarak adaletten kaçtınız.

***

İşçilere, emekçilere, gençlere, kısacası tüm topluma…

Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, yeni darbecilerin çıkmaması ve darbelerin olmamasının garantisi, cuntacıların ve işkencecilerin yargılanmasıdır.

12 Eylül 1980 darbecilerine ve hempalarına dokunulmazlık zırhı giydiren anayasanın geçici 15. maddesi kaldırılmalıdır. Yunanistan, Arjantin ve Şili halklarının kendi darbecilerini yargılama ve demokrasinin önünü açma onurunu biz de yaşamalıyız.

***

Aydınlara, devrimcilere, sosyalistlere, 78'lilere…

Sadece darbeciliğin 12 Eylül dönemindeki biçimine karşı değil, 12 Eylül'ün güncel biçimlerine; Ergenekon'a, Şemdinli'ye, Susurluk'a tavır alalım. Bunu yaparken "devlet çekirdeği"nin kendini yeniden yapılandırma ve hükümetin iktidarını sağlamlamlaştırma politikalarını, halka "demokrasi efsanesi" olarak yedirme oyununa alet olmayalım. Bilerek ya da bilmeyerek "el kapılarında yamalı bohça olma uğruna" içinden çıktığımız kabuğu yadsımayalım.

Darbecilerle hesaplaşmayı beceremeyen bir toplumun darbe üstüne darbe yemeye mahkum olduğunu artık bunca yaşanmışlıktan sonra bilelim.

Öyleyse darbecilerle toplumsal suç ortaklığını reddeden bir yerden, yıllar ve yıllardır kararan vicdanları hep beraber aydınlatalım!

________________

* 78'liler Girişimi Türkiye Sözcüsü

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.