DAY MER’den kime oy verilmeli açıklaması

PAYLAŞ

Londra’daki en geniş üyeye sahip toplum derneklerinden DAY MER, “8 Haziran genel seçimleri ve taleplerimiz” başlıklı açıklamasında parti adı vermese de taleplerimize sahip çıkan adaylara oy verilmesini istedi.

DAY MER’in açıklaması aynen şöyle:

“Avrupa Birliği’nden çıkma kararının alındığı Brexit referandumunun ardından istifa eden eski başbakan Cameron’un yerine görevi devralan Theresa May, başbakanlığının meşruluğu ve Brexit sürecine ilişkin yürütülen yoğun tartışmalar içerisinde, beklenmedik bir şekilde erken genel seçim kararı aldı. Kamuoyu yoklamalarına göre önde görünen May, ana muhalefetteki İşçi Partisi içindeki çalkantıları ve tartışmaları da fırsat bilerek, milletvekili sayısını arttırıp daha güçlü bir Muhafazakar Parti iktidarı kurmayı hedefliyor.

30 yılı aşkın bir süredir hem İşçi Partisi, hem de Muhafazakar Parti iktidarları döneminde tüm dünyada neoliberal politikalar, yani özelleştirme, emekçilerin kazandıkları haklara yönelik saldırılar, kamuya ait alanların sermayeye açılması, eğitim ve sağlık alanının paralı hale getirilmesi gibi politikalar uygulandı. Ortadoğu’da ve dünyanın diğer bölgelerinde İngiliz emperyalimizin de başını çektiği petrol, doğalgaz ve stratejik alanlara hakim olma politikaları sonucu işgal, talan, ölüm ve savaşları gördük ve hala yaşıyoruz.

Saldırı, kesinti ve savaş politikalarında artış

Ancak Muhafazakar Parti, hem daha önce koalisyon ortağı Liberal Demokratlarla birlikte, hem de 2015’te tek başına iktidara geldiğinden bu yana işçi ve emekçilerin mücadeleyle kazandığı bütün haklara fütursuzca saldırdı. Dünyada silah satışı sıralamasında İngiltere bu iktidar döneminde ikinci sıraya yükseldi. Tasarruf politikaları adı altında başta sağlık, eğitim, konut ve sosyal yardımlarda şimdiye dek görülmemiş kesintilere ve talana tanık olduk.

NHS’e ayrılan bütçenin yetersizliği sonucu sağlık sektörü işlemez hale geldi. Bunda amaç, bu alanda özelleştirmenin önünü açmaktı. Nitekim acil servis dahil, bazı bölümlerin ve hastanelerin kapanması sonucu artan tepkiler, bugün tüm partileri NHS konusuna bir şekilde değinmek zorunda bıraktı.

Öte yandan üniversite harçlarının 9 bin sterline çıkması, daha da arttırılmasının tartışılması, ilk ve ortaokul eğitiminde yılda 3 milyar sterlin kesinti yapılması, sosyal konutların elden çıkarılması ve yerine yenilerinin yapılmaması, özellikle Londra gibi büyük kentlerde yüksek kiralar yüzünden emekçilerin konut sorunu Muhafazakar Parti iktidarı döneminde daha da arttı.

Çalışmasına rağmen geçinemeyen ailelerin, gıda bankalarına muhtaç insanların ve yoksulluk içinde büyüyen çocukların sayısındaki artışı da görüyoruz. Hayat koşulları zorlaşıp başta kamu emekçilerinin maaşlarına yıllık %1 artış dayatılırken, ‘zero hour’ kontratla güvencesiz iş koşullarında çalışanların sayısında artış da bu iktidar döneminde yaşandı. Hükümet, bütçede para yok söylemiyle tasarruf politikalarına başvururken, büyük şirketlerden vergi alınmaması, Ortadoğu’da ve Afrikada’daki savaşlara para ayrılması, nükleer silahlanmaya ayrılan paralar, zenginlerin vergilerindeki indirimler aslında Muhafazakar Parti hükümetinin kimleri temsil ettiğini bizlere gösteriyor.

Kısacası uygulanan politikalarla işçi ve emekçilerin ve onların bir parçası olan biz göçmen toplumların yaşam koşulları iyice kötüye giderken, çocuklarımızın geleceği belirsizlik içinde. Bu saldırılara karşı yerli ve göçmen emekçilerin birlikte mücadelesini ve sorunların asıl kaynağının görülmesini engellemek için iktidardaki Muhafazakar Parti başta olmak üzere UKIP gibi partiler, göçmenleri her zaman günah keçisi olarak göstermeye devam ediyorlar.

Taleplerimiz için mücadelede ısrarcı olmak

Türk ve Kürt göçmen emekçilerin bir parçası olan Day-Mer olarak, dün olduğu gibi bugün de Britanya’daki yerli-göçmen işçi, emekçi ve ilerici sendika, koalisyon ve kesimlerin taleplerine bir kez daha vurgu yapmak istiyoruz.

Brexit sürecinde Birleşik Krallık’ta yaşayan Avrupa vatandaşlarının haklarının güvenceye alınması ve başta İngiltere ve ABD olmak üzere batılı emperyalist devletlerin kana buladığı ülkelerden kaçan mültecilere kapıların açılması; şimdiye kadar sokaklarda, alanlarda, meydanlarda sahip çıktığımız parasız eğitim, sağlık ve sosyal konut hakkı, yaşlı ve çocuklar için ücretsiz bakım, yaşanabilir bir ücret, zero-hour kontrat gibi işverenlerin çıkarları için uygulanan güvencesiz iş koşullarının kaldırılması ve herkese iyi bir yaşam sunacak iş güvencesi, halkın temel gereksinimi olan ulaşım, enerji ve suyun kamulaştırılması, emperyalist işgal ve savaşlar ile nükleer silahlanmaya, silah ticaretine, baskıcı rejim ve diktatörlerle işbirliğine son verilmesi, temel tüketim maddelerinden alınan vergilerin kaldırılması, şirket ve varlıklıların vergi kaçırmasının engelenmesi, gençlerin sağlıklı ve güvenceli bir ortamda sosyalleşebileceği gençlik evlerine, gençlerin ve yetişkinlerin gittiği kolej eğitimine gerekli bütçenin ayrılması,  göçmenlere yönelik ayrımcı, ırkçı politikalara son verilmesi ve göçmenlerin ülkeye uyumunu sağlayacak olanakların yaratılması bu seçimlerde öne çıkan taleplerimiz.

Day-Mer olarak bizler, 8 Haziran’da  yapılacak erken genel seçimde, bu talepleri gerçekten savunan, sahip çıkan ve dün olduğu gibi yarın da bunlar için mücadele edecek olan adaylara oy verme çağrısında bulunuyor ve taleplerimizin takipçisi olacağımızı, bunlar için mücadele edeceğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz.”

CEVAP VER