Davutoğlu’nun Kerkük ziyaretinin yankıları

Davutoğlu’nun Kerkük ziyaretinin yankıları

0
PAYLAŞ

AHMET DAVUTOĞLU’NUN KERKÜK ZİYARETİ VE BÖLGEDEKİ DENGE DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME

Hatırlandığı gibi Türkiye Dışilşleri Bakanı Prof. Ahmet Davutoğlu, 16 Ocak 2011 tarihinde Türkmenlerin manevi başkenti, petrol kenti Kerkük’e bir ziyaret gerçekleştirmek istemişti. Türkmen halkı tarafından merakla beklenen ziyaret, Türk-Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasındaki ilişkilere gölge düşürebileceği olasılığını beraberinde getirebileceği için ziyaret bir türlü gerçekleşmedi. Ancak bölgede meydana gelen gelişmeler ve Irak’ta bitmek bilmeyen ve hiddetini arttıran politik çekişmeler, Davutoğlu’nun bir gece ansızın Kerkük’e gelmesine neden olmuştur.

Orta Doğu’da domino etkisi niteliği taşıyan ve otoriter rejimlerin ardı ardına yıkılmasına neden olan ayaklanmalar, halkların yaşadığı yoksulluk ve yoksuzluğun bir sonucu olduğunu söylemek mümkün. Temel hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı ülkeleri yöneten rejimlerin ayakta kalması olasılığı her geçen gün daha da zayıflamaktaydı. Tunus ile başlayan ve Suriye ile devam eden “Arap Baharı” bölgenin politik haritasının yeniden çizilmesine neden oluyordu.

Irak’a gelince ülkede 9 yıldır kesintisiz olarak devam eden siyasi istikrarsızlık, ülkenin demokratik bir yönetime kavuşmasını engellemiş-engellemektedir. Şii-Sünni-Kürt-Türkmen grupları arasında on yıllardır yani Irak devletinin 1921’de kuruluşundan beri var olan anlaşmazlıklar 2003 yılı sonrası dönemde kendini açık bir biçimde açığa vurmuştur. Meydana gelen ve hala da devam eden mezhepsel etnik temelli şiddet, gruplar arasındaki anlaşmazlıkların en belirgin sonucudur.

Devleti bir pasta gibi gören, “halk tarafından seçilen” gruplar aynı anda sancılı bir dönem sonucu kurulan hükümette yer almakta ve aynı zamanda bu hükümetin “düzgün olmayan” çalışmasını engellemektedir. Zaten Irak’ın sahip olduğu karmaşık yapı sağlam bir iç ve dış politikanın uygulama sürecini baltalamaktadır. Buna Irak’ta var olan “iki-başlılık” eklenince, ülkedeki siyasal istikrarsızlık daha da belirginleşmektedir. Merkezi hükümet ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasındaki sorunlar, ülkenin kurumlarını çalışmalarını felç et(miş)mektedir. İki taraf arasındaki anlaşmazlık sadece iç politikada değil, dış politikada da kendini açık bir biçimde göstermekte. Olaya Suriye’deki gelişmelerin merceğinden bakınca merkezi hükümet, Beşşar Esad yönetimini desteklerken Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi muhalifler ve Özgür Suriye Ordusuna destek verdiğini görmekteyiz.

Gelgelelim bu gelişmelerin Türk-Irak ilişkileri üzerindeki etkilerine: 2003 sonrası dönemde Ankara-Bağdat ve Ankara-Erbil hattında 1 Mart Tezkeresi olayından, Davutoğlu’nun Erbil ve Kerkük ziyaretine kadar birçok önemli gelişmenin sözkonusu olduğundan bahsedilebilir. Bilindiği gibi Türk-Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasındaki ilişkilerde gelgitler yaşanmıştır. Bölgede meydana gelen konjonktür değişikliği iki taraf arasında çekişme, yakınlaşma ve uzaklaşmayı beraberinde getirmiştir.

Suriye’de meydana gelen gelişmeler ve Suriye Kürtlerinin “Kuzey Suriye” terimini dillendirmeye başlamaları, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını arttırmaya yetmiştir. Kuzey Irak senaryosunun Suriye’nin kuzeyinde sözkonusu olabileceği ve bir model oluşturacağı kaygısı Türk medyasında dillendirilmeye başlamıştır. Buna otorite boşluğu sonucu PKK’nın da Türk ordusuna karşı Suriye topraklarını kullanabileceği olasılığı eklenince Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye’nin kaygılarını paylaşmak üzere 1 Ağustos 2012 tarihinde Erbil’e gelmiştir. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile toplandıktan sonra Suriye konusunda mutabakata varıldığını açıklayan Davutoğlu, bir yıl önce gerçekleştirmek istediği tarihi ziyaretini 2 Ağustos 2012’de Kerkük’e yapmıştır.

Özellikle Türkmen halkı tarafından heyecanla karşılanan Davutoğlu, beraberindeki ekip ile birlikte Kerkük Valilik binasını ziyaret etmiştir. Kerkük Valisi Necmettin Kerim ve İl Meclis Başkanı ile bir basın toplantısı yapmıştır. Şehirdeki kardeşliğe vurgu yapan Davutoğlu, Kerkük’ün, Konya ile kardeş şehir yapılacağını açıklamıştır. Daha sonra Tarihi Kerkük Kalesi’ndeki Osmanlı Şehitler Mezarlığını, Irak Türkmen Cephesi Başkanlığı ve Türkmenlerin manevi lideri konumunda olan Şehit Necdet Koçak’ın mezarını ziyaret etmiştir. Irak Türkmen Cephesi Başkanlığı’nda Türkmen milletvekilleri ile bir araya gelen Davutoğlu, kültürel ve tarihsel derinlik niteliği olan aygıt ve ara formülleri devreye sokmayı ihmal etmemiştir. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ziyareti Türkmenler için moral bakımdan önemli olduğu söylenebilir.

Irak’ta büyük yankı uyandıran bu ziyaret Türkmenlerin çoğu tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Memnun olmayan taraflar da AK Parti hükümetinin Türkmenlere yeterli destek vermediğini ve hayal kırıklığına uğratıldıklarına inanmakta ve savunmaktadırlar. Bazı gruplar da Davutoğlu ziyaretinin zamanlamasının dikkat çekici olduğunu dile getirmekte, özellikle Ramazan Bayramında Musul ve Kerkük’e gerçekleşmesi beklenen Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den bir çeşit rol kapma girişimi olduğunu savunmaktadır. Ancak bunun böyle olmadığı apaçık ortada. Ansızın yapılan bu ziyaretin gerçekleşmesini tetikleyen etmenlerin bölgedeki denge değişikliği olduğu herkesçe bilinmektedir.

Türk-Irak ilişkileri bağlamında Cumhurbaşkanı Tarık El Haşimi’nin Türkiye’de ağırlanması ve akabinde AK Parti-Maliki hükümetleri arasında meydana gelen gerginlik Irak’ın siyasal istikrarsızlığının artış kaydetmesine neden olmuştur. Irak Temsilciler Meclisi’nde bulunan El Sadr Hareketi, El Irakiyye Listesi ve Kürdistan Koalisyonu’nun Nuri El Maliki hükümetinden güvenoyunu çekmek için hareket geçtikleri ve bu girişimin başarısız olması, yani meydana gelen iç ve dış denge değişikliği Davutoğlu’nun Kerkük ziyareti için zemin hazırladığı söylenebilir. Resmi nitelik taşımamasına rağmen Davutoğlu’nun tarihi Kerkük ziyareti Bağdat hükümetini çok kızdırmış ve büyük tepkilerin yağmasına neden olmuştur. Başbakan Nuri El Maliki’nin liderliğini yaptığı Kanun Devleti Listesi milletvekilleri, Davutoğlu’nun ziyaretini memnuniyetle karşılamamışlardı. Irak Dışişleri Bakanlığı da Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’ne nota vermiştir. Irak İçişleri Bakanlığı’nın, Türk Dışişleri Bakanını tutuklama hakları olduğu diyecek kadar ileri gitmişlerdi! Kanun Devleti Listesi milletvekilleri Türk siyasetçilerin, Osmanlı İmparatorluğu döneminin kapandığını unuttuklarını ve Irak’ın “egemenliğini” açık bir biçimde ihlal ettiklerini dile getirmişlerdi! Halbuki Davutoğlu’nun ziyareti resmi değildi ve Irak’a vize aldıktan sonra geldikleri ortaya çıkmıştır. Merkezi hükümet kendilerinin göz ardı edildiklerini düşündükleri Suriye’deki gelişmelere karşı ne tür tedbirler alınacağı konusunda devre dışı bırakıldığını düşündüğü için tepkisinin ağır olduğu düşünülmektedir.

Son olarak MHP Başkanı Devlet Bahçeli’nin de Ramazan Bayramında dokuz kurmayı ile birlikte Musul ve Kerkük’e yapacağı ziyaretin de Türkmenler tarafından coşkuyla karşılanacağı tahmin edilmektedir. Ancak ziyaretin, Irak içi ve dışında olumlu-olumsuz, lehte ve aleyhte yankıları olacağı düşünülmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

13 − 2 =